PINguAR.org
Amerikalı bilim adamları, elektrik kablosu kullanmadan bir cihaza enerji iletmenin yöntemini buldu.
Son günlerde bir çok haber sitesinde ve komunite weblog’larında sürekli “artık kablo kullanmadan enerjinin iletilebildiği” haberleri sanki yeni bir keşif yapılmışcasına veriliyor.
Tesla bunu onyıllar önce zaten yapmışken ve tamamen duygusal sebeplerle diğer bir çok buluşunda olduğu gibi tarihin karanlık sayfalarına gömülmek zorunda bırakılmışken; bari bugün; onlarca yıl önce elinde bulundurduğu yüzlerce patent, atmosferdeki enerjiyi kullanma, parçacık hızlandırma ve kablosuz enerji nakli çalışmaları, … artık bilinirken, böyle bir haberde Tesla’nın adının dahi anılmamasını anlayamıyorum (bu haber siteleri arasında yalnız SDN bu konuya değinmişti, onlara da teşekkür ediyorum).
Ben yine iyi niyetli davranarak, Tesla’yı ve yaptığı çalışmaları bilmediklerini farzediyorum. Tesla’yı bir daha anmak, kim olduğunu & ne yaptığını bilmeyenler için, hatırlamak için, …
Tesla hakkında ön bilgi:
Tesla adını bir çoğunuz fizik derslerinde gördüğümüz Tesla Birimi’nden hatırlayacaklardır (bunun dışında fizik hocaları genelde Tesla ismini ağızlarına almazlar..).
Oysa aslında radyonun mucidi (siz hala Marconi bilenlerden misiniz?), X ışınları, meş’ur 220 voltumuzu, şu an bilgisayarınızdaki resim tüplerinin çalışmasını (ve çok dahasını) sağlayan Tesla coil’i, florasan lambaları, elektron mikroskobunu, … icat eden fakat buluşlarının çoğunu başkalarının adıyla anılmasına seyirci kalmak zorunda olan bir insandır.
Tesla, bugün evlerde kullandığımız AC akımını keşfetmiş, ama Edison’ın ve saz arkadaşların DC akımından kazandığı & kazanacağı paralar yüzünden dikkate alınmamaya, önü kapatılmaya çalışılmıştır.
Aşağıdaki yazı Bilim ve Ütopya Dergisi’nde Bora Ataman tarafından “Elektriğin tanrısı: Nikola Tesla” (sayı: 69) başlığı altında yazılmıştır. Bora Bey’e bu güzel yazısı için teşekkür ediyoruz (ve tabii asıl kaynağı bildiren yorumculara da
)
Lütfen uzun demeyin, okuyun
Pişman olmayacaksınız
Sonradan gelen edit: Alıntıladığım yazıda yazılanların ne kadar doğru/yanlış olduğunu, Tesla’yı övelim derken, başka bilimcilerin emeğini çiğneyip çiğnemediğimizi bilmiyorum, ona göre okuyun
19. yy’dan 20.yy’a girerken en önemli değişim burjuva devrimlerinin yarattığı toplumsal ortam sayesinde gelişen bilim ve ardından gelen teknolojik devrimlerle yaşandı. Sanayi devrimi, buharlı makinaların icadı ve çok kısa bir süre sonra elektrikli motorlar derken arabalar, uçaklar ve uzay araçları. 19.yy’a kadar ki dünyanın bu yüzyılın ikinci yarısından sonra nasıl muazzam bir teknolojik değişiklik yaşadığını gösteren güzel bir örnek vardır. M.Ö. 7.yy larda Odysseia’nın gemilerinin hızı yelkenle gittiklerinde saatte 3 mil kadardır. 6-4. yy larda ise bu hız ancak 3 kat artırılabilmiştir. Denizcilikde önemli gelişmelerin yaşandığı 16.yy da ise günlük hız 2 bin sene öncesinden ancak 40 mil fazladır. Ancak buharlı gemilerle birlikte ulaşımın hızı muazzam derecede artmıştır. Artık niceliksel değil niteliksel bir değişimden söz edilmektedir . Ve 19.yy ın sonlarında telgraf ve radyonun icadıyla ulaşım ve iletişimin yolları birbirinden ayrılmış, dünya bugün iddia edildiği bir “global köy” olma rotasına girmiştir.
Mekanların uzaklığı iletişimde “önem”ini yitirmiştir.
1900′ün başlarında daha ilk uçuş denemeleri yapılırken insanoğlu bundan sadece 50-60 yıl sonra uzaya çıkmaya başlamış, 1969 yılında Ay’a ayak basmıştır. Tüm insanlık tarihine baktığımızda bu büyük değişimler çağının yaşanmasını sağlayan, burjuva devrimleri ve ardından bu sosyal yapı ile sınırlı teknolojik devrimler olmuştur. İletişim ve enerji teknolojileri, çağımızın en önemli belirleyiclerindendir. İşte burada kısaca hayatından bahsedeceğimiz kişi de bu açıdan baktığımızda bugünkü dünyamızın yaratıcılarından belki de en önemlisi ve o oranda da en unut(tur)ulmuş olanıdır. Uzak görüşlülüğü toplumsal sistemin sınırlarının dışına çıkmış ve kaçınılmaz olarak bastırılmıştır. Yine de adının literatürden tamamen silinmesi olanaksızdır. Çünkü bize bugün bu kişiyi hatırlatacak çok şey vardır. Hakkında bir araştırmacı şöyle demektedir: “…Hala, bilgisayarınızda çalışırken Tesla’yı hatırlayın. Onun “Tesla Coil”i yüksek voltajlı resim tüpünüzün çalışmasını sağlamaktadır. Evinizde kullandığınız elektrik Tesla’nın alternatif akım(AC) jenaratöründen gelmekte, Tesla transformatöründen geçmekte ve evinize 3 fazlı Tesla enerjisini getirmektedir… Tesla’nın icatları bugün heryerdedir…”
Tesla’nın sıradışı ailesi ve tuhaf çocukluğu
Nikola Tesla, 9 Temmuz 1856 yılında, o zamanlar Avusturya-Maceristan İmparatorluğu’na bağlı olan Hırvatistan’ın güneybatı kesiminde Smiljan isimli bir köyde doğmuştur. Ailesi Sırp asıllıdır ve babası köydeki ortadoks kilisesinin rahibidir. Annesi okumamış olmakla birlikte, Tesla’nın okul öncesi eğitiminde çok önemli bir yere sahiptir.
Tesla’nın hayatı boyunca bir takıntı haline getirdiği, yemeğini yemeden önce tabaktaki yemekle ilgili kübik hesaplamaları akıldan yapmak ve bitirmeden yemeğe başlamamak, sanırım annesiyle yaptığı çalışmalardaki zihinsel hesaplama ekzersizlerinden kalma bir alışkanlıktı. Annesi’nin mucitlerle dolu bir soydan geldiğini ve evdeki bütün hayatı kolaylaştıran araç gereçleri annesinin tasarladığını anlatır. Ayrıca, kendisinde yaratıcılıkla ilgili sahip olduğu herşeyin annesinden kaynaklandığını belirtir ve birlikte yaptıkları çalışmalardan bahseder. “Bu eğitim hertürden ekzersizi kapsardı, başkasının düşüncesini tahmin etme, bazı ifadelerdeki eksikleri bulma, uzun cümleleri tekrarlama, ve zihinsel hasaplamalar yapmak”..
Bir papaz olan babası ise yine olabildiğine ilginç bir insandır. Çok okuyan, birkaç dil bilen ve ezber yeteneği bazı klasikleri eksiksiz tekrarlayabilecek kadar kuvvetlidir. Kendi kendine farklı ses tonlarıyla odasında konuşurken, dışarıdan birinin içerde bir tartışma olduğunu sanacak kadar da yeteneklidir. Ancak oğlunun da kendisi gibi ileride ruhban sınıfından olması konusunda oldukça kararlı ve bu konuda taviz vermeyecek kadar da sertdir.
Tesla’nın küçüklüğü, çok sıradışı bir zekaya sahip olarak gördüğü ağabeyinin ölümüyle birlikte, anne-babasının oğullarının acısını unutamamaları ve sürekli küçük Nikola’yı onunla kıyaslamaları yüzünden hayli zor geçiyor. İçine kapanıklığını, bu zamanda edindiği kendine güven problemiyle ilişkilendirmek sanırım yanlış olmayacaktır.
Zihnini kaplayan imgeler ve çakan flaşlar
Tesla çocukluğunda geçirdiği tuhaf bir hastalıkdan çok etkilenmiştir ve kendi ifadesine göre geç uyanışının nedeni bu olmuştur. “Çocukluğumda, ilginç bir felaket yüzünden acı çekiyordum; sıklıkla kuvvetli flaşlarla bezeli imgeler, gerçek nesnelerin yerini alıyor, düşüncelerimi ve hareketlerimi engelliyordu. Bu resimler daha önce gördüğüm ama hiç hayalini kurmadığım nesneler ve sahnelerdi. Bana bir söz söylendiğinde, nesnenin işaret ettiği resim aniden hayalimde canlanırdı ve bazen gördüğümün gerçek olup olmadığının ayırdına varamazdım. Bu bende büyük bir kaygıya ve rahatsızlığa sebep olurdu” . Bu görünümler hastalıklı bir kimsenin gördüğü halüsünasyonlarla karıştırılmamalıydı. Bunlar (görünen imgeler) kendi formüle ettiği teoriye göre; önemli bir uyarının (heyecanın) sebep olduğu, beynin reflksiv bir davranışla retina üzerine gönderdiği imgelerdi. Tesla, eğer bu teorim doğruysa der: “herhangi birinin aklında tasarladığı bir nesnenin görüntüsü bir ekrana yansıtılabilinir ve böylelikle görünür hale getirilebilinir” . İnsan ilişkilerinde bir devrim yaratacağını düşündüğü bu teori üzerine o zamanlarda epey bir çaba sarfetmiştir. Kendi aklında tasarladığı bir görüntüyü, başka odada oturan bir kimsenin de zihninde yaratabilmek için uğraşmıştır.
