Nedir?

Pınar Yanardağ'ın Özgür Yazılım, Linux, Ruby, Pardus, ıvır zıvır günlüğü...

South Park Mac vs. PC

May 21st, 2007 by PINguAR

Bu kategoriye birşeyler yazmayalı çok olmuş. Artık Tumblr’ı sabote ediyorum böyle şeyler için ama Gates vs. Jobs parodisini aratmayacak başka bir tanesini paylaşmadan geçemezdim :)

Linux, Biraz da Gülelim =) altında kategorilenmiş | Yorum Yok »

Gates vs Jobs

March 1st, 2007 by PINguAR

Bill Gates ile gönül adamı Steve Jobs bir araya gelirse :)

bill vs jobs

–spoiler–

Steve: Findeer!
Finder: Yes, my lord.
S: Find Bill Gates and delete him.
F: With pleasure.
S: Then, empty the trash.
F: Wohahahaa….

Bir de Commodore 64′un hali içler acısıydı :)
–spoiler–

Linux, Biraz da Gülelim =), Gezegen altında kategorilenmiş | 2 Yorum »

IPhone nedir ? Ne değildir ?

February 9th, 2007 by PINguAR

Bir Iphone nelere kadir… :)

.

Ivir Zivir, Biraz da Gülelim =) altında kategorilenmiş | 2 Yorum »

Ruby & Sürrealizm

November 8th, 2006 by PINguAR

Eski programlama kitaplarını nereye göndermeli acaba?

Cevabı vidyonun sonunda :)

Ruby, Biraz da Gülelim =) altında kategorilenmiş | Yorum Yok »

learning curvezz..

March 4th, 2006 by PINguAR

Orijinal esin kaynağı buradan, benim esin kaynağım Planet Lisp‘den.

Kendi halime gülsem mi, ağlasam mı şaşırdım :)

Linux, Biraz da Gülelim =), Gezegen altında kategorilenmiş | 6 Yorum »

noogame!

March 2nd, 2006 by PINguAR

Bazen diyorum, nette komunite olmaya ne meraklıyız. Mesela multi oynarken gösterdiğimiz dayanışmayı, gerçek hayatta gösterip de bişeyler becerebilsek.. güzel olurdu diyorum.

Mesela Ogame… Bu saçma sapan oyunun (ki geçen sene 1 adet dersten kalmama sebep olan oyunun ismi de ogame’di :) ) ne kadar basit/yavan/sığ olduğu bir yana, uzun zaman sonra dışardan baktığımda niçin bu oyunu oynadığı(m)ızı az çok tahmin edebiliyorum.

Kazanma hırsı bir kenara.. O ayrı bir olay — bazıları için. Aslında oyunu oynama amacı, binlerce kişiyle beraber olma hissi. Un-yalnızlık ve komün olma hissi. Bazen beraber hareket etme, bazen arkadaşlarına sahip çıkma hissi. Bazen de salt arkadaşlık hissi… Mesela, 40 küsür yaşında bir sağlık müdürünün de Linux kurduğumuzda Ogame’in çalışıp çalışmayacağına dair * duyduğu endişe de bu duygulardan pek uzak olmasa gerek…

Herneyse, getirdiği bu minik + özelliklerin yanında, aslında yine dışardan bakınca bi zıkkıma yaramayan, eğer bu oyun strateji oyunu sayılacaksa şimdiye kadar oynadığım bilimum real time ya da turn based olsun, Warcraft’ı AoE’si Civi’si HOMM’u olsun, kendimi boşuna mı parçaladığımı sorgulamam gereken, oyun-cuk …

İnkar etmiyorum, ne onunla ne de onsuz geçirdiğim zamanlar da olmuştur elbet. Ben oyunu kendi çabalarımla (bazen de dikkatsizlikle tüm filoyu uçurduğum zamanlar) bıraktığım için, bunun ne zor bir iş olduğunu biliyorum. Bırakma dönemindeki zor zamanlarımda, yanımda noogame yoktu tabii :)

Ama artık sizin için var :) Buyrun, bir başlangıç yapın

Biraz da Gülelim =), Oyun, Gezegen altında kategorilenmiş | 11 Yorum »

findoz klavye, sessizliğin sesi, atlayan ejderha

December 9th, 2005 by PINguAR

Öncelikle Gezegen Debian‘a merhaba :)

FM‘deki bir habere göre; optimum klavye tuş dizilimi araştırılmış.
Lütfen, rica ediyorum; bırakın evrimsel teorileri filan; gidin çağın teknolojisini yakalayın.
Ben hep diyorum, onun kadar kolayı, onun kadar güzeli yok diye.. Şu klavye düzeninin sadeliğine bakar mısınız lütfen, şimdi kim, niye Linux kullanmak istesin ki bu kadar kolaylık parmaklarının ucuna serilmişken: * * *

Hepsi, ve daha fazlası burada (özellikle bunu da kaçırmamanızı tavsiye etmekle birlikte; findoz kulllandığım zamanlarda, nasıl bu hidden settings’lerin farkına varamadığıma da için için yanmaktayım).

