Şenlik 2007′nin Ardından
May 7, 2007
Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, WIC, Guncel, Seminerler, Gezegen
Geçen hafta Çarşamba sabahı Şenlik‘e katılmak için ayrıldığım Çanakkale’ye bir iki saat önce döndüm. Nete pek girme fırsatım olmadı, o yüzden adeti bozmayayım, verdiğim her uzunca aradan sonra yaptığım gibi listeleyeyim. Gün gün şenlik 2007‘de başımdan geçenler:
-
Öncelikle her etkinlik/seminer ve şenlikte üstüme yapışıp kalan gereksiz utangaçlığımdan bu sefer bir miktar kurtuldum sanırım
İsmen tanıdığım hemen hemen herkesle tanıştım.
-
İlk gün süper geçen bir Seminer-CG toplantımız vardı (aslında ben ufaktan mdakin’in seminerine sıvışmak üzereydim ki, Kaya beni yakamdan tutup C salonuna götürdü). Şimdiye kadar katıldığım en enstantaneli toplantıydı: şu an aklıma gelenler Löker‘in Lost’daki Dharma’cılar gibi “Linux Nedir?” vidyosu hazırlama önerisi, Didem‘in “Had leen” çıkışları, … Bir de Seminer-CG’nin yeni üyelere ihtiyacı var, buradan ben de duyurmuş olayım.
-
Aynı gün Eclipse’in GSoC öğrencisi, ODTÜ’den Çağatay‘la tanıştım. Günlük açma konusunda kendisinin bir miktar aklını çelmeye çalıştım, umarım GSoC’da neler olup bittiğini yazacağı bir günlük açar (ki halen okul belgelerini Google’a göndermeye üşenen ben’e bir örnek olur).
-
2. gün benim de konuşmacı olduğum “Bilişim ve Kadınlar: Meslek Seçiminden Hayata“ paneli vardı. Her konuşmacının 10 dakika süresi olduğu için o süreye sığdırabildiğim kadar konuşmaya çalıştım. Reyyan hocam akademik ve sosyal hayatımızdan da bahsetmemizi istemişti. Aslında bulup bulabileceği en kötü örnek bendim sanırım bu konuda: günümün ~15 saatini bilgisayar başında geçirdiğimi söyledikten sonra bir an “Tanrım, neden ben?” diye atıma binip uzaklaşmak istedim salondan
Neyse ki diğer konuşmacılar; ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün kurucusu ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Ögretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Yalabık, Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölüm Başkanı Reyyan Ayfer, 2001 yilinda Birleşmiş Milletler tarafindan “9 Başarili Türk İs Kadınları”ndan biri olarak seçilmiş, turk.internet.com sitesinin sahip olduğu Intervizyon şirketinin Genel Müdürü Füsun Nebil ve Bilkent Üniversitesi BilWIC Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Begüm Saygeçitli beni kurtardı.
- Şenlikte tanıştığım isimlerden biri de Melih Bayram Dede idi. Kendisi İstanbul’a geldiğimde bir TV programına katılmam için teklifte bulundu. Seve seve kabul ettim ben de, zaten bir TV kusurdu..
- Yine aynı gün kendimi zorla davet ettirdiğim öğle yemeğinde sevgili Tekman hocamla bitmek bilmeyen projemi konuşma fırsatım oldu. İşin içine manifestler ve türlü zamazingo tasarı girince Necdet hocayla beraber bu işi 1 ayda bitiremeyeceğime kanaat getirdiler. Hatta Necdet hoca sağolsun önümde daha 1 senem olduğunu, rahat rahat bitirebileceğimi söyleyerek üstü kapalı şekilde beni sınıfta bırakmakla tehdit etti
- 3. gün Ulak6Net Görev Gücü toplantımız vardı. Seminerlerden sonra çimenlerin üzerinde yuvarlak yer masası toplantısı yaptık, fotoğrafları alınca buraya da koyucam.
Toplantının ardından LKD Paneli vardı… ama sanırım bir yere varamadı.
