PINguAR.org
Sonunda eve döndüm. Kısa kısa yazayım olan biteni:
Kıssadan Hisse: Bir daha asla 85 yaşında bir adet yaramaz ananeye uçuş kartını da verdikten sonra: “Sen burada uslu uslu otur anane, ben 10 dk. sonra gelicem” deyip tek bırakma.
Not: Merak ederseniz bir kaç Venedik fotoğrafı burada, Almanya’da bir kaç tane de burada
Özlü SözGood code is its own best documentation. As you're about to add a comment, ask yourself, 'How can I improve the code so that this comment isn't needed?' Improve the code and then document it to make it even clearer.
--Steve McConnell, Code Complete
5 Responses for "Gezi Notları (a.k.a Talihsiz Serüvenler Dizisi)"
İtalya türklere benzer diyorlardı. Hiç bir böyle kaanata vardınız mı ? Birde almanya’da normal su içilir, hele türk marketlerinde bol bol su bulursun. Hata büyük marketler (Aldi,Lidl,vs.) de artık türk insanların su ihtiyacın karşılamak için, normal su getirmeye bile başladılar. Ama almanlar dediğiniz gibi maden suyu içerler. Ayrı bir merakları var nedense.
Venedik fotorafları da güzelmiş bu arada
Son noktaya da değinmek istiyorum. İnsanın memleketi gibisi yok, ama çevrenin buna büyük bir etkisi var. Türkiyede çevreniz (Akraba,arkadaşlar,vs.) almanya’da olsa orda da yaşardınız. Ama herşeyi sistematik şekilde yapmları, bir süre sonra sıkıcı gelebilir.
Kağıtlarınız da en kısa zamanda yeniden çıkartırsınız umarım. Zordur öyle tüm önemli şeyleri birde kaybetmek.
Evet, dediğiniz gibi İtalyanlar da tıpkı bizim gibi sıcak insanlar. Kendimi Türkiye’deymişim gibi hissettim desem yeridir
Bir de Almanya’ya daha önceki gidişlerimde hep normal su alıyordum Türk marketlerinden, ama bu sefer yanımdakiler devamlı maden suyu dikince kafalarına, ben de (ortama) uyayım dedim
(her içişimde ağzımı buruşturup şekilden şekile girdiğimi de söylememe gerek yok heralde
Anneanne olayına çok güldüm. yakınınızdaydaysa lütfen benim yerime ellerinden öpüverin
Sevgilerimle
Az önce yanına gidip, sizin için yanaklarından öptüm
Size de çok teşekkür etti, selamlar söyledi
–>
[…] Tam yola çıkacağım gün ananemle annem çarşıya çıkmışlardı. Aslında ananemi dışarı çıkarken hiç yalnız bırakmam, fakat ne de olsa ananemin yanında annem var diyerek yolculuktan önce işlerimi organize etmek için evde kalmıştım. Fakat farkında olmadığım şey, ananeme “sen burada uslu uslu bekle, ben iki dakika sonra geleceğim” lafını söyleyince, tam tersi reaksiyon aldığımız ve ananemin bırakıldığı yerden mutlaka bir yaramazlık fikriyle sırra kadem bastığını annemin unutmuş olmasıydı.. (bkz: geçen sene Atatürk Havalanında yaşananlar) O gün de annem arabayı parkedip iki dakika sonra geleceğini söyleyince, ananem karşısındaki manavda gözüne kestirdiği domatesleri almak maksadıyla arabadan sıvışmış ve soluğu manavda almış. Bir de gizli işler karıştırmanın verdiği heyecandan olsa gerek; miniğin ayağı kaymış ve malesef kalçasını kırmış […]
Leave a reply