Zihin Gezileri
Tesla bu yıllarda, delice diye adlandırabileceğimiz zihin gezileri yaptığını ileri sürmüştür. Gerçek dünyadakinden farklı olarak görmediği arkadaşlıklar kurar, yani yerler, şehirler ve ülkeler görürmüş.. Bu gezilere her akşam çıkar hatta bazen gün boyunca da sürdürdüğü olmuştur.
“Düşüncelerimin ciddi olarak icatlara dönüştüğü 17 yaşına kadar sürekli sürdürdüm bu gezileri” . O günlerde Tesla, aklında tasarladığı şeyleri gerçek yaşama çok kolay aktarabildiğini ve bu yolun sadece deneylerle yapılan çalışmalara göre çok daha hızlı ve etkili olduğunu düşünmektedir.
“Modellere, çizimlere ve deneylere ihtiyacım yoktu” der.
Tesla’nın kendine has mucidliği ve deneysiz icad yolu
“Bir kimse henüz ham olan tasarısıyla bir araç oluşturmaya kalkarsa, kaçınılmazlıkla zihni aracın detaylarının düşünülmesiyle işgal edilecektir. Bu kimsenin, aracın geliştirilmesi ve yeniden yapılması sürecinde konsantrasyonu azalacak ve temel ilkeleri görme gücünü kaybedebilecektir.
Belki sonuç sağlanabilecektir ama herzaman kaliteden feda edilerek”. İşte Tesla, kendi çalışma mantığının tersi olarak nitelediği yukardaki metodun verimsiz olduğunu bu sözlerle açıklamaktadır. Kendisi ise aklına bir fikir geldiğinde onu öncelikle hayalinde oluşturmaya başlar. İnşa sürecini zihninde değiştirir, geliştirmeleri akıldan yapar ve aracı zihninde çalıştırır. “Türbinimi aklımda çalıştırmam ya da dükkanımda test etmem benim için kesinlikle önemsizdir. Bir farklılık yoktur, ne olursa olsun sonuçları aynıdır. Bu yolla aklıma gelen bir fikri eksiksiz ve çok hızlı bir şekilde, hiçbirşeye dokunmadan geliştirebilirim” . Tesla, mühendislikde, elektrik ve mekanikde, sonuçların olumlu olacağını düşünmektedir. Ona göre hemen hemen hiç bir konu yoktur ki önceden düşünülerek yapılamasın; elbette yeterli teorik ve pratik bilgi varsa. Ham fikirlerin, genellikle yapıldığı gibi, pratiğe taşınmasını gereksiz yere harcanan büyük bir enerji, para ve zaman kaybı
olarak görür.
Tesla, küçüklüğünde yaşadığı ve sonradan da devam eden felaketin(imgelerin hayalinde canlanması), esasında kendine bağşedilen bir güçle telafi edildiğini düşünür. Bu güç, duyu organlarının uyarmasıyla birlikte anında düşünebilme ve bu doğrultuda hızla hareket edebilme kabiliyetidir.
“Bunun pratik sonucu, şimdiye kadar ancak kusurlu bir uygulaması bulunan teleautomatic (uzaktan kumada) bilimidir” . Tesla, yıllarca kendini kendinden kontrollü otomatların (self-controlled automata) planlanmasına adamış ve mekanizmaların sınırlı bir derecede de olsa akıl sahibiymiş gibi hareket edebilecek şekilde üretilebileceğine inanmıştır. 20. yy a henüz girilmediği bir dönemde, bunun endüstri ve ticarette bir devrim yaratacağını görebilmiştir.
Bir kitap okudu hayatı değişti…
Karakterinin güçsüz ve zayıf olduğu, cesaretinin ve kararlılığının olmadığı, ölüm ve dinsel korkularının olduğu bir dönem yaşamıştır çocukluğunda. Batıl inançların etkisi altında olduğu bu döneminde hayaletlerden, cinlerden, v.s. korkmuştur. Sonradan, babasının kütüphanesinde yaptığı gizli okumalardan birinde eline geçen bir kitapla (Aoafi- The son of Aba(Aba’nın oğlu) - Macar yazar- Josika), hayatının rotası değişmiştir. “Bu okuma, hernasılsa irademin hareketsiz güçlerini uyandırdı ve kendi kendimi kontrol (self-control) etme talimlerine başladım. Azmim önceleri Nisandaki karlar gibi eridi, ama kısa bir süre sonra güçsüzlüğümü keşfettim ve daha önce hiç bilmediğim bir memnunluk hissettim” .
Düşler ve gerçekler üzerine
Hayatın çok hızlandığı ve hertürden enformasyonun insanların beyinlerine akın etmeye başladığını düşündüğü yıllarda Tesla, bunun modern varoluşun bir sıkıntısı ve kendini gözlemleme yeteneği olmayan insanın ortaya çıkışı olarak yorumlar. Kendisindeki iç gözlem yeteneğini ise paha biçilmez bir başarısı olarak görür. Hayal dünyasının körelmesinin gerçek tehlike olduğunu düşünür. Bu düşünceyi bir alıntı ile pekiştirebiliriz: ” …düş görme yeteneğimizi bastırdığımız hayat alanlarında ise önümüzdeki hayattan, insanlardan, insanın dünyasından korku duymaktayız. Bu korkumuz demokratik toplum hayatından vazgeçmeye her an hazır “sıradan insanlara” dönüştürmekte bizi” . Tesla da bu tehlikeyi görebilmişti.
Kendisinin çok gelişkin bir politik bakışının olduğunu iddia edemesek ve hatta zaman zaman buhranlı yanlış tercihler yapabildiğini düşünebilsek bile bir hümanissti denilebilir ve insanların yaşantısından kaygı duyuyordu.
“Böcek enerjisi”nin insanlık yararına kullanılması!
Bütün bir yaşamı boyunca sürecek çalışmaları ve icatlarında henüz bir çocukken yaptığı bir deneyde de ulaşmaya çalıştığı gibi, doğanın enerjisini insanlık yararına kullanmayi amaçlamıştı. İlk başlarda içgüdüsel bir biçimde olan bu düşünce daha sonra başat bir öneme sahip olmuştu Tesla’nın yaşamında. Çocukluk deneylerinden birinde Tesla 16 tane mayıs böceğini (May bug) dörder dörder çapraz birbirini kesen iki çubuğun uçlarına yapıştırmış ve onların yorulmak bilmez dönüşlerini bir mille bir çarka ordan da daha büyük bir çarka geçirmiştir. Bu deney arkadaşının böcekleri yemesiyle trajik bir son bulmuş ve Tesla insanlık yararına kullanmak için bir daha böcek enerjisinden yararlanmayı aklına bile getirmemiştir.
Köy’den Kent’e göç ve ilk toplumsal “başarı”
İlkokul birinci sınıftan sonra ailesiyle birlikte köye yakın küçük bir şehir olan Gospic’e gider. Bu değişim ona doğal hayattan uzaklaştığı için hiç hoş gelmez ve hayvanlarını -özellikle güvercinleri- bırakmayı hiç istemez. Her hafta Pazar günü gittiği Kilise görevinden de hiç hoşnut değildir. Ancak, bu şehirde yaşadığı bir olay omuzlarda taşınmasına sebep olur. Yeni kurulan bir itfaiye departmanı son model bir yangın söndürme cihazı almıştır. Bütün herkes şehrin meydanında toplanmıştır, bu son teknoloji makinanın çalışmasını görmek için. Makina suyunu nehirden alacaktır. Ve bütün seramoni ve konuşmalar tamamlandıktan sonra, pompayı çalıştır emri verilmiş fakat ne
yazık ki bir damla su bile gelmemiştir hortumun ağzından. Eksperler ve profesörler boş bir çabalama içine girmişlerdir. Tesla alana vardığında durum budur ve kendisi de küçük bir çocuk olarak bu konuda fazla bir bilgiye sahip değildir ancak olanca bilgisine dayanarak nehire atlar ve suyu nehirden çekmesi gereken hortumun ağzının tıkanıklığını açar ve tam o sırada püskürtmeye başlayan hortum bütün bir kalabalığın pazar giysisini ıslatır. Bu, Nikola Tesla’nın hayatındaki ilk toplumsal başarıdır diyebiliriz!
Tesla bu şehirde, daha sonra gideceği kolej veya gerçek bir liseden önce, 4 yıllık bir normal okula gönderilir. Okulda bir kaç mekanik maket vardır ve bu maketler ilgisini su-türbinlerine yöneltir. Amcasının ona anlattığı Niagara Şelalesini zihninde canlandırır ve şelalenin akıttığı sularla dönecek büyük bir tekerleğin hayalini kurar. Amcasına bir gün Amerika’ya gideceğini ve bu planını gerçekleştireceğini söyler. Bir gün gerçekten gidecek ve gerçekleştirecektir!
Lise Yılları ve hava basınçlı silindiri
Tesla 10 yaşında liseye başlar. Bu lise yeni ve araç gereçle iyi donatılmış bir lisedir.
Fizik departmanında çeşitli elektrik ve mekaniğe ait klasik bilimsel araçların maketleri bulunmaktadır. Bu maketlerin hocalar tarafından gösterildiği ve çalıştırıldığı zamanlar Tesla’nın en çok ilgisini çeken anlardır. Bu araçları seyrettikçe çok güçlü bir mucit olma isteği kaplar zihnini. Aynı zamanda matematiği de sevmektedir ve akıldan yaptığı çok hızlı hesaplamalarla Profesörlerinin takdirini kazanmıştır. Ancak eliyle bu yaptığı hesaplamaları tahtaya yazmak ya da herhangi bir model çizmeyi başarabilmek Tesla için azapdan başka bir şey değildir ve bu işi düzgünce yapabilmesi için yıllarca uğraş verilmiştir.
Okulun ikinci senesinde Tesla’nın en büyük hedefi hava basıncıyla sağlanabilecek sürekli bir hareket yaratabilmektir. Küçüklüğünde içi boş saplardan vakumlayarak yaptığı oyuncak tüfekler zihnini hep meşgul etmiş ve vakumun gücünü kullanmak istemiştir. Bir süre düşüncelerinde karanlıkta dolaştıktan sonra bir model geliştirmiş ve hava basıncını kullanarak bir silindirin sürekli rotasyonunu sağlamıştır.