- Yine aynı gün sensei‘yle konuşma fırsatım oldu. Çok şanslı bir çekirge olduğumu söylemek istiyorum, öğrencisini böyle rahatlatan, sıkboğaz etmeyen başka mentor yeryüzünde yoktur heralde.
- Son gün şenliğe ananemle annemi de getirdim. Hüzeyfe seminerin ortasında salona dalan ananemi görünce geçici bir şok yaşamış duyduğuma göre, ama kendisine sorma fırsatım olmadı.
-
Ve kapanışta LKD Yılın Penguenleri ödülleri vardı; ben de En Çalışkan Penguen seçildim. Aslında kendimizin çalıp kendimizin oynadığı bir etkinlik olmasa ödülü bir miktar anlamlandırabilirdim tabii ama yine de beni bu ödüle layık gören herkese çok teşekkürler
- Aslında yukarıda anlattığım etkinliklerin haricinde bir iki seminer/etkinliğe daha katıldım ancak kalan vaktimin çoğu Ankara’da kaybolmakla geçti. Hayatımda sehiriçinde bu kadar süratli ve acayip araba süren bir güruh görmedim. Annemden cebren ve hile ile her arabasını alıp yola çıktığımda kendimi ya şehirdışında buldum ya da yanlışlıkla yol ayrımını kaçırıp (ya da tırsıp uygun şeride geçemeyip) karşı şeride geçmek için kavşak aradım (ve Ankara’da karşı şeride geçmenin yalnızca üst geçitlerle olduğunu çok sonra öğrendim). Bunların haricinde trafikte bol bol cinnet geçirdim ve hayatımı film şeridinden izledim.
- Zaten bu girdi yeterince uzun oldu, bare bunu da buraya yazayım. Geçen hafta açtığım anket sonuçları belli oldu: 10 kişi müzikle ilgili yazıların başka bir günlükte olmasını isterken, 17 kişi aynı yerde yayınlanmasını istemiş. 6 kişi farketmez demiş ve 5 kişi benden dayak yemek istemiş. Ben de çareyi günlüğün adını değiştirmekte buldum, çünkü günlüğün adı “Pınar’ın Linux Günlüğü” olunca farklı içerikte yazılar yazmak beni rahatsız ediyordu.
Yukarıdaki fotoğraf da şenlikte çektiğim tek kare (ve dandik cep telefonu kamerasının bile bu güzel bağyanın şirinliğine toz kondurmadığına dikkat ediniz, ehem).
Bu Yazıyı Paylaşın
7 Responses for "Şenlik 2007′nin Ardından"
Anaa hakkaten şirin çıkmışım len… (halbuki $enlikte cekilen başka fotolarda olduğum gibi çıkmıştım) Bu fotoğraf senin ba$arin bence valla, eline saglik.
Bi türlü denk gelip $oyle rahat rahat iki lafın belini kıramadık ama kısmet diyor ve günlüğünün yeni hali hayırlı ossun diye ekliyorum.
@ Táranis
isim değişikliği güzel olmamış bence. Kendi adıyla anılmak en iyisidir.
Ayrıca, tehdit etmediğimi yakında göreceğini üzülerek söyleyeyim.
@dkamoy
hehe, koskoca toplantının ortasında frozen bubble götürüyodun gene ondan böyle çıkmıştır
@Necdet Yücel
Rica ederim hocam, Táranis elfçede “Pınar Yanardağ” demekmiş (ben buranın yalancısıyım). Ama daha kuul bi isim bulursam onu koyucam günlüğe, arayıştayım
– sonradan gelen yorum hedesi —
kuul ötesi bir isim buldum, adını buradan alan. hadi bakalm
biz şenliğin çekinik bireyleriymişiz ümran öyle diyor, tanışamadık, ödül için tebrikler
haha, bu benim en az çekingen halim.. normalde koşarak uzaklaşırım böyle ortamlardan
neyse bir dahakine tanışırız umarım
Yeni isim gerçekten “kuul” olmuş
Leave a reply