Yazmayalı epey olmuş… Sınavlardan yakayı kurtarmak zor oldu biraz…

Geçen zamanda başıma gelen bir dolu ilginç olay da oldu tabii…

Mesela yarışmalarda ya da şans oyunlarında hiç talihim olmadığını düşünürken, bunu çürütecek olaylar oldu; bizim okuldaki “Kim 500 YTL İster” isimli yarışmaya ilk yarışmacı olarak katılmam, henüz 7.soruda aslında verdiğim doğru cevabı yanlış saymaları ve 5 YTL :) kazanmam (ama panik yok! haftaya kaldığım yerden yarışacağım :) ), ya da Telekom’dan bilmem kaç ay bedava ADSL kazanmam gibi (wouww!)

Cidden, eğer hayatınızın hiç bir döneminde, herhangi bir yarışmadan ya da şans oyunundan beş kuruş bile kazan(|a)mamış bir insansanız, böyle küçük şeyler bile talih kuşunun tam kafanızda olduğu duygusunu yaşatıyor insana :)

Tabii bir de Bilişim Topluluğu kurduk Ç.O.M.Ü‘de. Önümüzdeki hafta Bahar Şenlikleri var. Hoş şeyler yapacağız diye umuyorum (Quake turnuvaları bile olacak ;) )

Bir de Internet Haftası’nda bir etkinlik düzenledik Bilişim Topluluğu olarak, ben de Internet ve sosyal yaşama getirdikleri vs. ile ilgili bir seminer verdim. Ama ne seminer! Sadece şunu söyleyeyim; bir seminer verirken bunu katılımcılara göre hazırlıyorsunuz (mesela M.E.B lise öğrencilerini getireceğini vaad etmişti ama maalesef salonda bilgisayar mühendisi adaylarından başka katılımcı neredeyse yoktu) ancak katılımcılar beklediğiniz kesimden olmayınca resmen dumur oluyorsunuz (oldum). Çünkü anlatmayı planladığınız şeyler vs. zaten katılımcıların bildiği şeyler oluyor, onların sıkılacağını biliyorsunuz ama yine de anlatmak zorundasınız…Daha önce kendimi bu kadar kötü hissettiğimi hatırlamıyorum.

Neyse, yaklaşık iki hafta sonra Ç.O.M.Ü ailesiyle :) beraber Linux Şenliği‘ndeyiz. Hoş vakit geçireceğimizi umuyorum.

Tabii Linux camiasında da ilginç bir takım olaylar oldu… Ama en saçmasapanı, “Linux’a Bulaşan Virüs” haberiydi! Kim ne olduğunu bilmediği bir uygulamayı, ya da her neyse, root yetkileriyle çalıştıracak kadar alık olabilir ki? Sadece tek ilgi çekici tarafı (Linus’un da dediği üzere) hem Linux, hem de Windows üzerinde çalışabilmesi…

Windows demişken, şimdilerde bir de Port25 hadisesi var tabii… -> “Microsoft’s Open Source Software Lab”… Aslında konuyla ilgili bir çok yorum vs. var ama en ilgi çekicilerinden biri, bu olayın Linux’a karşı bir zafer olabileceğini iddia eden şu blog girdisi.

Bilemiyorum bir bakarsınız Microsoft, Wine’a destek vermeye kalkar, iyi de olur hani…

Not: Bir de moon-kodzilla güncellendi. Kendimi tasarım çılgını gibi hissediyorum :)