İstanbul..
Jun 27, 2007
Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, Gezegen
Günlüğüme birşeyler yazmayalı neredeyse iki hafta olmuş. İki haftadır bağlanamayan Internet yüzünden günlüğü ihmal etmem bir yana, en çok ortamlarda dönen bilimum flame’i senkronize takip edememiş olmaktan üzüntü duydum (şimdi de o kadar maili okumak yemiyor, neyse).
Neler oldu özet geçeyim kısaca:
Geçen hafta diploma töreni için Çanakkale’ye gittik. Ailecek yumurtayı kapıya sıkıştırma şampiyonu olduğumuz için, törene tören başladıktan bir saat sonra ancak yetişebildik. Ayrıca ben de aile ferdi olarak üzerime düşeni yapıp, diplomayı alabilmek için gerekli ilişki kesme belgelerini teslim etme gününü kaçırdığımdan, diplomamı alamadım
(ve fekat öğrenci işleri adamı Hasan abi, omzumdan aşağı sarkmış cüppeme, yamuk duran kepime ve törendeki diplomasız tek kişi olduğumdan sokak kızı irma gibi
modunda dolanan bana bakarak acıyıp törenden sonra diplomamı verdi)
Tören ayrı bir komedi idi (öğrencilerin “resmi geçit” yaptıkları sırada e$$ek kadar kolonlarla bangır bangır Serdar Ortaç’tan “Binlerce Dansöz Var” şarkısının çalındığını söylemem yeterli olur sanırım
)
Aslında ortama ailem zoruyla girdiğimden (ki şimdiye kadar ortaokul & lise olmak üzere hiçbir mezuniyet olayına ısrarla katılmamıştım) ve tören boyunca görüş alanlarından bayağı uzak olduğumdan, “kep atma töreni”‘nde kepime sahip çıkıp atmamayı düşünüyordum. Ama tam karşımda Necdet Hoca’nın sanki Uğur’u mezun ediyormuş gibi bana baktığını görünce, “hadi atiym de ayıp olmasın” dedim
(törenden önce ananemden “bre torun, tören bitince eve kepsiz gelirsen tez zamanda kafan kırıla” talimatını aldığım için kepler atıldıktan sonra yerde gördüğüm ilk kepi hacılamak zorunda kaldım, sahibinden özür diliyorum
)
Ev taşımak çok zor işmiş, ama sonunda herşey yerli yerine oturdu. Çanakkale’deki evle şimdiki birbirine çok benzediğinden taşındığımın farkına varamıyorum henüz, ama yeni evimi Çanakkale’dekinden daha çok sevdim

(sol: Çanakkale, sağ: İstanbul)
Canım ananem Bodrum ve Çanakkale’deki geleneğini bozmayarak yine dürbünle gemileri röntgenlemeye devam ediyor, huylu huyundan vazgeçmez diyoruz 
Önümüzdeki hafta bir takım güzel haberlerle gelmeyi umuyorum, şimdilik ipucu; burası neresi? (bilene 4 ay içinde imzalı bir kitap hediye edicem
)
Bu Yazıyı Paylaşın
21 Responses for "İstanbul.."
Ben de diyorum akregator’um mu bozuldu ne, senin siteden yeni haber gelmiyor diye telaşlandıydım
Mezun olduğun için tebrikler. Mezun olmak tebrik gerektirir mi bilmiyorum ama lafın gelişi işte.
Bu arada “burası neresi” bilmecesinin cevabı Edirne taraflarında bir yer desem, sallamış olurum sanırım. Öyle esti işime. Yeni yazılarını bekliyorum.
işime demişim, içime olacak.
yaşasın kötülük!
ehah, evet bir miktar sallamışsın
(mek’an İstanbul’da)
mekan itu’yu hatirlatiyor bana
ehüw, gözlerin çok iiymiş
kipatı istersen adresi buraya $eyedebilrsn: moonquelle@gmail.com
“sanki Uğur’u mezun ediyormuş gibi” tam da o zamanı tarif etmiş.
Uğur’un kep törenine daha çok zaman olsa da, önünüzde (anaokulunu da sayarsak
) 4 mezuniyet töreni daha olacak hocam, bence çok şanslısınız
İTÜ ? Yüksek ? Bu arada ev nerede ? Tam denizin karşısında ev mi tutulur ?
Hmmmm, hazine kokusu alıyorum.. :p
En içten duygularla, mezuniyetini kutlarım!
Sevgilerimle
Sen yine iyisin diplomanı alabilmişsin. Benim mezuniyet törenim seninkinden çok daha eğlenceli geçmiş olabilir ama elimde bir belge maalesef yok. Hocam hala tezimi okumamakta inat ediyor. Üstüne üstlük haftaya işe başlama ihtimalim var (yani istanbul yolları bana gözüküyor)ama benim adamlara gösterecek bir “Muhtemelen mezun” belgem bile yokkkkkkk.
ha bu arada benmim blog u yeni açtım.(aylardır seni sayfalarında dolaşmaktan seni kıskandım galiba
). Şu sıralar iade-i ziyarette bulunmanı tavsiye etmem. Elin boş dönersin.
@Alper
*Ağaçlara bakarak “burası İTÜ” diyecek kimse olmadığını sandığımdan biraz erken söylemiş oldum ama kesin sonuç haftaya belli oluyor
*Ev Tarabya’da- ananeyle yaşamanın avantajlarından biri
(yoksa cebimde be$ kuruşum yok, nerde bende böyle ev tutmak
)
@ Godness
Tijikürler
@OcbyOzi
Günlüğün hayırlı olsun, ben de link verdim sana (bi iki post yazsan fena olmaz hani, tıklayanlar bo$ sayfa görünce..
)
“imzalı bir kitap” ifadesine dikkat eden olmamış, kimin kitabını imzalayacaksın diye sorayım. Ben biliyorum ama milletin aklını bulandırayım bari
Ihm, öhm ığğrm..
susmayı tercih ediyorm
Bilmiş olmayı isterdim
ama ne yazık ki istanbul hakkında bi fikrim yok
bu arada şehir değiştirmişsin , hayırlı olsun
bana biraz yıldız parkında göletin yanındaki ağaçları anımsattı.
gerçi bütün ağaçlar birbirine benzer ama…
Mezuniyetini kutlarım Pınar, yüksek lisansa da kabul olursun inşallah
Sağolasın Mert
Ee o zaman arada ITU’den karsiya gecip sanayi sitesi icinde ileri duzey bilisim faaliyeti gostermeye calisan sirketimizde Linux temelli Flash/Flex calismalarimiza da bir bakarsin!
..belki de Maslak’taki işyerimden sizi ziyarete gelirim
bu arada haXe diye bir dili ilk defa duyuyorum..
haxe ve sanal makinası Neko ilginçtir bir hayli.
Javascript ve Actionscript 2/3 yani meşhur ECMA dillerine iyi bir alternatif olmanın yanı sıra Desktop’ta da server tarafında da harikalar yaratalabilir. Neko, az RAM ve CPU harcar, karmaşık bir C API sinin (GNOME
?) içine gömülebilir, Flash Player’ı dış dünyaya bağlayabilir vs…
Yalnız tabi bazı önemli dil bileşenlerini içermemekte haXe. Bu da kullanım oranını çok yükseltmeyecek gibi…
Leave a reply