PINguAR.org
Steven Vaughan yapmış gene yapacağını, Debian Ölüyor Mu? demiş.
Debian 1.2′nin 93 yılında piyasaya sürüldüğü halde, halen 4.0′ın çıkmadığını hesaba katarak bir zamanlar camianın göz bebeği olan Debian’ın artık bunalımda olduğundan bahsetmiş, o da yetmemiş Debian listelerinde yalama olan olaylara * kadar uzanmış. Matthew Garrett’in istifası da dahil, Debian geliştiricilerinin bir bir Debian’dan ayrılmalarının * sebebini geliştirmeden önce gelen Debian politikalarına bağlamış - ki bu noktada Vaughan amcaya katılmayan yoktur sanırım.
Gerçekten eğer verilecek her karar saçma sapan bir tartışma ve bir yere varamamaya gitmeye devam ederse, Debian’dan “Debian mı? Duymuştum galiba onu. Ubuntu’nun atası değil miydi o?
” diye bahsedilecek günler pek de uzak görünmüyor.
Kendisiyle savaşta olan bir camianın yerden yere vurulmasını okumak istiyorsanız buradan buyrun.
Özlü SözThere are two kind of sysadmins: Paranoids and Losers.
--Anonymous
10 Responses for "Good Old Debian…"
Gerçekten çok cins bir dağıtım Debian. Bugüne kadar masaüstü bilgisayarlarda hiç kullanmasam da, sunucu olarak çok işime yarıyor olsa da yazıda haklılık payı var.
Ha şu da var ki; sürüm numarasından kime ne? Hemen her gün bir sunucuya Debian kuruyorum, çalışıyor mu? Çalışıyor.
Kurulumunu ve diğer araçlarını (Apache/Qmail vs.) tamamladıktan sonra o makineyle bir daha benim işim olmuyor.
Çoğu kişinin Debian’dan uzak durmasının sebebi olan şu sürüm politikasını biraz daha düzene sokmaları gerekir ama.
24′lü bir CD çantamda full Debian CD’leri mevcut. Niye? Raid diskler için şu, Dell server’lar için bu, IBM eServer serisi için başka bir sürüm kurmak gerekiyor zira..
Gülü seven dikenine katlanır demişler ama nereye kadar?..
Her şeye inanırım ama Debian’ın öleceğine inanmam. İnsanlığın en büyük yazılım projesi debian.
Aslında Debian’ın mevcut yapısı hem kimsenin burun çeviremeyeceği bir başarıyı hem de genellikle son kullanıcı odaklı eleştirilerin kaynağını oluşturuyor.
Bugün dünya çapında istatistiksel olarak en büyük kullanım oranına sahip olan Ubuntu’nun yükselişi de söz konusu eleştirilerin bir ürünü bence.
Debian’ın öleceğine inanmıyorum… Aslında seslerin yükselmeye başlaması iyiye işaret. Bu sesler birileri tarafından duyuluyor olmalı ki Aralık ayında duyurulması planlanan stable bir sürüm söz konusu.
Aslında bana kalırsa iki release arasında en az 1 yıl olmalı… Bu fikri ofiste kullandığım Ubuntu sayesinde edindim. 6 ayda bir işletim sistemini tekrar yüklemek o sistemle iş güç yapan biri için sıkıcı bir durum olabiliyor. Üstelik Ubuntu versiyonları arası ‘dist-upgrade’ yapmak Debian’da olduğu kadar güvenli değil gibi görünüyor.
Zaten sürüm numaraları herhangi bir şeyin ölçütü olamaz. Ama Vaughan’ı isyan ettiren şey, saçma sapan tartışmalar yüzünden dağıtımı geliştirmenin ikinci planda kalması.
Mesela Ubuntu, Debian’ın sağlam tabanını aldı ve gerçekten kısa bir süreçte -her ne kadar Ubuntu kullanmaya yanaşmasak da *- takdir edilesi bir dağıtım yarattılar. Demek ki isteyince problemler aşılıyormuş.
Ama dediğiniz gibi, seslerin yükselmesi iyiye işaret. Debian’ın silkelenip kendine gelebilmesi için…
debian olmez vatan bolunmez
Bu slogan benim de aklıma gelmişti
Eskiden (windows kullandıgım yıllarda) belli aralıklarla windows kurardım, çünkü kurmam gerekirdi, şimdi debian kullandığım zamanlarda da belli aralıklarla debian kurmam gerekiyor, çünkü gerekiyor, çok şükür bir sürü dağıtım var da debian’a mahkum değiliz.. Ben de ilerde debian’dan good old debian diye bahsedicem muhtemelen.
Kişisel olarak Debian’dan çile çekmiyorum seninki gibi.
Yalnız, hani görüyorum mesela Ubuntu’da; kurulur kurulmaz dizüstü’nün pil durumunu göstersin, wireless’ı kapsın götürsün, bu tür işler için saatlerimi harcamayayım… Tabii gökten iki elma düşsün, Debian tek sürümde herşeyi halletmiş olsun demek de değil bu.. Zaten son kullanıcıların dağıtımı olarak da nam salmış bir dağıtım değil..
Ama olacak elinde sonunda… Brave New Debian falan olacak
Tabii gökten iki elma düşsün, Debian tek sürümde herşeyi halletmiş olsun demek de değil bu..
Belki sorunun kaynağı da burada yatıyordur. Debian bu işleri bir üst sürümle yapamayabilir* ancak dışarıdan bakıldığında Debian ile ilgili görüşler Recai Oktaş’ın anlattıkları gibi toz pembe değil.
* Mark Shuttleworth, Ubuntu’da ilk sürümünde yapmıştır aslında..
[…] Daha önce Good Old Debian ile kulaklarını çınlattığımız Steven J. Vaughan amca bu sefer ilginç bir araştırma ile karşımıza çıkıyor. DesktopLinux.com kullanıcılarına 2007 yılında en çok kullandıkları uygulamaları/sistemleri sormuşlar. En çok kullanılan işletim sistemi Ubuntu, masaüstü ortamı GNOME, e-posta istemcisi Thunderbird ve tarayıcı da Firefox çıkmış. […]
Leave a reply