PINguAR.org
Aslında elimdeki işleri hafifletmeden bu haberi ifşa etmek niyetinde değildim ama sağolsun Necdet Hoca beni afişe etmiş bile
Yazın uğraşacak birşeylerim olsun, hem eğleneyim, hem de tospa alacak param olsun diyerek Google Summer of Code‘a başvurmuştum. Başvurduğum Gaim’in (Pidgin?) sertifika yöneticisi projesi (itiraf edeyim gözüm bundaydı aslında), GNOME projelerinden Evolution için şifreleme ve anahtar seçimi entegrasyonu ve Jabber protokolü için sunucuların doğrulanmasında sertifika kullanımı için arayüz projelerinden Evolution için olanı kabul edilmiş.
Tabii projeyi başarıyla tamamlamak, seçilmekten daha önemli.. Her halikarda hâlükârda eğlenceli bir iş olacağına eminim
Kabüllenemediğim bazı nedenlerden dolayı yaklaşık bir buçuk senedir görev yaptığım Seminer-CG‘den Necdet Hoca ile beraber ben de ayrıldım. Bu süre zarfı içinde grup çalışması ve insan ilişkileri bakımından güzel şeyler öğrendim; zaman içinde birlikte çalışmaktan keyif aldığım Barış, Löker, Çağlar (ve grupta olmamasına rağmen bize bizden çok yardım eden Doruk) gruptan ayrıldı… grupta çalışmayı hiç bırakmayacakmışız gibi gelse de şimdi de biz ayrılıyoruz. Yalnızca 2006′daki şenlikten bu yana 94 seminer gerçekleştirilmiş, aramıza 46 yeni konuşmacı katılmış, 78 yeni seminer notu hazırlanmış. Çalışma tempomuzu ve yaptıklarımızı bildiğim için, açıkçası içim çok rahat. Bu çalışma tempomuzun diğer çalışma gruplarına da örnek olmasını dilerim.
Herneyse. Ben de artık Seminer-CG’ye harcamakta olduğum zamanımı ve emeğimi Ulakbim‘e harcamaya karar verdim. Bakalım IPv6 Task Force olarak nelere imza atacağız
Not: Bu da günlüğüme 100. yazım.. Bir gruptan ayrılıp, yeni bir gruba katıldığımı haber vermem için bekliyormuş beni meğer..
Hem Hakan (dmRy) hem de Alper (mürekkep ekibi) beni yeni bir mim dalgasına sürüklemiş. Mimleri bugün ne yediniz, içtiniz şeklinde olmadığı zaman seviyorum
Bu seferki de güzel bir mim: Gözde Teknolojiniz Hangisi?
Açıkçası teknolojiyi pek takip eden biri değilim, daha çok teknoloji çılgını abim sayesinde bazı şeyleri takip edebiliyorum (iki sene önce bilgisayarını telefonu ile kumanda ettiğini (ve telefonunda Linux kullandığını!) gördükten sonra gözlerimi üzerinden ayırmıyorum diyebilirim
). O yüzden ben hayatımda teknolojiyle bağlantılı ve benim için zamanında/halen büyük yeri olan bazı şeyleri (birbirine yakın olanları aynı kategoride) sıralayacağım:
Internet, e-mail GNU, Linux (gönül bunu en üste koymak isterdi fakat yukarıdakiler olmayınca bu da anlamsız kalırdı..) Blizzard Entertainment (her ne kadar Diablo II:LoD‘u çıkarıp, üzerine bir de Baal’ı öldürtüp geriye senaryo bırakmamak gibi büyük strateji hataları yüzünden listenin sonuna koymak istesem de hayatımın en güzel oyunlarını Blizzard sayesinde oynadım). Mp3, Mp3 Çalar, Dizüstü bilgisayar Divx, Dijital Fotoğraf Makinaları Level ve PC-Gamer dergileri (aslında bu kısım biraz nostalji çünkü yaklaşık 4-5 senedir bu dergilerin ikisini de almıyorum. ama bir zamanlar hayatımda ikisinin de önemi büyüktü; özellikle Level’da Burak ve Gökhan sıkı FRP oyuncularıydı, bir de boyu kısa olduğundan basketbol oynayamadığı için üzülen bir kadın vardı, ismini hatırlayamıyorum şu an. O da güzel oyun incelemeleri yapardı. Hala orada yazıyorlar mı bilmiyorum. Ama hep onlar gibi olmak isterdim.. Belki de bu mesleği seçmemi onlara borçluyumdur, bilemiyorum )
Sega Master System II (listemin onsuz olmasına imkan yok Alex Kidd, Sonic,… )
Paylaşım programları ve siteleri (maalesef herkes gibi ben de..) Ve tabii ki Blog’lar..
Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Ben de mimi benden daha fazla teknoloji ile ilgili olduklarına inandığım Hasan‘a, Seyhan‘a ve Mert‘e atıyorum
Aslında uzun zaman önce dün bilgisayarımı 1 günlüğüne kapatacağıma dair Shutdown Day organizasyonuna söz vermiştim. Gerçekten yapabileceğimi sanıyordum (ironik olarak; bilgisayarı kapatıp DVD izlemeyi planlamıştım). Ama işler beklediğim gibi yürümedi ve ben de bu özel günü yaklaşık 12 saat bilgisayar başında geçirerek uzun zamandır “under construction” ibaresi gördüğünüz sitemi yeniden tasarladım.
Eski tasarımdaki gibi ziyaretçilerin göz sağlığına hitap eden renkler yerine, bu sefer tasarımı en sevdiğim renkler olan siyah, çingene pembesi * ve turkuaz ağırlıklı yaptım. Bu sefer web üzerindeki tüm çalışmalarımı bir araya toplamaya çalıştım. Eski sitenin aksine bol içerikli ve bol sayfalı oldu, o yüzden aşağıya sitenin haritasını koyuyorum:
+ Ana sayfa + Hakkımda - Muzik - Sinema - Akademik - Gezi - İmler + Seminerler + Belgeler - Çeviriler - Makaleler - Öyküler + Projeler + Görseller - Fotoğraflar - Manga - Ekran Görüntüleri - Duvarkağıtları - ASCII Art + Çeşitli - Linkler - Hayvanat Bahçesi - Gothlog - Site Düğmeleri + Günlük + English
Makaleler kısmında daha önce sitemde olmayan iki makale var: biri “Bilişim Dünyasında Kadının Yeri” biri de “Google Hacking“. Onun dışında eskiden FantaziYazarları‘nda yazdığımız hikayelere tekrar göz attım: keşke grubu kapatmasaydım, insanlar biraz daha yazmaya üşenmeseydi de bu harika hikaye devam etseydi.
Bir de eski sitede olmayan Duvarkağıtları bölümü var ilginizi çekebilecek
Günlük tasarımını da siteninkine paralel yaptım. Aslında uzun zamandır bu renklerde bir tema arayıp, istediğim gibi bir tane bulamıyordum. Madem öyle, ben de güzel bir tema bulup kendi istediğim gibi değiştireyim dedim. Sonunda Vistered Little Theme gördüğünüz hale geldi
Eski tasarımın hayranları için vakit bulunca tema değiştirme özelliği ekleyeceğim sağ menüye, ama şimdilik bu renklere bağımlısınız
Bill Gates’in Four Seasons oteline ortak olma girişimini bazılarınız duymuştur. Dün ekşi’de dolaşırken aşağıdaki girdiyi gördüm. Bu harika mizahı paylaşmamak elde değildi
Esas kaynak: 10576356 -> vinyl @ ek$i
Sahtesi:
bill gates’in ortak olmasi sonucu fiyat politikasi su sekilde sadelestirilmistir:
$99: starter oda. banyosuz, telefonsuz, televizyonsuz
$109: oem oda. odaya girerken ve cikarken elbise ve camasirlar ayni olmali.
$119: basic oda. banyolu, telefonsuz, tv 3 kanalli
$139: premium oda. banyolu, telefonlu, tv 8 kanalli
$169: business oda. banyosuz, telefonlu, tv 20 kanalli
$199: professional oda. banyolu, telefonsuz, televizyonsuz, 5 kisi kalabilir
$239: oda 2007. professional oda + 8 kanalli tv + sabun
$279: enterprise oda. business oda + sabun (banyoya upgrade mumkun)
$329: multimedia oda. banyo, telefon, tv, 5 kisilik, gece lambasi
$399: ultimate oda. multimedia oda’nin ozellikleri + yatak
Günlük yazarının yorumu: “Gözün doysun be adam…”
Annem bana “Bela seni seviyor” dedi *. Bilmiyorum belki ben de belayı seviyorumdur ki başımdan sürekli trajikomik olaylar geçiyor
Önceki gece saat 2 sularında çok komik bir şekilde elimi “yardım”. Hastaneye giderken yolda kendimi “trafik kazasında bacakları arabada sıkıştığı için bir daha dans edemeyeceğinden korkan Tanyeli gibi” hissedrek zırıl zırıl ağlamaktaydım (ki bu ağlama 3 dikiş yemeden önce o koca iğnenin bana geliyor olduğunu gördüğümde ve sağ elimin tamamen sargı içinde bir askıyla boynuma sarıldığında da şiddetini arttırarak devam etti).
İnsanın yalnızca sol elini kullablmesi berbat bişey. Solak olmak da berbat bişey; spiralli deftere birşeyler yazmaya çalıştığımda teller elimi acıtıyor, kahveyi fincama dökmeden koyabilmem için vücudumu 90 derece açıyla sola doğru döndürmem gerekiyor vb. Neyse ki mouse yerine touchpad diye bir alternatif var
Bir de her cümlede en az 5-6 typo çıkıyor, mesela yazının buraya kadarki kısmına gelene kadar her üç kelimede bir geri dönüp typo düzeltmek zorunda kalıyorum (biraz da elim alışsın diye yazıyorum buraya aslında, çünkü önümdeki iki hafta çok yoğun
)
Neyse, gösterimdeki penguen filmlerini kritik etmek istiyordum bir ara, zira piyasada bu kadar çok ve böylesine güzel penguen filmeri her zaman olmyor. Kritikleri başka br güne bırakmak zorundayım ama Happy Feet de Farce of the Penguins de birbirinden şirin ve komik filmler, tavsiye ediyorum.
