Annem bana “Bela seni seviyor” dedi *. Bilmiyorum belki ben de belayı seviyorumdur ki başımdan sürekli trajikomik olaylar geçiyor :) Önceki gece saat 2 sularında çok komik bir şekilde elimi “yardım”. Hastaneye giderken yolda kendimi “trafik kazasında bacakları arabada sıkıştığı için bir daha dans edemeyeceğinden korkan Tanyeli gibi” hissedrek zırıl zırıl ağlamaktaydım (ki bu ağlama 3 dikiş yemeden önce o koca iğnenin bana geliyor olduğunu gördüğümde ve sağ elimin tamamen sargı içinde bir askıyla boynuma sarıldığında da şiddetini arttırarak devam etti).

İnsanın yalnızca sol elini kullablmesi berbat bişey. Solak olmak da berbat bişey; spiralli deftere birşeyler yazmaya çalıştığımda teller elimi acıtıyor, kahveyi fincama dökmeden koyabilmem için vücudumu 90 derece açıyla sola doğru döndürmem gerekiyor vb. Neyse ki mouse yerine touchpad diye bir alternatif var :) Bir de her cümlede en az 5-6 typo çıkıyor, mesela yazının buraya kadarki kısmına gelene kadar her üç kelimede bir geri dönüp typo düzeltmek zorunda kalıyorum (biraz da elim alışsın diye yazıyorum buraya aslında, çünkü önümdeki iki hafta çok yoğun :( )

Neyse, gösterimdeki penguen filmlerini kritik etmek istiyordum bir ara, zira piyasada bu kadar çok ve böylesine güzel penguen filmeri her zaman olmyor. Kritikleri başka br güne bırakmak zorundayım ama Happy Feet de Farce of the Penguins de birbirinden şirin ve komik filmler, tavsiye ediyorum.

Bir de reklamla karışık haber olsun: Farce of the Penguins’in harika göndermeler yaptığı muhteşem La Marche de L’empereur belgeseli bugün 20.00′da Atv’de. Vakit bulursanız bu kaliteli belgeseli kaçırmayın derim ;)

.