Bu sürekli hareket onu fazlasıyla sevindirmiş ve en çok istediği “uçuş makinası”nın gücünü bu şekilde sağlayabileceğini düşünmüştür. O güne kadar, şemsiyeyle bina tepelerinden atlayıp kötü bir biçimde düşerek sürdürdüğü, cesaret kırıcı bir çok hatırası vardır. Bu rotasyonu sağladıktan sonra eksiğinin sadece bu rotasyonla çırpacak kanatlar olduğu fikrine kapılır. Sonuç, vakumlu silindir tüpün içindeki hava basıncının ona dik açıyla etki eden dış hava basıncı yüzünden sızdırması ve kuvvetsiz rotasyona neden olmasıyla başarısız olmuştur.
Yine bir kitap ve değişen hayat
Tesla, yakalandığı hastalıklar yüzünden liseyi zorlukla bitirebilmiştir. Doktorlar durumunun çaresiz olduğunu düşünmüşler ve tedaviden bile vazgeçmişlerdir. Bu süreçde Tesla’nın sürekli olarak okuyabilmesine izin verilmiştir ve o da bu fırsatı, halk kütüphanesinden aldığı kitaplarla değerlendirmiştir. Bu dönemde daha sonra arkadaşı olacak Mark Twain’in ilk yazdıklarından bir eseri eline geçmiş ve bu kitabın büyüleyici etkisiyle umutsuz durumunu tamamen unutmuş ve mucizevi biçimde hızla iyileşmiştir.
Carlstadt’daki Lise yılları
Okul hayatına, teyzelerinden birinin yaşadığı Hırvatistan’ın Carlstadt şehrindeki yüksek lisede devam etmiştir. Orada kaldığı 3 yıl aradan sonra okulu bitirmesiyle bir dönüm noktasına gelmiştir. Bugüne kadar anne ve babası oğullarının bir rahip olacağından hiç şüphe etmemektedirler. Fakat bu düşünce Tesla için büyük bir endişe kaynağıdır. Çünkü okul yıllarında özellikle çok zeki olarak nitelediği profesörünün etkisiyle elektriğe merak sarmış ve bu büyüleyici dünya hakkında daha çok şey öğrenmeyi kafasına koymuştur.
Yol ayrımı
Okulu bitip de eve döneceği sıralarda babası onu Gospic’deki salgın hastalık sebebiyle ava çağırır. Av için gittiği şehirde kendisi de hastalığa yakalanır ve 9 ay boyunca yataktan kımıldayamıyacak kadar kötü bir hastalık geçirir. Kendisi, enerjisinin tamamıyle bittiğini ve ikinci ve bu sefer galiba sonuncu defa ölümün kapısına geldiğini düşünür. Babası onun moralini iyi tutmak için elinden geleni yapmaktadır. Ve yine oğluna moral vermek için odasına girdiği bir sırada Tesla babasına; “Belki” der “Eğer sen benim mühendislik eğitimi almama izin verirsen iyileşebilirim.” “Sen dünyadaki en iyi teknik okula gideceksin,” diye içtenlikle yanıtlar babası Tesla’yı. Zihninden ağır bir yükün kalkmasıyla kısa bir süre içinde ilaçlarında yardımıyla iyileşir. Herkes bu süreci şaşkınlıkla gözlemlemiştir.
Babası bu hastalığın ardından oğluna sağlıklı ve doğal bir ortamda dinlenmesi ve ekzersiz yapması için ısrar etmiş. Doğayla baş başa geçirdiği bu dönemde Tesla gezintilerine bir çok kitap ve av takımlarıyla birlikte çıkarmış. Bu dönem onun hem zihnini hem de bedenini kuvvetlendirmiş. Gezintileri sırasında hayalinde birçok şey tasarlamış fakat tasarladıkları gibi tasarıların dayandığı kurallar da bilgi eksikliğinden dolayı hayaliymiş.
Akıllara durgunluk veren tasarılar
Bu döneme rastlayan iki tane ilginç tasarısı var Tesla’nın. Biri, mektup ve paketlerin denizaltına yerleştirilecek tüplerle su basıncı kullanılarak iletilmesini sağlayacak olan projesi, çok daha hayali olan diğeri ise, ekvatorun etrafına dünyaya bağlı olmadan kendiliğinden hareket eden bir halkanın inşa edilmesi ve bu halkaya istenildiği zaman dünyadan ulaşılarak, dünyanın kendi etrafında dönüşü sayesinde, trenlerin hiçbirzaman ulaşamıyacağı saatte binlerce kilometre yol alınabilmesinin sağlanması. Bunun komik bir düşünce olduğunu otobiyografisinde Tesla da belirtir ama kendisinden daha kaçık ve komik bir NewYork’lu profesörden bahseder. Bu bilimadamı da atmosferdeki havayı çok sıcak olan bölgelerden ılıman olan bölgelere pompalamak niyetindedir ve bu amaç uğruna devasa büyüklükte bir araç bile yapılmıştır.
En ünlü Politeknik okulu
Doğada dinlenerek geçirdiği bu bir senenin ardından Tesla, babasının seçtiği ve okullar arasındaki en ünlü ve eski olanlardan, Gratz’daki (Avusturya) politeknik okuluna gönderilir. O kadar memnun olurki çalışmalarına büyük bir heves ve tempoyla başlar. Notları mükemmeldir, bütün derecelerde rekorları kırar ve hocaları tarafından en yüksek notlardan daha fazlasını hakettiği düşünülür. Çalışmaya bütün günler dahil sabahın 3 ünde başlamakta ve gece 11′e kadar sürdürmektedir. Bütün sene bu şekilde çalıştıktan sonra evine kısa bir tatil için giderken ondan, özellikle babasının çok gururlanacağını düşünmektedir. Fakat babası onun hevesini kıracak derecede ilgisiz kalır. Bunun nedeni Babası öldükten sonra bulduğu bir kutu içindeki mektuplarla açığa çıkar. Profesörleri babasına, eğer çocuğunuzu okuldan almazsanız çok çalışmaktan kendini öldürecek yazmışlardır.
Tesla’nın takıntıları ve “canavar” Voltaire
Tesla’nın dehşet verici kişiliğinin bir diğer özelliği de başladığı bir şeyi muhakkak bitirme takıntısıdır. Fakat bu tabağındaki yemeklerin kubik hesaplamalarını yapmaktan ya da her yaptığı tekrarlanan hareketlerin muhakkak 3′e bölünmesi zorunluluğundan daha ağır sonuçlar doğuracaktır. Bir gün, “günde 72 fincan siyah kahve içen canavar” diye nitelendirdiği Voltaire’in bir cildini okumaya başladığında başına geleceklerden habersizdir. Çünkü o “canavar” küçük harflerle dolu 100′e yakın cilt yazmıştır ve Tesla başladığı işi bitirmek zorundadır. En son cildi okuduktan sonra şöyle der: “Bir daha asla”.
Büyük düş
Gratz’daki okulda yapılan deneylerde ilk defa “Gramme Dinamo”yu görür. Bu dinamo bir jenaratör gibi çalışmakta ve tersine çevrildiğinde de bir elektrik motoru olmaktadır. Fakat çok fazla ses ve kıvılcım çıkaran verimsiz bir motor. Bunun üzerine düşündüğünde, kendisinin bu motoru kıvılcımlar çıkartmasına sebep olan fırçaları kullanmadan yapabileceğini iddia eder. Profesörü dersde Tesla’yı şöyle
yanıtlar. “Bay Tesla büyük şeyler başarabilir ama kesinlikle bunu yapamıyacaktır”.
Tesla bunu yapmıştır! Gratz’daki okulu bitince 1880 de Prag’a gider, babasının arzusunu gerçekleştirmek için üniversite eğitimini orada tamalayacaktır. Burada yaptığı çalışmalarda henüz amacına ulaşamıyacaktır ama bu doğrultuda bir ilerleme olarak komütatörü(elektrik akımının yönünü değiştirir) makineden ayırmayı başarır.
Belgrad Telefon Şirketi
Amerikan telefon sistemi o dönemlerde Avrupa’ya yayılmaktadır ve Maceristan’da da Budapeşteye kurulacaktır. Bunu ailesinin maddi sıkıntısını hafifletmek için büyük bir fırsat olarak görür. Zaten şirketin başında da aile dostlarından kişiler bulunmaktadır. Burada yine çok kötü bir şekilde hastalanır. Tüm sinir sistemi iflas eder. Tesla, umutsuzca hayata yapışır ama asla birdaha iyileşeceğini beklememektedir. Fakat iyileşir ve bundan sonraki hayatında hiç durmadan, bir gün bile ara vermeden yıllarca çalışacaktır.
Göethe’nin Faust’u ve döner manyetik alanın icadı
Hayatı tekrardan kazanmıştır ve derinlerde, esasında bunun beynin kazandığı ama henüz dışa ulaşmamış bir savaş olarak görür. Ve bir hafta sonu Şehir Parkında arkadaşıyla yaptığı bir gezi sırasında Göethe’nin Faust’unu ezberden okurken birden fikir aniden bir flaş gibi patlar beyninde. Bir sopayla kuma diyagramı çizer ve arkadaşına, kendisine bir makina kadar gerçek görünen çizimi göstererek, “bak motorumu görebiliyor musun” diye sorar. Bu plan, AC (Alternatif akım) akımdan yararlanmayı sağlayacak ilk adım olmuştur. Döner manyetik alanın prensiplerini belirlemiş ve endüksiyon motorunu tasarlamıştır.
Telefon şirketindeki çalışmasına kaderin bir cilvesi olarak, teknik ressam olarak başlamıştır. Sonraları departmanın başındaki kişinin ilgisini çekmiş ve hesaplamalar, dizayn etme ve yeni makinaların yerleştirilmesinde karar verme yetkileriyle donatılmıştır. Telefon santrali çalışmaya başlayana kadar orada çalışmış ve o günün telefon teknolojisine, patentini hiç bir zaman üzerine almadığı ama onun tarafından icad edildiği bilinen araçlar yaparak katkıda bulunmuştur.