Bir de reklamla karışık haber olsun: Farce of the Penguins’in harika göndermeler yaptığı muhteşem La Marche de L’empereur belgeseli bugün 20.00′da Atv’de. Vakit bulursanız bu kaliteli belgeseli kaçırmayın derim
.
Not: Başlığın mp3 forumlarından fırlamış gibi durduğunun farkındayım ama daha yaratıcı bir başlık bulamadım ![]()
Günlüğümde Linux, Özgür Yazılım, Bilgisayar ve Teknoloji gibi konuların dışına çıkmamaya özen gösteriyorum ama içinde bulunduğumuz şu günler, beni müzik piyasası hakkında bir şeyler yazmaya zorluyor: ki çıkan yeni albümler gerçekten “lö leziz” nitelikte.
2007 çıkışlı ve en sevdiğim bazı grupların albümleri şöyle:
.
Dark Tranquillity - Fiction
1. Nothing To No One
2. The Lesser Faith
3. Terminus (Where Death Is Most Alive)
4. Blind At Heart
5. Icipher
6. Inside The Particle Storm
7. Empty Me
8. Misery´s Crown
9. Focus Shift
10. The Mundane And The Magic
.
DT Kesinlikle “çok” iyi bir iş çıkarmış. Soundları birbirine yakın şarkılardan oluşan bir albümün aksine albümdeki neredeyse her parça farklı bir sounda ve tada sahip (bazı riffler tanıdık gelse de, o kadar olur diyoruz). Açılış parçası “Nothing To No One” albümün ne kadar gaz olduğunun işaretini ilk anda veriyor. Ama benim gibi bir klavye delisinden beklendiği gibi * şmdilik favorim Terminus ![]()
Gelelim diğer bomba albüme. Rotting Christ‘ın yeni albümü!
.
(more…)
Bill Gates ile gönül adamı Steve Jobs bir araya gelirse
–spoiler–
Steve: Findeer!
Finder: Yes, my lord.
S: Find Bill Gates and delete him.
F: With pleasure.
S: Then, empty the trash.
F: Wohahahaa….
Bir de Commodore 64′un hali içler acısıydı ![]()
–spoiler–
Bunu canım sıkılınca okuyayım diye üye olduğum bir haber/eğlence listesinde gördüm. Bir çok meslek grubu için değişik stratejiler ortaya koymuşlar ama ben bilgisayar ve matematikle ilgili olanları alıntılıyorum. Tespitler tek kelimeyle müthiş
Değişik meslekten insanların Fil avına çıktığını düşünün. Sonuçlar aşağıdaki gibi olacaktır tahminen:
MATEMATİKÇİLER
Matematikçiler fil avlamak için Afrikaya giderler; fil olmayan herşeyi dışarı atıp geriye ne kalırsa, onu avlarlar.
DENEYİMLİ MATEMATİKÇİLER
Bir önceki adımdaki işlemi yapmadan önce, en az bir filin bulunduğunu ispat ederler.
MATEMATİK PROFESÖRLERİ
En az bir filin bulunduğunu ispat ederler; ve onun bulunup yakalanma işini yüksek lisans öğrencilerine ödev olarak verirler.
İSTATİSTİKÇİLER
Peşpeşe N kez rastladıkları hayvana FİL adını verip, onu avlarlar.
BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ
1. Afrika ya git.
2. Ümit Burnundan başla
3. Düzenli bir şekilde tüm kıtayı doğudan batıya tarayarak kuzeye doğru ilerle.
4. Her tarama adımında;
4a. Görülen tüm hayvanları yakala
4b. Her yakalanan hayvanı bilinen bir fille karşılaştır.
4c. Bulunca dur.
DENEYİMLİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLERİ
Yukarıdaki algoritmanın durmasını garantilemek için Kahire civarına önceden bir fil yerleştirirler.
ASSEMBLY DİLİ PROGRAMCILARI
Bu algoritmayı, ellerinin ve dizlerinin üzerinde emekleyerek izlemeyi tercih ederler.
DONANIM MÜHENDİSLERİ
Afrika ya gidip, rengi gri olan hayvanları rastgele yakalamaya başlarlar. Ağırlığı, daha önceden bilinen bir filinkinden yüzde on beş fazla veya az bir hayvana rastlayında dururlar.
BİLGİSAYAR YAZILIMI SATICILARI
Yakaladıkları ilk hayvanı sevkedip, fil faturası keserler.
BİLGİSAYAR DONANIMI SATICILARI
Tavşan yakalayıp; bunları griye boyayıp Masa Üstü Fil diye satarlar.
Özlü SözSoftware and cathedrals are much the same - first we build them, then we pray.
--Anonymous