PINguAR.org

Archive for the ‘WIC’ Category


Joomla Türkiye, Kadın Geliştiricileri Bekliyor..

Jan 20, 2008 Author: PINguAR | Filed under: Linux, WIC

Joomla! Türkiye Koordinatörlüğü, Joomla!nın sadece erkek işi olmadığını biliyor. Kadının eşsiz zerafetini ve estetiğini takdir edip, ona gıpta ediyor. Ve işte seni de aramıza davet ediyor. Joomla! ile ilgilenen bir bayansan, başvur ve J!T’de aktif rol al…

Her ne kadar “bayan” kelimesine bir türlü alışamasam da.. :) sloganları için alternatif bir isim de gelmedi aklıma. Joomla Türkiye, aralarında az sayıda kadın geliştirici olmasından yola çıkarak bir duyarlılık örneği göstermiş ve bir kampanya başlatmış.

Gelen taleplere göre kadınları özel ekiplere yerleştirmeyi ve özel site kurmayı düşünüyorlarmış. Daha fazla bilgiyi buradan alabilirsiniz.

Ruby Multipled By Agile & RoR Podcast’ı

Jun 4, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Ruby, WIC, Java, Gezegen

Uykusuzluk insanın hayal gücünde ve görme yetisinde oyunlar oynayabiliyor. Aşağıdaki fotoğrafa ilk baktığımda, Matz’ın (en sağdaki) yerlere kadar uzanan kırmızı bir pelerin giyen, göğsünün ortasında kocaman bir M yazan bir süperkahraman olduğunu falan zannettim :)

Herneyse, harika bir vidyo: Kenji Hiranabe, Shintaro Kakutani, ve bizim Matz C++, Java ve Ruby’yi irdeliyorlar (ingilizce altyazı mevcut).

Diğer güzellik de Rails Podcast’inin yeni bölümü. Çoğu devchix‘ten olan bağyanlar ile bilişim ve programlama dünyasında kadınlar hakkında sohbet etmişler:

Şenlik 2007′nin Ardından

May 7, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, WIC, Guncel, Seminerler, Gezegen

Geçen hafta Çarşamba sabahı Şenlik‘e katılmak için ayrıldığım Çanakkale’ye bir iki saat önce döndüm. Nete pek girme fırsatım olmadı, o yüzden adeti bozmayayım, verdiğim her uzunca aradan sonra yaptığım gibi listeleyeyim. Gün gün şenlik 2007‘de başımdan geçenler:

  • Öncelikle her etkinlik/seminer ve şenlikte üstüme yapışıp kalan gereksiz utangaçlığımdan bu sefer bir miktar kurtuldum sanırım :roll: İsmen tanıdığım hemen hemen herkesle tanıştım.
  • İlk gün süper geçen bir Seminer-CG toplantımız vardı (aslında ben ufaktan mdakin’in seminerine sıvışmak üzereydim ki, Kaya beni yakamdan tutup C salonuna götürdü). Şimdiye kadar katıldığım en enstantaneli toplantıydı: şu an aklıma gelenler Löker‘in Lost’daki Dharma’cılar gibi “Linux Nedir?” vidyosu hazırlama önerisi, Didem‘in “Had leen” çıkışları, … Bir de Seminer-CG’nin yeni üyelere ihtiyacı var, buradan ben de duyurmuş olayım.
  • Aynı gün Eclipse’in GSoC öğrencisi, ODTÜ’den Çağatay‘la tanıştım. Günlük açma konusunda kendisinin bir miktar aklını çelmeye çalıştım, umarım GSoC’da neler olup bittiğini yazacağı bir günlük açar (ki halen okul belgelerini Google’a göndermeye üşenen ben’e bir örnek olur).
  • 2. gün benim de konuşmacı olduğum Bilişim ve Kadınlar: Meslek Seçiminden Hayata paneli vardı. Her konuşmacının 10 dakika süresi olduğu için o süreye sığdırabildiğim kadar konuşmaya çalıştım. Reyyan hocam akademik ve sosyal hayatımızdan da bahsetmemizi istemişti. Aslında bulup bulabileceği en kötü örnek bendim sanırım bu konuda: günümün ~15 saatini bilgisayar başında geçirdiğimi söyledikten sonra bir an “Tanrım, neden ben?” diye atıma binip uzaklaşmak istedim salondan :)

