• Önce en sıcak gelişme ile başlayalım: dün Peter Lindgren 16 yıldır beraber çalıştığı Opeth‘den ayrılma kararı aldığnı açıkladı. Kendisi birşeyleri kaybettiğinden bahsediyor, en kısa zamanda bulabilmesini umuyoruz, ne diyelim.. Yeni gitarist eski Arch Enemy ve Talisman adamı Fredrik Åkesson olacakmış.
    Sonradan gelen alakasız fakat ek bilgi edit’i: Mikael’in İbrahim Tatlıses fanı olduğunu biliyor muydunuz? Biliyorum inanamıyorsunuz.. O halde sizi önce buraya (Mikael’in ofişıl myspace sayfası), sonra da Music listesine alalım..
  • Megadeth geçen haftalarda Lacuna Coil‘ın solisti Cristina‘yı da yanına katarak  Tout Le Monde‘u yeniden ısıttı. Vidyoyu buradan izleyebilirsiniz.
  • Progresif alemlerin kralı Rush yeni albümü “Snakes & Arrows“u çıkardı. Albümün ilk hiti Far Cry‘ın vidyosunu buradan izleyebilirsiniz (süper klip ;) ). Bu arada yeni gruplar kendini bu kadar çabuk bozarken, eski toprakların hala süper iş çıkarmalarına bayıldığmı söyleyeyim.
  • Hazır eski toprak demişken bir türlü fırsat bulup da yazamadığım W.A.S.P‘ın yeni albümü Dominator‘dan bahsedeyim. Eski enerjilerinden hiçbirşey kaybetmemişler. Albümdeki şarkılardan bir tanesi bile es geçilecek cinsten değil (özellikle Mercy pek gaz).
  • Şimdi de başka bir eski toprak King Diamond‘dan bahsedelim :) Hala hazırlık aşamasındaki yeni albümleri “Give Me Your Soul… Please“‘den çıkan ilk single “Never Ending Hilltam burada ücretsiz olarak indirilmeye hazır.
  • Paradise Lost daha önce burada bahsettiğim single’ın ardından In Requiem albümünü çıkardı ve sert ve mükemmel altyapısıyla bizi hayal kırıklığına uğratmadı ;)

  • Dream Theater’ın haziran ayında çıkacak Systematic Chaos albümünden (kapağı da şöyle) çıkan ilk şarkı The Dark Eternal Night’ın stüdyo kaydı geçen hafta Roadrunner tarafından youtube’a kondu (lö leziz).
  • Biraz da yurdum semalarında gezelim ve Mavi Sakal‘ın yeni albümünden bahsedelim: Yeni..Den! Peki neden? diye sormak istiyorum.. Albümdeki şarkıların malesef albümün adı gibi yeni olmadığını söylemem gerekiyor. Eski şarkılardan Şaşkın ve Çektir Git‘in yeni yorumlarının haricinde Tibet Ağırtan‘ın eski albümünden şarkıların yeni gibi ısıtılıp koyulması olmamış (şarkılar süper fakat Mavi Sakal’dan daha iyisini beklemek hakkımız ;) ).
  • Nedense yalnızca depresyona girdiğim ve çok çok üzgün olduğum zamanlar haricinde ruhumun dinlemeye el vermediği Hayko Cepkin, yeni albümünü yakında çıkaracak. Albüm kapağına tek kelimeyle hayran kaldım!



Bir de bundan sonra müzikle ilgili yazılarıma dinlenesi gruplar ile son vereyim diye düşündüm.
Jon Oliva‘nın müzik piyasasındaki “has” adamlardan olduğunu bilenler bilir ;) Ancak Savatage‘dan ayrıldıktan sonra neler yaptığı hakkında yakından takip eden müzikseverler haricinde bilen pek kimse yoktur. Efendim bu deha, artık birazcık :) ilerleyen yaşının getirdiği avantajdan olsa gerek (olgunluk diyelim) vokal kariyerinde fezaya erdi. Bir röportajında “sesimi hiç bu kadar iyi kullanmamıştım” demiş. Zaten yeni albümünü dinleyen kimse buna itiraz edemez. Yeni albüm..?

Jon Oliva, Savatage’dan ayrıldıktan sonra (sanırım kardeşi Criss‘in (ki o da erken yaşta yitip giden süper gitaristlerden biriydi) ölümü yüzünden bu adı verdi grubuna) kurduğu Jon Oliva’s Pain grubuyla kariyerine devam ediyor. Bu arada grubun elemanlarının çoğu Circle II Circle‘ın elamanlarından oluşuyor (ki tesadüfe bakın Jon, Savatage’dan ayrıldıktan sonra yerine gelen Zak‘ın (ki o da fevkalaldenin fevkinde bir beyfendidir, One Child ile zamanında beni benden almıştır) grubuydu C2C). İşte az önce bahsettiğim yeni albüm, 2006′nın sonlarına doğru Jon Oliva’s Pain’den çıkan Maniacal Renderings. Siz beğenir misiniz bilmem ama albümdeki Time to Die, Maniacal Renderings, Through The Eyes Of The King gibi parçalar bir klasik olabilir ve gerçekten çok sertler (gaz gaz.. ;) ). Hatta hemen Through The Eyes of the King‘i dinleyelim (jon baba beni affet.. nette hiç sample bulamadım albüme dair, mp3leri yarıda kesecek teknoloji ve yetenek de henüz bende yok :) ):

Through The Eyes of the King:

Gelelim Jon Oliva’nın Savatage’ın o muhteşem senfonikliğini entegre ettiği süper grup Trans Siberian Orchestra‘ya.. Fazla söze gerek yok, aşağıdaki şarkıyı dinleyin diyorum ;)

Wizards in Winter:

Not: Bu yazıyı bir hışımla yazdığım için gruplara link vermeye & resim koymaya takatim ve zamanım kalmadı.. ilgilenirseniz artık bir Google’larsınız ;)

İyi dinlemeler!