Edison’la tanışma ve büyük umutlar ülkesi “Amerika”
Nikola Tesla, 1882 yılında bir arkadaşının önerisiyle Paris’e, Edison şirketinin bürosuna çalışmaya gitmiştir. Burada Edison’un yakın arkadaşı ve yardımcısı Mr. Batchellor ve bir kaç amerikalıyla daha tanışır. Ancak tek tanıştığı amerikalılar değil “amerikan yaşam biçimi(american way of life)” de olmuştur.
Daha sonraları çok acı çekmesine ve delilik olarak adlandırılabilecek araştırma ve açıklamalar yapmasına sebep olacak sinir bozukluklarına sürükleyecek bu tarz o zamanlarda ona sadece komik görünür. “Amerikalılar benle çok ilgiliydiler, özellikle de bilardo oynamadaki üstünlüğümle. Bu baylara bu konudaki icadımı anlattım ve baylardan biri bana hemen bir hisse senedi(borsa) şirketi kurmayı
önerdi. Bu teklif bana son derece komik geldi ve ne demek istediği konusunda, bunun bir amerikan tarzı olması dışında çok küçük bir fikrim vardı” .
Tesla bu dönemde bir Almanya bir Fransa arasında gidip gelmeye başlar. Güç ünitelerinin onarımı için çalışmaktadır. 1883 yılında bir görev için gittiği Strazburg’da, saatlerce çalışmanın sonunda, fırça ve komütatör kullanmaksızın ilk endüksiyon motorunu yapmayı başarır. Strazburg’daki işini başarılı bir biçimde bitirdikten ve şirketinin önemli miktarlarda para kaybetmesini önledikten sonra Paris’e geri döner. Edison’un arkadaşının ısrarıyla bundan sonraki çalışmalarını yürütmesi için “büyük umutların ülkesi” Amerikaya hareket eder. Hiç bir zaman para konularında başarılı olmayacak olan Tesla’nın New York’a vardığında cebinde yalnızca 4 senti vardır.
Edison’la tanışmasının hayatında unutulmaz bir an olduğunu söyler. Bilimsel bir eğitim görmemiş ve çocukluğunu bazı avantajlardan yoksun olarak geçirmiş bu harika adam onu hayrete düşürmüştür. Bu durumda olduğu halde çok şey başarmış biridir. Kendisi, bir düzine dil üstüne çalışmış, sanat ve edebiyat dünyasına dalmış, ve en iyi yıllarını kütüphanelerde, Newton’un prensiplerinden Paul de Kock’un romanlarına kadar, eline geçen hertürden kitabı okuyarak geçirmiş ve Edison’la tanıştığında da, bu adamın karşısında bütün bu yılları boşuna yaşamış olduğunu hissetmiştir. Daha sonra yavaş yavaş bu düşüncelerinden sıyrılmış aynı zamanda da yine bu dönemde yaptığı başarılı çalışmala sebebiyle Edison’un güvenini kazanmıştır.
Tesla Elektrik Şirketi ve Wetinghouse anlaşması
Bir anlaşmazlık yüzünden Edison’un şirketinden ayrılır ve kendi geliştirdiği alternatif akım motorunu yapabilmek için birkaç bankerin desteğiyle kendi şirketini kurar. Esasında bankerlerin ondan istediği bu alternatif akım(AC) ile ilgili şeyler değildir. Hali hazırda kullanılan bir (DC) doğrusal akım vardır ve bu konu onlar çok ilgilendirmemektedir. Onlar Tesla’nın ark lambalarını istemektedirler. Tesla Electric Co. 1887 yılında kurulur ve finansörlerinin istediği ark lambalarını tamamen hallettikten sonra kendi esas istediği işle uğraşmaya fırsat bulacaktır. Kendi laboratuvarının kurulmasıyla burada tam da zihninde tasarladığı gibi bir çok motor meydana getirir. 1888 yılında Westinghouse Şirketiyle yapılan bir anlaşmayla, patentini aldığı 40 temel icadı, 1 milyon dolar gibi bir fiyata bu şirkete satılır. Tesla’nın jenaratörleri Niagara Şelalelerinde kullanılır. Böylelikle de Edison’un en önemli rakibi haline gelmiş olur. Westinghouse, bugün de halen kullandığımız, Tesla’nın buluşu olan elektrik sistemini (AC-alternatif akım), kendi temeline oturtur. Edison’un DC-doğrusal akımı 1 kilometre ötedeki bir lambayı bile yakamazken Tesla’nın AC-alternatif akımı sayesinde çok yüksek voltajlar da transfer mümkün olabilmektedir. Bugün bütün dünyanın kullandığı sistem Tesla’nın 19.yy’ın sonlarında geliştirdiği “AC-alternatif akım”dır. Tesla’nın, manyetik alanın rotasyonuyla ilgili prensipleri ve endüksiyon motoru onun daha sonra oluşturduğu çok fazlı alternatif akımının kullanımını sağlamış ve diğer icatları -dinamolar, transformatörler, endüksiyon bobinleri, kondensatörler, ark ve akkor lambaları- ile Tesla, elektrik enerjisinin kitlesel kullanımına paha biçilmez bir yardımda bulunmuş ve bütün bu icatlar bugünkü dünyamızın yaratılmasını; elektrik enerjisinin endüstriden evlere kadar insanlığın yararına her yere girmesini sağlamıştır.
Yüksek Frekans çalışmaları ve Tesla Coil(Tesla Bobini)
Tesla 1889′un sonlarına doğru Pitsburg’dan New York’daki laboratuvarına döner dönmez yüksek-frekans makineleriyle(high-frequency machines) ilgili çalışmalarına kaldığı yerden devam eder. Bu keşfedilmemiş alandaki yapım aşamasının problemleri çok yeni ve pek tuhaftır. İndükleme tipini(induction type), kusursuz sinüs dalgaları oluşturabilmekten uzak olduğu için reddeder. Sinüs dalgalarının rezonans için çok önemli olduğunu söyler. Nihayetinde, çalışmalarının sonucunda, farklı bir amaçla icad edilmiş de olsa, 1891 yılında bugün radyo, televizyon ve bilgisayar teknolojisi başta olmak üzere birçok elektronik ekipmanda kullanılan Tesla Bobinini(Tesla Coil) keşfetmeyi başarır.
Tesla Bobini, radyo frekanslarında yüzbinlerce volta varılmasını sağlayan yüksek-frekans transformatörüydü. Elektrik akımı bu aletin tepesinde sıçramalara neden oluyor ve mavi kıvılcımlar çıkartıyordu. Bu elektrik deşarjlarının bir alıcı tarafından kablosuz olarak alınabilmesi elektrik enerjinin kablosuz transferini sağlamış olacaktı. 1891 yılında Tesla’nın laboratuvarında yaptığı küçük makineler sadece 10-15 cm lik sıçramalar(deşarjlar) meydana getirebiliyordu. 1900 yılında yaptığı daha büyük olanlarda ise 100 lerce metrelik sıçramalar elde etmeyi başarmıştı. Söylendiğine göre, yüksek frekanslardaki elektrik akımları vücuda zarar vermeden derinin üzerinde dolaşabidiği için Tesla’da bu kıvılcımları parmaklarından alıp vücudunda dolaştırabilirmiş.

Tesla Bobini, onun için yepyeni bir başlangıç demekti. Bütün yaşamı boyunca düşündüğü doğal enerjinin insanlık yararına kullanılması açısından çok önemli bir adım olmuştu. Bu alet sayesinde elektirğin çok yüksek frekanslarda kablosuz olarak transferinin mümkün olacağını düşünüyordu. Ve kuracağı merkezlerle küçük bir kaynaktan yükselterek elde ettiği elektrik enerjisini (milyonlarca volt) kablosuz olarak dünyanın istediği yerindeki alıcılara ulaştırabilecekti. Bunu yapabilmek için en iyi iletken dediği yerküreyi kullanıyordu. Bu bizim AC sisteminde evlerimizde kullandığımız topraklama gibi düşünülebilir; yerküre esasında kendisine aktarılan elektriği kaybetmez ve topraklanan akım gücünün yettiği yere kadar dalgalar halinde yayılır. Tesla, çok kuvvetli elektrik akımlarını topraklıyordu ve bu akımı başka bir akımla aynı yerden topraklayarak destekliyor ve dalgayı kuvvetlendiriyordu.
Böylece saniyede 300.000 km hızda hareket eden (ışık hızıyla aynıdır) elektrik dalgaları, dünyanın merkezinden geçerek diğer taraftan dünyanın yüzeyine çarpıyor ve tam olarak aynı noktadan geri dönüyordu. Salıncak örneğinde olduğu gibi küçük küçük ama aynı kuvvette ittirmelerle rezonans mantığına göre yükselen salıncak gibi elektrik dalgaları da her geri gelişlerinde daha kuvvetli oluyor ve daha yükseğe sıçrayabiliyorlardı (Bu metdod 1950 yılında Ay’ın ve 1970 yılında Venüs’ün haritasının çıkarılması için de kullanılmıştır. Radar ışınları aya ve venüse gönderilerek bu ışınların geri dönüş hızlarından dünyamıza ne kadar uzakda oldukları belirlenmişti.)
X-ışınları ve Röntgen cihazı
Tesla’nın bu aleti icat ettiği 1891 yılı onun aynı zamanda Amerikan vatandaşlığına geçtiği tarihdir. Tesla’nın bu dönemdeki çalışmaları değerlendirildiğinde başka bir gerçek daha ortaya çıkmıştır: 1895 yılındaki icadıyla X-ışınlarının mucidi olarak bilinen Wilhelm
Röntgen’den 3 yıl önce Tesla bu ışınlarla deneyler yapmış ve insan vücudunun iç kısımlarına ait başarılı resimler elde etmiştir.