    Neyse ki diğer konuşmacılar; ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün kurucusu ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Ögretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Yalabık, Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölüm Başkanı Reyyan Ayfer, 2001 yilinda Birleşmiş Milletler tarafindan “9 Başarili Türk İs Kadınları”ndan biri olarak seçilmiş, turk.internet.com sitesinin sahip olduğu Intervizyon şirketinin Genel Müdürü Füsun Nebil ve Bilkent Üniversitesi BilWIC Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Begüm Saygeçitli beni kurtardı.

  • Şenlikte tanıştığım isimlerden biri de Melih Bayram Dede idi. Kendisi İstanbul’a geldiğimde bir TV programına katılmam için teklifte bulundu. Seve seve kabul ettim ben de, zaten bir TV kusurdu.. :)
  • Yine aynı gün kendimi zorla davet ettirdiğim öğle yemeğinde sevgili Tekman hocamla bitmek bilmeyen projemi konuşma fırsatım oldu. İşin içine manifestler ve türlü zamazingo tasarı girince Necdet hocayla beraber bu işi 1 ayda bitiremeyeceğime kanaat getirdiler. Hatta Necdet hoca sağolsun önümde daha 1 senem olduğunu, rahat rahat bitirebileceğimi söyleyerek üstü kapalı şekilde beni sınıfta bırakmakla tehdit etti :)
  • 3. gün Ulak6Net Görev Gücü toplantımız vardı. Seminerlerden sonra çimenlerin üzerinde yuvarlak yer masası toplantısı yaptık, fotoğrafları alınca buraya da koyucam.
    Toplantının ardından LKD Paneli vardı… ama sanırım bir yere varamadı.
  • Yine aynı gün sensei‘yle konuşma fırsatım oldu. Çok şanslı bir çekirge olduğumu söylemek istiyorum, öğrencisini böyle rahatlatan, sıkboğaz etmeyen başka mentor yeryüzünde yoktur heralde.
  • Son gün şenliğe ananemle annemi de getirdim. Hüzeyfe seminerin ortasında salona dalan ananemi görünce geçici bir şok yaşamış duyduğuma göre, ama kendisine sorma fırsatım olmadı.
  • Ve kapanışta LKD Yılın Penguenleri ödülleri vardı; ben de En Çalışkan Penguen seçildim. Aslında kendimizin çalıp kendimizin oynadığı bir etkinlik olmasa ödülü bir miktar anlamlandırabilirdim tabii ama yine de beni bu ödüle layık gören herkese çok teşekkürler ;)

  • Aslında yukarıda anlattığım etkinliklerin haricinde bir iki seminer/etkinliğe daha katıldım ancak kalan vaktimin çoğu Ankara’da kaybolmakla geçti. Hayatımda sehiriçinde bu kadar süratli ve acayip araba süren bir güruh görmedim. Annemden cebren ve hile ile her arabasını alıp yola çıktığımda kendimi ya şehirdışında buldum ya da yanlışlıkla yol ayrımını kaçırıp (ya da tırsıp uygun şeride geçemeyip) karşı şeride geçmek için kavşak aradım (ve Ankara’da karşı şeride geçmenin yalnızca üst geçitlerle olduğunu çok sonra öğrendim). Bunların haricinde trafikte bol bol cinnet geçirdim ve hayatımı film şeridinden izledim.
  • Zaten bu girdi yeterince uzun oldu, bare bunu da buraya yazayım. Geçen hafta açtığım anket sonuçları belli oldu: 10 kişi müzikle ilgili yazıların başka bir günlükte olmasını isterken, 17 kişi aynı yerde yayınlanmasını istemiş. 6 kişi farketmez demiş ve 5 kişi benden dayak yemek istemiş. Ben de çareyi günlüğün adını değiştirmekte buldum, çünkü günlüğün adı “Pınar’ın Linux Günlüğü” olunca farklı içerikte yazılar yazmak beni rahatsız ediyordu.