Kablosuz yanan ampuller ve Faraday’ın koltuğu
Tesla, yine aynı dönemde yaptığı laboratuvar çalışmalarında elektrodsuz vakumlanmış tüpleri odanın içinde oluşturduğu gerekli yoğunlukta elektrik alanıyla kablosuz olarak yakmayı başarmıştı. Bu deneyin halk önünde tekrarlanmasından sonra Tesla, dünyanın heryerinden çağrılar almaya başlar. Bunlardan bir tanesini değerlendirir ve 1892 yılında Londrada Elektrik Mühendisleri Enstitüsü’nde ders vermeye gider. Oradan Paris’e geçmek üzereyken Sir James Dewar’ın karşı konulmaz bir ısrarla Kraliyet Enstitüsü’nde de gösterisini tekrarlamasını ister. Burada Dewar Tesla’yı bir koltuğa iterek eline bir bardak viski verir ve “şimdi” der: “Faraday’ın sandalyesinde oturuyor ve onun içtiği viskiyi yudumluyorsun”.
New York’daki laboratuvarına döndükten sonra tekrardan çalışmalarına başlar, 1895 de laboratuvarının şüpheli bir şekilde yanması bir süreliğine de olsa çalışmalarına ara ermesine neden olur. 1899 yılında ise kendisine ücretsiz enerjinin teklif edildiği Colarado’ya gider.
Colarado günleri, toprakdan çarpılan insanlar ve insan yapımı şimşek Tesla, dev büyüklüğe sahip bobinini kullanarak dünyadan bir iletken olarak yaralandığı ilk deneylerini burada gerçekleştirir. En önemli icadı denilebilecek “sabit karasal dalgaları (terrestrial stationary waves)” burada kullanmaya başlar. Deneyleri sırasında yerküreye elektrik verdiğinden, laboratuvarı çevresinde dolaşan insanların ayakları arasında elektrik sıçramaları meydana geldiği ve etraftaki çiftliklerde ayaklarındaki demir nallar yüzünden atların çılgına döndüğü anlatılmaktadır. Bu şehirdeki sonunu belki delice denilebilecek şekilde kendisi hazırlamış, şehrin ana jenaratörünün yanmasına sebep olmuştur. Bir gün deneyi sırasında muazzam sıçramalar elde etmeyi başarmıştır, fakat bu sıçramalar bir süre sonra bir şimşekten çok daha korkutucu olmaya ve çıkan sesler bütün bir şehirden duyulur hale gelmiştir. En sonunda ise şehrin ana jenaratörü yanmış ve bütün bir şehir karanlıkda kalmıştır. Tesla, rezonans sayesinde kademe kademe yükseltmeyi amaçladığı sıçramaları başardığını anlasa da deneyi durdurmamış ve en son nereye kadar gidebilir diye laboratuvarının dışarısında bu büyük “canavar”ını seyre dalmıştır.
Sonuç: Bir daha kimse Tesla’ya ücretsiz enerji önermek gibi bir “hata”ya düşmemiştir.
Wardenclyffe Projesi , bedava enerji ve Tesla’nın yenilgisi
1900 yılında New York’a dönen Tesla, J.Pierpont Morgan adında bir finansörün 150 bin dolarlık desteğiyle, Long Island’da kablosuz iletişim amacına yönelik dev kulesinin inşaasına başlar(Wardenclyffe Profesi). Bu verici istasyonu, piramid şeklinde sekizgen ve 54 metre yüksekliğinde yapılır. Wardenclyffe’in bu kule sayesinde dünyanın merkezi olacağı sanılır. Tesla’nın bu desteği alabilmesini sağlayan, onun bu kule vasıtasıyla cok uzaklara resim, mesaj, ses ve her türden veriyi gönderebileceği iddiasıdır. Halbuki Tesla’nın daha büyük bir amacı daha vardır. Sürekli olarak aşağı gördüğü hertziyan dalgalarla uğraşmamakta ve kendi “teta4-dalgaları” olarak anılacak olan elektrik dalgalarıyla kablosuz enerji aktarımı sağlamaya çabalamaktadır. Amaç yine aynıdır: Tüm insanlığa bedava enerji sağlamak!
Tesla, bu sefer çok ileri gitmiştir. Bu kapitalist sistemin kar mantığını kökünden zedeleyebilecek felaket bir fikirdir. Bedava enerji, petrol gibi çok önemli bir ekonomik kaynağı yararsız hale getirebilecek ve tüm endüstrinin dönüşümünü sağlayabilecek bir tehlikedir. 1903′deki bu açıklamasından sonra arkasındaki bütün destekler çekilmiş ve yavaş yavaş ismi kitaplardan silinmeye başlamıştır. Bunda o günkü ekonomik durumunda etkisi vardır. Marconi 150 bin dolardan daha ucuza Atlantik’i aşan ilk mesajı yollamayı başarmış ve şirketinin hisseleri borsada kapış kapış satılmaya başlamıştır. Tesla’nın şirketi gözden düşmüştür. Tesla ise Marconi’nin yaptığının kendisinin halihazırda yapabildiği ve Marconi’nin zaten kendisine ait patentleri kullanarak bunu yaptığını, önemsiz ve basit bir iş olduğunu söylemiş ve kendi amacının gerçekte ne olduğunu açıklama gafletinde bulunmuştur. Bu tarihden itibaren birçok kimse tarafından bir deli olarak anılmaya başlanacaktır.
1904 yılında Colorado Springs’deki elektrik şirketi Tesla’yı uğrattığı zarardan dolayı mahkemeye vermiş ve 180 dolarlık mahkeme parasının ödenebilmesi için oradaki laboratuvarı satılmıştır. 1906 yılında yaptığı icatlarla zengin ettiği George Westinghouse, Tesla’nın kablosuz enerji iletimi önerisini geri çevirmiştir.
Nobel Ödülü
1915 yılında kendisine Edison’la birlikte fizik dalında önerilen Nobel ödülünü geri kabul etmemiştir. Maddi olarak çok büyük zorluk içinde olduğu halde şöyle demiştir: “Böylesi bir ödül bir insan için çok büyük imkanlar sağlayacaktır. Bin yıl boyunca daha birçok Nobel ödülü kazananlar olacaktır. Ve benim, teknik literatürde kendi adımı taşıyan 4 düzine kağıdı dolduracak patentim var. Bunlardan sadece bir tanesini için bile, bundan sonra verilecek binlerce nobel ödüllerinin tümünü verebilirdim…”
Sibirya’da yanan orman, patlayan Fransız gemisi ve Tesla’nın savaş teknolojileri 1915 yılında Tesla kablosuz enerji iletimiyle ilgili yaptığı açıklamalara devam etmektedir. Bu teknolojinin aynı zamanda muazzam bir yok edici kuvveti de olabileceğini ara ara yaptığı açıklamalarda tekrarlamaktadır. Sonradan Amerikan’ın “Yıldız Savaşları” projesine kaynak olacak bütün savaş makinası çalışmaları ve yaptığı açıklamalar “Wardenclyff Projesi”ne desteğin çekilmesi ve kendisini sübvanse edebilecek finansör bulamamasından sonra başlamıştır.
Uzaktan kumanda teknolojisinin de mucidi olan Tesla bu yıllarda, görünmez mesafelerden kontrol edilebilen torpidolar yaptığını ama elektrik dalgalarının çok daha yıkıcı olduğunu iddia etmektedir. Bu açıklamalar yüzünden bazı olaylarda Tesla’nın izi aranmaktadır. 1907′de
elektrik sıçramasının sebep olduğu bir patlamayla batan Fransız gemisi “Iena” ve 1908′de Sibirya’da bulunan Tunguska nehrini evreleyen 200-250 bin hektarlık bir ormanın, 10-15 megatonluk bir patlamaya eşdeğer bir patlamanın ardından yanarak yok olması… Bunlar elbette kanıtlanmış değildir ama tam da Tesla’nın her türden yok edici silahı icad ettiğini söylediği yıllara rastlayan sıradışı olaylardır.
Bitmemiş Otobiyografi
Dünyanın belkide en önemli mucitlerinden biri olan Tesla’nın bu tarihlerden sonraki yaşamı çok belirgin değildir. İzole edilmiş bir yaşam sürmüş, basına verilen yıllık doğum günü partilerinde buluşlarının yok edici özelliklerinden bahsederek icatlarına ilgi çekmeye
çalışmıştır. Birde 1919 yılında, “Electrical Experimenter” dergisinde bitirmediği bir otobiyografisi yayınlanmaya başlamıştır. Deriginin satışları birden rekor seviyede artmış fakat önerilen çok büyük paralara rağmen yazmaya devam etmemiştir.
Elektrik Vadisi ve Tesla(T) birimi
Tesla’yı anlatabilmek için söylenmesi gereken en önemli şey onun kendi zamanının çok ötesinde olduğudur. Tesla’nın ismi, her ne kadar çok büyük bir değere sahip olduğunun bir göstergesi olarak “manyetik akışın metrik birimi(T)”ne verilmişse ve ismi en önemli
fizikçiler ile birlikte Pensivenya eyaletindeki elektrik vadisindeki sokaklardan birinde bulunuyorsa da, zamanla unutturulmuş ve onun teknolojileri üzerine karanlık projeler üretilmeye başlanmış olduğu iddiaları dünyayı kaplamıştır. Soğuk savaş yıllarında her iki tarafın da bu teknolojiyi kullandığı ileri sürülmüş bütün bir nükleer savunma ve saldırı amacını güden “Yıldız Savaşları” projesinde bu teknoliden yararlanılmıştır.
“Ölüm ışınları, ultra düşük dalgalar, çok yüksek frekanslar, atmosferdeki elektrik enerjisinin değerlendirilmesi, atmosfere elektrik dalgaları yayarak bunun dünyanın her yerinden kullanılmasının sağlanması, radyo frekanslarıyla uzaktan kumanda edilebilen bugün kullanılan füzeler, yüzlerce mil etkili bir elektrik kalkanının oluşturularak girmeye cesaret eden düşmanın anında yok edilebilmesi, v.b. bize bugün bile hayali gelebilecek bir çok projenin ardında Nikola Tesla’nın teknolojisinin geniş izlerine rastlanmaktadır.
1930′larda Tesla, sözkonusu ölüm ışınını ve kimsenin geçemeyiceği Tesla kalkanının yapilebileceğini açıklamıştır.
İnsanlığa bedava enerji sağlama idealiyle yola çıkmış büyük bir mucidin projelerine destek bulabilmek amacıyla zaman içinde savaş teknolojileri üzerine çalışmaya başlaması trajiktir. 1. ve 2. Dünya Savaşlarını yaşamış olan Tesla esasında bir savaş karşıtı olduğunu söylemiştir. Fakat barışın devamlılığı için en güçlü silahların yapılması gerktiğini de ileri sürmüştür.
Tek kabul ettiği yardım: Emekli maaşı
Tesla 1943 yılında 87 yaşında ölmüştür. O güne kadar, biri hariç, geçimi için Westinghouse da dahil olmak üzere zengin arkadaşlarının teklif ettiği hiç bir yardımı kabul etmemiştir. Bu yardımda 1936 yılında ona Yugoslavya tarafından bağlanan emekli aylığıdır. Öldüğünde yanında en sevdiği hayvanlar olan güvercinleri bulunmaktadır.
Amerikan yüksek mahkemesinin kararı: Radyo’nun gerçek mucidi Tesladır.
Nikola Tesla’nın adı Amerikan kaynaklı kitaplardan silinmiş de olsa değeri kendi ülkesinde fazlasıyla bilnmektedir ve Belgrad’da adına bir müze kurulmuştur. Ayrıca Westinghouse müzesinde de kendi adına bir bölüm bulunmaktadır. Niagara Şelalelerindeki su türbinlerinin
orada da bir heykeli vardır. Ayrıca Amerikan adaletinin en yüksek karar mercii olan “supreme court” 1943 yılında daha önceden Marconi karşısında kaybettiği ve kendi buluşu olan Radyo’nun o güne değin hatalı bir biçimde Marconi’nin ismiyle anılmasını durduracak kararı vermiş ve Radyo’yunun icadının gerçek sahibinin Tesla olduğunu söylemiştir.
Zamanın ötesindeki bilim adamı
Tesla, daha yaşarken efsane bir isim olmuş ve elektriğin tanrısı olarak anılmaya başlamıştır. Elektrikle istediği herşeyi yapabilen bu mucidin 700′ün üzerinde patentli icadına rağmen geniş bir kesim içinse yararlı bir kaç buluşu haricinde tam bir delidir. Adının uzun bir zaman hafızalardan silinmesinin ve sadece çok küçük bir kesim içinde tanınmasının ardında ilginç iddialar yer almaktadır. Tesla’nın kapitalist sistemi çökertebilecek enerji teknolojisinin fazla derinlemesine araştırılması istenmemiştir ayrıca bu teknolojiyle süper güçlerin gizli projeler yürüttüğü iddiaları araştırmaya değerdir.
Tesla, New York’daki laboratuvarında yaptığı deneylerde bir kaç kilometreden hissedilen bir deprem yaratabilmiş sıradışı bir muciddir. Yıllar önce kablosuz iletişim de, sadece sesin ya da yazının değil her türden görüntünün aktarılmasının mümkün olduğunu düşünebilen bir kişidir. Dünyanın bütün iletişimini ve en önemlisi de enerji ihtiyacını kablosuz olarak atmosferden ve yerküreden yararlanarak sağlayabileceğini iddia etmiştir. Uzaktan kumanda teknolojisini icad etmiş ve çok büyük kalabalıklar önünde müzesinde de görebileceğiniz ilk uzaktan kumadalı gemi maketini yüzdürmeyi başarmıştır. Üzerinde çalıştığı ve sürekli olarak Hertz dalgalarından çok farklı ve çok çeşitli iletişimlere imkan sağlayan değişik dalga türleri üzerine çalışmıştır. Milyonlarca voltluk elektrik akımlarının her tarafa sıçradığı bir odada sakince kitabını okuyabilecek kadar egemendir elektriğe.
Özlü SözThere are lies, damned lies and benchmarks.
--Anonymous
57 Responses for "Nikola Tesla patlıcan mı?"
Dogu avrupa..
http://enveraltin.com/blog/technology/0305070946.html
Marin Soljacic kendi kisisel web sitesinde calismalarini Tesla’nin calismalarinin uzerine kurdugunu belirtiyor ve bircok yerde baskalari ile birlikte Tesla’nin da adini aniyor. Bence gazetecilere kizmanin anlami yok, cogunun moron oldugunu herkes biliyor zaten. Insanlar da isimlerle degil fiyatlarla ilgileniyor uzun suredir.
PS: Yasasin kotuluk butonu iyiymis.
Sabah gazetesi saçma bir haber yapmış, kablosuz enerji ileten çeşitli araçları günlük hayatta kullanıyoruz (mesela kapıların açılması için kullanılan proximity kartları, RFID etiketler vb çalışmak için gereken elektriği hep böyle alıyor).
Asıl söyleyeceğim ise, Tesla’nın bununla bir ilgisinin olmadığı. Elektromagnetik indüksiyon 1831 yılında Faraday tarafından bulunuyor, o sırada Tesla’nın doğmasına daha 25 yıl var. Üstelik bunun temelini oluşturan elektomagnetizm çok daha öncelere gider, mesela elektrik ve magnetizmin ayrılığı ve birbirlerini nasıl etkilediklerine dair 1600lerde William Gilbertand tarafından yazılmış De Magnete gibi bilimsel eserler vb var.
Daha sonra Tesla’nın da bu alanda birçok çalışması ve katkısı var, büyük bir adam. Ama bir mit haline getirilip alakasız işleri de ona atfetmek doğru değil. Adının anılmadığı ve alıntıladığın yazıda anlatılan bazı icatları olduğu ise düpedüz bullshit.
Bu tür şeyleri hiç bir kaynak göstermeyen isimsiz yazılardan okuyup hiç sorgulamadan kabul etmek yerine, biraz eleştirel düşünceyle yaklaşmakta büyük sağlık var.
Yazıya sorgulamadan inanma kısmına katılıyorum, zira Tesla hakkıdaki her yazıyı “değeri bilinmemiş adam ve yaptıkları” belgeselliği ile okuyor(d)um.
Alıntıladığım yazıda hangilerinin saçmalık olduğunu anlayacak & bunları ayıklayacak kadar da fizik eğitimim & bilgim yok açıkçası.. Bare saçmalık içerebilir yazayım yazının başına
$eytani not: 666.cı yorum size nasip olmuş.
Internet üzerinde Tesla hakkında yazılan yazılar bir çok efsaneyi içeriyor, hangisinin gerçek olduğunu çıkaramıyorum
Ancak Edison’un Tesla’nın önünü kestiği (AC, DC konusunda) ve Tesla’nın insanlığa büyük zarar getirebileceğini düşündüğü bazı projelerini yaktığı biliyor.
P.S: Yazının kopyalanan bir bölümünde “Nicola Tesla” geçiyor, “Nikola Tesla” doğrusudur
Bırakın şimdi Tesla’yı eski tasarıma n’oldu?
Ya eski tasarımın ne kadar çok fanı varmış, şaştım kaldım… Şimdiden ankette yeni tasarım çok kötü butonu mafyası tarafından sabote edilmiş
Bu daha web2.0 bi kere..
Ha bir de Eren,
Bu alıntıladığım yazının belini doğrultana kadar canım çıktı, typo manyağına çevirmişler yazıyı
Öyle kalsın, dikkatli okursan daha neler neler var..
Sabah gazetesíndeki haberde bahsedilen teknolojide ki verim %40 civarinda oldukca dusuk bir verim su an icin. Eger daha teknoloji gelisip olgunlasmadan bunu pazara surmeye baslayan uyaniklar olursa (ki hep vardir) bu buyuk bir enerji israfi ve daha fazla kuresel isinma olarak bize geri donecektir.
Tek solukta okudum
Focus Dergisi’ndeki Tesla hakkındaki makale de okunmazsa olmazlardandır… !
http://www.focusdergisi.com.tr/bilim_insanlari/1000_yilin_dahileri/00220/
Keza Nikola Tesla’nın hayatının anlatıldığı film izlenmezse olmazlardandır…
http://www.imdb.com/title/tt0079985/
Türkçe altyazısı mevcut değildi, en son hatırladığım, bu yaz dönemindeki tatilde neden olmasın
Bilgisayarımdaki AC/DC albümlerindeki her türlü AC/DC’yi AC ile değiştirdim, evet hastayım…
Hepimiz Nikola Tesla’yız… !
Nikola Tesla olmak insanın kendine yakışanı giymesidir… !
> Tek solukta okudum
Nasıl tek solukta okudun, ben tek solukta kaydıramadım bile. Farenin tekerini çevirmekten parmağım yoruldu, bırakıp sağdaki göstergeç tutup aşağı kadar çektim sonunda (tabii üşenmeyip klavyedeki end tuşuna bassam daha iyi olacaktı).
Gerçi şimdi tekrardan bakınca, ki bir yandan da final sonrası ödev yetiştirmeye çalıştığımı farkedince inanılmaz vakit aldığını da yeni yeni anladım
Tasarımdan kaynaklanıyor
(madem herkes tasarıma birşeyler giydiriyor, ben de boş durmayayım).
Bunun hepsini okumak hakkaten de sabır işiymiş. Gerçi ben de bir yere birşeyler karalayacaksam, klavyenin başına oturdum mu genelde kendimi kaybettiğimden (Isaac Mendez misali), hele ki bugün de faturadan ötürü kesilen elektriğin kesilen kablolarını düzeltip, tekrardan evi elektrikle buluşturduğumdan mıdır nedir, tam da havaya girmiştim, Tesla mıyım be mübarek diyerekten
bu yazıyı da görünce artık sen düşün ne gazla okuduğumu
… !
Yakın zamanda İnşaat Şirketi kuran arkadaşıma da çemkirmişliğim vardı, neden şirketin adını Tesla koymazsın be adam diyerekten…
Şirket ismi hazır, Tesla Yazılım , Karga Yazılım’da karar kılmıştık artık onu da arkadaşım kurar, olmadı kardeş şirket olurlar
… !
O tamamen duygusal nedenler zaten -özellikle- bu ülkede mucitlerin önünü tıpalıyor.