Yukarıdaki fotoğraf da şenlikte çektiğim tek kare (ve dandik cep telefonu kamerasının bile bu güzel bağyanın şirinliğine toz kondurmadığına dikkat ediniz, ehem).

Joomla & WsoP

Jun 15, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Gnome, Faideli Programlar, WIC, Muzik, Gezegen

Son iki üç gündür son zamanların trendi Joomla‘yla ilgileniyorum. Aslında üzerinde biraz vakit harcamadan önce “İçerik Yönetimi” kavramı bana çok uzak geliyordu. Ama zamanla Joomla’nın size sunduğu imkanları (modüller, component’ler vs.) görünce “şunu da ekleyeyim, bu component neymiş acaba?” diye kendinizi kaybediyorsunuz :)

Joomla kullanarak şimdilik *taslak* formunda olan ve folk metali tanıtmayı amaçladığım bir site tasarladım (bunun işi bitince sıra power’a da gelecek :) ). Genel olarak 5-6 başarılı folk metal grubu (Finntroll, Elvenking, Korpiklaani, Mägo de Oz vs.) hakkında biyografi diskografi vs. gibi bilgiler bulunuyor. Şimdilik üyelik kısmı pek bir işe yaramıyor, bir de simpleboard ile bir forum ekleyeceğim beta versiyonunun çıkardığı sorunları halledersem. Kendisi şu an böylesine berbat bir adreste, ama ilerde ne olur bilinmez…

Bu arada… Buralarda birşeyler oluyor w(^o^)W

Kadın ve Bilişim Günü

Mar 30, 2006 Author: PINguAR | Filed under: WIC, Guncel, Gezegen

Kadın Adayları Destekleme ve Eğitme Derneği, 30 Mart’ı; “Kadın ve Bilişim Günü” olarak literatüre geçirmeyi hedefliyor. Bu yıl, “Teknolojiye Başlıyoruz!” teması çerçevesinde teknolojiyi kadınların yaşamına daha fazla entegre etmek amacıyla yola çıkıldı. Bugün de *teknolojiyle başaran” kadınların konuşmacı olarak katıldığı bir etkinlik düzenlendi.

Etkinlikte, kadınların özel hayatının temel öğeleri; aile ve çocuk eğitiminden tutun kişisel gelişim gibi geniş yelpazede konular hakkında standlar kuruldu ve belki bir çok kadın ilk kez bilgisayar ve interneti “keşfetme” imkanı buldu.

Güzel bir şey tabii. Kadın ve teknoloji arasındaki bariyerleri kaldırmak ve kadınların bilgisayar ve internet kullanarak yaşamlarına değer katmalarını sağlamak adına güzel bir şey.

Bu tür etkinliklerin artmasını temenni etmenin yanında, aslında herkesin yapabileceği basit ama yararlı bir çok şey var. Kadınların neden “Linux’tan uzak durdukları” bir yana, neden bilgisayar dünyasının dışında kaldıkları hakkında biraz düşünebilir ve bu durumu iyileştirmenin yollarını arayabiliriz. En azından belli başlı önyargıları kafamızdan atıp, nasıl daha çok kadını bilgisayar ile ve belki bir adım ilerisi; Linux ile tanıştırabiliriz bunları düşünmemiz gerek.

Yoksa siz hala, “Kadınlar bilgisayardan * uzak duruyorlar, çünkü öyle istiyorlar!” diyenlerden misiniz? O zaman değerli vaktinizin bir bölümünü bu belgeye ayırmanız fikirlerinizin bir parça değişmesine yol açacaktır - diye umuyorum.

Bilgisayar bilimleriyle ilgilenen çoğu kadının okurken “tıpkısının aynısı” :) düşünceleri paylaşacağına inandığım; Val Henson‘un yazdığı HOWTO Encourage Women in Linux belgesinin çevirisi bitti.

Bu arada, PenguinTV hoş bir programa benziyor ^o~

Özlü Söz

The first 90% of the code accounts for the first 90% of the development time. The remaining 10% of the code accounts for the other 90% of the development time.
--Tom Cargill

Last.FM

Son Ziyaretçiler