Bak mesela Henri Nestle zengindi. Bebeklerin yediği bildiğimiz nişastayı geliştirdi. 1800′lü yıllardan bu yana bildiğimiz nişastanın biraz cafcaflısını sürüyolar bebelerimizin önüne. 2007 deyiz ve adam hala NESTLE!
Benim mucidimde de para olsaydı nişastayı değil mama, börek haline bile getirirdi (:
Ama işte no many no icat (:
Tesla ya çok uzun zamandır hayranım ve hayran olmayada devam edeceğim.Gazetede haberi okuyunca aklıma hemen Tesla geldi ve onun bunu yıllar önce zaten yapmış olduğu.hatta yanlış hatırlamıyorsam onların yaptığı gibi kısa bir mesafeden değil tam 40 km (milde olabilir.)ötedeki ampulleri yakmayı başarmış bir insan.bir ara teslaya çok takmıştım hatta daha da ileri gidip rainbow project adlı projesi hakkında kitap yazan canadalı bir yazarla konuşma fırsatı bulmuştum.Gerçekten te tesla zamanının hatta zamanımızın çok ötesinde einsteindan kat kat daha iyi bir bilim adamıydı .tek kötü yanı hiç bir buluşunu veya düşüncesini kitaba dökememiş yada dökmüş ama ortada bulunmamasıdır.
bu yazınızla Nicola Teslayı tekrar onurlandırdığınız için size teşekkürü bir borç bilirim
ben de bu sıralar tesla coil’le edilenlere taktım, buyrun siz de takın: http://tesladownunder.com
http://arsiv.hurriyetim.com.tr/agora/00/01/28/phil.htm
duramadım,dayanamadım
Ben de bir yandan okuyorum, verilen linklerdeki yazıları, bir yandan da araştırıyorum, iyice dedektif havasına büründüm
İşte yeni bir ipucu
http://www.zamandayolculuk.com/cetinbal/teslazamandayolculuk.htm
Ben de ne kadar çok şey okumuşumdur Tesla hakkında diyordum şu zamana kadar, meğerse daha neler varmış
Biraz daha Tesla, biraz daha Tesla… !
Onu ben de okudum, peki sen şunu [http://www.sinirotesi.com/forum_baslik.asp?Baslik=642] biliyor musun
:O
Senin verdiğin linkin biraz daha detaylısını buldum.
http://sifirforum.com/komplo_teorileri/komplo_teorileri-t4363.0.html;msg56264#msg56264
Ama bir de şöyle bir tarz da yazılan var, iyice kafam bulandı…
http://www.ozgurdusunce.com/showpost.php?s=046f5299e997ec923dbe2fa1088a611a&p=9946&postcount=2
Yalnız hakikaten iyice komplo teorilerine daldım, bıraktım Tesla Coil’i, acaba başka komplo teorisi var mı diye bakınıyorum
Bu da işin magazinsel kısmı gibi ( Eveett Tesla bu kez de Tesla Lab’ı çıkışında Deniz Akkaya ile yakalandı. İddiaları reddeden çift, sadece deney yapıyorduk demekle yetindi
) , ne kadar komplo teorisi o kadar ilgi çekicilik…
Şimdi de Tesla’nın yazılarını buldum, bir dolu da komplo teorilerini okumaktan fırsat bulamıyorum ki
Off yaa nereden sardırttın şu teorilere, uyuşturucu gibi mübarek, biri bitti mi başka bir link arıyorsun
Ne kadar kızsam da yeni linklere açığız
… !
Emule’den indirdiğim Tesla’s.Secret.and.the.Soviet.Tesla.Weapons.(Tom.Bearden).(1988).avi filmini de izleyeyim bakalım. İngilizceymiş, o da şaşırtıcı
Ya bak şimdi, ikide bi Tesla filmleriyle çıkıp geliyosun, kotaya kıyıp ne var ne yok indiricem şimdi
Ya ikinci verdiğim film, daha öncelikli, hem de 489 MB
, o kadarcım MB kimsenin kotasına zeval vermez. Yav tamam indir faturayı bana yolla
Ama bu bahsettiğim 2. filmde hakikaten de komplo teorilerini doğrulayacak birşeyler yok değil, ama yin de şüphe uyandırmıyor değil… Of of of ne gizem kazandırdım filme yav
Gerçi ben de hepsini izleyemedim bir türlü, her seferin de birileri gelip böldü, hafta içi kesin kez izleyip araştırmalara kaldığım yerden devam. Zaten izlerken orada bir tarih geçiyor, hemen diğer dökümanlara da bakıp, hımmm bu tarih geçmiş mi diye böyle filmi izlemek dışında her birşeyi yapıyorum. O denli güzel. Kota ne ki
Tebrikler, mezuniyetin ve 2.’liğin için… !
Öyle bir anlatıyorsun ki Internet bağlatır bağlatmaz (şimdi birinin wireless’ına sızdım, adama ayıp olmasın
) indiricem
Son söylediğim film hakikaten Tesla’nın vakti zamanında bulduklarıyla bahsi geçen komplo teorilerine olan inancımı daha arttırmada etkili oldu. Hatta oradaki amcam da bunların bir kısmının üzerine basa basa anlatıyor. 1900′de tüm dünyanın tanıdığı bir bilim adamı nasıl oluyor da 1914 yılından sonra bütün yazılı kaynaklardan siliniyor, laboratuarları yakılıyor, kendisi ve buluşlarıyla ilgili tüm veriler ortadan kaldırılıyor tarzı birşeyler de söylemesi cabası. Depremlerden de bahsetmiyor değil…
En son Deja Vu’yu izledim, gerçi bazı yerlerinde saçmalıklar olsa da spoiler da vermeyeyim şimdi, kullandıkları teknolojilerden bahsederlerken, hımmm Tesla diye de düşünmeden edemedim. Gerçi şu aralar Tesla konusunda iyice paranoyak oldum, ne duysam Tesla’ya yoruyorum ya hayırlısı
Film daha çok Amerika’nın bakın ayağınızı denk alın mesajı verse de bahsedilen teknoloji Tesla’nın da vakti zamanında söylediği teknolojiler…
Gerçi bu aralar biraz daha duruldum, şimdi daha çok Tesla’nın yaptığı bilimsel çalışmalarla ilgili BBC videolarını felan indirdim
, eh canım komplo komplo da nereye kadar komplo
, hep hazırcılık olmaz biraz da kendimiz birkaç komplo teorisi bulmalıyız
, kolları sıvadım… !
hahah, dejavu’yu izlerken benim de aklıma tesla gelmişti
yaptığın arşiv iştahımı kabartmakta, bilesin
Aslında bir kaç ufak parça kaldı koleksiyonun tamamlanması için
Geçen defa arkadaşıma ed2k linkini yollamak için Tesla’s.Secret.and.the.Soviet.Tesla.Weapons’ı aradım ve bulamamıştım ya umarım gözden kaçırmışımdır, yoksa hakikaten nacizane bir parça olacak koleksiyonda
aaaaaaaaaaaaaaaa yetti ama
ikide bi $unu bunu izledim die hava atıp duruyosun, gel seninle bi deği$ toku$ yapalm:
eğer metal/hard rock dinleyicisi isen; sana süper koleksiyonumdan nadide bi dvd hazırliym, kar$ılığında senden Tesla koleksiyonunu $eyediym (dü$tüüm durumlara bak, Allah belanı versin Türk Telek0m ve kota mafyası)
:D
Zaten şu ara komplo teorileri de üretme konusunda bir kısırlık söz konusu
, belki senin aklına gelir birşeyler
Şimdi alıp bunları öyle kuru kuru izleyip bir komplo teorisi ortaya atmayacaksan hiç boşuna ziyan ettirme DVD’yi
Gerçi sende var birşeyler hissettim
, müzikle de beni kandırmaya çalışıyorsun ya hakikaten en doğru noktadan girdin. Hdd’min uçması ile giden bir döneme ait efsane Metal arşivimin yerini doldurmaz ama belki onların anılarını yaad etmeme yardımcı olur
Ama karşılığında alacağın, deli koleksiyonun da umarım farkındasındır, bilinçli izleyici isteriz
Bu arada hakikaten 3 aydır görüşmediğim çok samimi bir arkadaşımla 6 saat civarı felan görüşme fırsatı buldum ve o kadar yaşayarak Tesla’yı anlattım ki resmen yaşayarak. Hele arada bir yerde Edison’a da verdi veriştirdi
Gaza geldim yine, hepimiz Tesla’yız… !
Aslında Prestij’de de çok da detaylı olmasa da Tesla’dan vardı birşeyler, bu kadar senaryo sıkıntısı yaşayan Amerika’da nasıl oluyor da kimse girişmiyor bu işe. Galiba beni bekliyorlar 8-| Senaryoya katkı da isteriz
… !
bak $imdi ar$ivim uçtu dedin, içim sızladı
seç bakalm ar$iv çeşidini:
progresif
folk
gothic
darkwave
power
industrial
hard/glam/shock rock (tavsie edilir)
doom
black
heavy
ya da ortaya karışık
ha bu da komplo teorim:
Amerika’lılar Tesla’dan hareketle dünyayı ortadan ikiye bölüp yarısını sömürge altına almayı planlıyolar
Sen bir de beni görmeliydin, o hdd uçtuğunda evlat acısı gibi koydu
Gelelim Rebuilding a Metal Archive in 24 Hours
adlı eserin içeriğine öncelikle; şu yok yaw asıl bu bomba diyerekten lafa başlayıp da bir sonuca bağladığın (ben genelde pek bir kararsız olduğumdan bu iç hesaplaşmanın sonu 4 saati bile bulabilir), olmazsa olmaz dediklerin varsa ben ne kadar yok o olmasın desem de kabulümdür
Folk pek de olmasa sanki, progresif olur, hele gothic kesin olmalı, hard/glam/shock rock madem tavsiye etmişsin olmazsa olmaz, black ve heavy de olsa sanki güzel olur
Hatta neticede ortaya karışığa çıkıyor sanki bunun sonu 
Artık annem de vakti zamanında ninni yerine Pantera mı dinletiyordu nedir
Hatta çok da slov ağırlıklı olmasa mükemmel olur. Bu arada yatarken Metal müzik dinleyen kaç hasta vardır bilmiyorum ama bende inanılmaz rahatlatıcı bir uyku çekmede olmazsa olmaz görevi görüyor
Hımmm, tabi Tesla videoları konusunda eksiklerin olduğundan komplo teorilerin henüz olgunlaşmamış
, bu videolarla harmanladıktan sonra sen de kendi potansiyeline şaşıracaksın.
Bak ben yavaş yavaş normal insan moduna döndüm, daha doğrusu kendi standartlarıma o kadar da çok her gördüğüm olayda bir komplo aramamaya alıştırdım sayılır hafiften artık ne kadar normal insan modu oluyorsa. Normal insan işte yersen
Sonra beni uyarmadı olmasın
… !
hadi bakalm, ortaya karışık yapıyorum o zaman (bendeki grupları başka yerde bulamazsın ona göre
)
bu arada hangi şehirde yaşıyorsun
Hadi bakalım, bana arşivimin eksikliğini unutturacak bir çalışma bekliyorum, bu gazla
Sanki videolarda öyle kolay kolay bulunur türden değil, hele ki bazıları çoktan karaborsaya düştü
Hatta şu da olsun dediğin içinde ukte olmuş Tesla videosu varsa indireyim hadi, 256 ama kotasız meret…
İzmir
oki ilk fırsatta bi dvd donatıyorm
(içses: dvd’yi mektup zarfına koyup yollasam bi$i olur mu acaba
)
İçseeeesss gelmeyeyim oraya
Aslında hakkaten yaw, denesek mi ne kaybederiz ki. Ya da hiç DVD felan şimdi uğraşamam, yolladım derim, 3 gün geçer gitmez 5 gün geçer gitmez, sonra da aaa kaybolmuş ya postada ayağı olmasın
taam ya taam kargoyla yollarız
film listesini aliym hemen
vay bea ne güzel bende bu adamın peşinde az araştırma yapmadım. Bi tek icadına hasta olmuşumdur oda tesla deprem makinası.Bu adam resmen idolüm olmuştur
ne de olsa Kara Bilimin bir parçası..
Kara bilimin parçası falan diye adama iftira atmayın lütfen
Tesla hep insanlık için çalıştı, dağ gibi adamdı.. bugün şuraya şu satırları okuyabiliyorsak Tesla bobini sayesindedir
BBC.Documentary - Nikola.Tesla Alex Jones David Icke, Illuminati, Conspiracy, 9-11, September, WTC, Mind Control, MkUlt.mpg
Documentary - Nikola Tesla - The Genius Who Lit The World.avi
Nikola Tesla - Secret.of.Nikola.Tesla - The.Movie.(Tajna.Nikole.Tesle).(1980).avi ( bu zaten bilindiktir… )
Nikolo_Tesla.avi (Bu İngilizce değil
)
Phenomenon - The Lost Archives - The Missing Secrets Of Nikola Tesla.avi
Tesla’s Secret and the Soviet Tesla Weapons (Tom.Bearden) (1988).avi (bunu zaten fazlasıyla övmüştüm
)
Sanki eksik var gibi… Onları da bulurum. Hazır kargo konusunda da anlaşmışken
… !
bir mucidin beynindeki bir varlığın
bir başarıyı ortaya çıkarmak üzere olduğu sırada hissettiklerini gölgede bırakabilecek boyutlarda
bir esrimenin olacağına inanmıyorum..
N.TESLA
tesla bobini ve ac akımı buluşları dahil bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle yürüttüğü bütün çalışmaları ve paradan ziyade tüm insanlığa afrika ülkeleride dahil herkeze bedava elektirik taşıma hayali altında yatan temel felsefesi budur.
tüm bu çalışmaları tabi sadece kendi keselerini doldurmakla meşgul general electiric, j.p.morgon gibi devasa firmaların para kaynağına büyük oranda sekteye uratacağından ayarlı basın aracılığıyla adama karalama kampanyasını düzenlenmiş ve hayalperest olarak kapitalist sistem tarafından lanse edilmiştir.
tesla 7 ocak 1943 te hotel new yorkerdaki odasında vefat ettikten 1 gün sonra otel odasının içerisindeki kasasının içinde bulunan ve teslanın çok gizli olarak nitelendirdiği çalışma kağıtlarına f.b.ı tarafından el konulmuş adeta yangından mal kaçırtılmıştır..
bugün amerika süper güçse bunda gizliden yürüttüğü, tesla projelerinin çok büyük katkısı vardır. bu büyük deha maalesef büyük oyunların, ticari kaygıların ve ulusal güvenlik
politikalarının kurbanı olarak aramızdan ayrılmış, hala bile çalışmalarından büyük ilham alınarak, nobel ödülleri kazandırmış efsanevi isimlere ışık olmuştur.. uyanıl bi ülke temennisiyle..
O bu değil de geçen arkadaşımın teki Tesla hava civa, Edison’un namını lekelemek için abartılıyor diye birşeyler söyledi, hakkaten kavga edecektim
Bir de ampülü gösterip, iyi ki Edison varmış diyince en son elim ayağım titriyordu
… !
Tanrım! Bir canavar yarattım
Artık çok geeeçç (nihohhooo)
DVD’yi izleyince sen de artık bir canavar olacaksın… ! Seçilmişsin sen de
… !
ehuehea, olay bu boyuta geldi ya
oldu olcak bi blog açalım kollektif, her$ey nikola hakkında olsun- bak süper fikir bilemicim..
Hımmm, sende de o canavarı yawaştan görür gibi oldum
Hımmm, hatta komplo teorilerimizi de yazar; milleti de örgütleriz, en son Nasa, FBI, America’daki bilumum gizli kapaklı iş çevirenler yalanlamak için düzenli basın toplantıları düzenlerler
Ahaaa gaza geldim wallahi, hatta yavaştan senaryo da yazmaya başlarız. Sonrasında da sükseli bir adla filmini çekeriz, durun len 7 sinemacılar…
Yeni bir oluşum görüyorum 8-| … ! Aşkla geliyoruz, bekle bizi Tesla
… !
eheah, film biraz ütopik olar fekat blogger’dan komunite blogu oluşturabiliriz..
yazar olarak katılmak isteyenler “burdayım!” desin lütfen
Eee şey, ben, eee, şey
Rüşvet bile vereceğim be yaw, daha ne olsun…
Kendimi okula kaydettiriyor gibi hissettim. Okula yardım parası mıydı neydi öyle birşey vardı sanırsam, kayıt ücreti almak yasaklanınca daha da güzel yolunu bulmuşlardı
Bu hafta sonu da DVD’ni hazırlarım, hafta içinde de yollarım. Stajdan dönüş saatlerimde Yurtiçi Kargo kapanmıyordur umarım… !
Film de hemen olmaz canım sen de, dur hele biraz da yönetmenlik eğitimi neyim alalım
, o da kolay … !
nur içinde yatsın
http://elektrotanri.blogspot.com
Ehuehu
Toprağı bol olsun
Ekstra dökümanlar da indirdim
, bir gaz anımda böyle yumulup okuyacağım
… !
Bugün de Transformers’ı izledim (sosyal kişilik modeli çizdim
)
Hay iyice uyuz oldum, bu Amerikalılar’a haaa, yok bizde ne teknolojiler var, hele bir de kamuoyuna açıklamadıklarımızı bir görün var yaaa… Haa filmi sevmedim mi, bombaydı bence orası ayrı
Bir zamanlar hiç kaçırmadan çizgi filmlerini izlemek için kavga döğüş kopardığım zamanları düşününce
Yok biz bilmem kaç yıl öncesinden böyle böyle teknolojileri bulduk, hele ki film bitiyor ve anne babanın Amerika üzerine verdiği mesajlarsa, resmen ayağınızı denk alın mesajı
… ! Tanrı Amerika’yı korusun… !
Video listesini gördükten sonra ister istemez “yaşasın limitsiz adsl” diye bağırasım geldi
Bu arada yazının kaynağı : Bilim ve Ütopya dergisi, Bora Ataman, “Elektriğin tanrısı: Nikola Tesla” (sayı: 69)
@Tahir Emre
Arkadaşım 256′yı görünce sınırsız da olsa bir tiksinti oluşması gerek, ister istemez
… Şayet ben tiksindim, hakkaten. Hiç durmadan ilerleyen, 5 dakikalık videonun yüklenmesi için önce bir 10 dakika bekleyip sonra da 5 dakikamızı da videoyu izlemek için ayırmaya ihtiyaç duydurtmayan bir youtube istiyoruz, ya da daha hızlı internet (ımffff, anladın sen Telekom…)
@ev sahibi
Bu arada dvd için bir video daha geldi, ancak adam gibi dvd’ye yazayım dedim, Verbatim aldırıyorum ev arkadaşıma
, çakma bir dvd de olur diyorsan bana uyar
… !
Oki sen biriktir bakalm
Bu cuma yolcuyum ancak dönüşte dvd hazırlayabilirim zaten
http://www.bilimutopya.com.tr/index.php?option=com_content&task=view&id=55&Itemid=99999999
Bora Ataman, “Elektriğin tanrısı: Nikola Tesla” (sayı: 69)
Yazı bir zamanlar şurada duruyordu:
http://www.angelfire.com/nt/bahmet/Teslayaz1.doc
buradan uçmuş, şuradan ulaşılabiliyor ama dip notlar uçmuş:
http://64.233.183.104/search?q=cache:bjwaSIZdTqgJ:www.angelfire.com/nt/bahmet/Teslayaz1.doc+Teslayaz1.doc&hl=tr&ct=clnk&cd=1&gl=tr
yazının tamamına geçici olarak şuradan erişilebilir:
http://maidis.tripod.com/teslayaz1.doc
@ Tahir & Maidis
Kaynak için teşekkürler
deli deliküpeli
:)
Hmm guzel bilgiler toplanmis burada. Ben de Tesla’nın “The Electrical Experimenter” dergisinde yayinlamis oldugu otobiyografisi My Inventions’ını ekleyeyim bari.
http://www.lucidcafe.com/library/96jul/teslaautobio.html
Leave a reply