Nedense, annemle bazı konularda takışıyoruz * *. Kendisi, benim müzik zevklerimi ve özellikle dinlediğim metal müzik türevlerini eleştirmekten büyük bir zevk almıştır her zaman. Dün de, “Annecim, sen Simon & Garfunkel’ı seversin, sana The Sound of Silence’larını çalayım mı?” şeklinde gayet masumane bir soruya, dalga geçtiğimi sanıp; “O Simon & Garfunkel’ın değil; Paul Simon’ın şarkısı. Önce onu öğren” şeklinde aldığım cevap karşısında dumura uğradım. * Peki, ben de bütün gün; bir Nevermore’un bir Atrocity’nin Sound of Silence cover’larını dinleyerek, aslında onun dinlediği şeylerin ben hep ‘update’ edilmişlerini dinliyormuşum izlenimi vermeye çalıştığımı da inkar etmiyorum tabii ki. Kendisi, bu cover’ları dinleyince * sanırım uzunca bir süre bu şarkıyı dinlememeye karar verdi. Ama intikam ateşim dinmedi, ve bir süredir aksattığı Linux Ecology HOWTO‘yu * bitirmediği için kendisini sorumsuzlukla suçladım; sanırım şimdilik huzurlu, sakin, kayıp ruh = ON moduna tekrar geçtim * *.

Normalde fazla televizyon izleyen bir insan değilim. Daha doğrusu, televizyondaki programlardan çok reklamlar ve onların kaliteleri hakkında kritik yapmakla ilgileniyorum. Son yıllarda gördüğüm en iyi reklamlardan biri şu Sprite’ın basket sahası görünümünde havuzlu reklamıydı. Açıkçası, kısa bir zamanda bir tane daha mükemmel reklamın geleceğine inanmazdım. Taa ki, bir saat firması; Mao’nun şu meşhur 1 milyar Çinlinin aynı anda zıplamasıyla birlikte Kaliforniya’da deprem yaratmak istediği rivayet edilen Atlayan Ejderha planını konu alan harika bir reklam (sanırım kısa süre sonra, bizim tvlerde de dönmeye başlar) yaptırana kadar.

Bu arada, Kopete, burada görülen plugin’iyle övgüyü hakeden bir program. *

Sevgili Gunluk, Ivir Zivir, Biraz da Gülelim =), Gezegen altında kategorilenmiş | 1 Yorum »

Memleketimden resmi site manzaraları…

November 21st, 2005 by PINguAR

Bugün tesadüfen Cumhurbaşkanlığı’nın sitesine girdim. Aşağıda gördüğünüz resim; Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı’nın Resmi Sitesi‘nin, Türkçe HTML giriş sayfası::

Google’da Türkiye kelimesini arattığınızda karşınıza çıkan ilk sitelerden biri olmanın verdiği özeni taşımayan bir tasarım gibi görünüyor. Görüntü kalitesi çok kötü, sayfaların tasarımı da oldukça vasat. Gerçi; Flash versiyonu ona nazaran biraz daha iyi.

Cumhurbaşkanlığı’nın sitesini ziyaret edince; aklıma Türk Dil Kurumu‘nun sitesi geldi. O’nun da tasarımını ve kullanılan resimlerin kalite yoksunu olduğunu hatırlayınca; bir de oraya bakayım dedim. Bu da; TDK’nın giriş sayfasında bulunan resim:

Üstelik Bilgisayar Terimleri Sözlüğü‘nde çok şaşırtıcı bir veri yoğunluğu olmamasına rağmen; böyle sayfalar koymak yerine; basit bir arama yapısı oluşturmak çok mu zor diye düşünmeden edemiyor insan.

Tabii ki, çok şaşaalı birşey olacaklar diye bir kaide yok ama; yine de her ikisi, bir *gov.tr* uzantısını taşıyacak görsellikte ve kalitede değil bence. Kimse bu sitelerin ne halde olduğunu görmüyor mu?

Not 1: Bu arada, bugün itibariyle ilk maaşımı almış bulunuyorum, çok güzel bir duygu :) * * *.

Not 2: Bunu daha önce duymamıştım. Bence, “findoz vs. linux” temalı en yıkıcı motto olmuş:


Microsoft gives you Windows ... Linux gives you the whole house.

:)

Not 3: Doctor Fun; sana bayılıyorum :)

Not 4: Sanirim bu not olayını fazla abarttım :)

Linux, Sevgili Gunluk, Biraz da Gülelim =), Linux vs Windows, Esefle Kınıyoruz, Gezegen altında kategorilenmiş | 2 Yorum »

amaroK + C# + halloween theme

November 15th, 2005 by PINguAR

Aslında şu ana kadar, pek fazla medya oynatıcısı değiştirmedim (peki, bir zamanlar Kaffeine takıldığımı ve bir türlü xmms‘den vazgeçemediğimi itiraf ediyorum :) ).Ancak gelin görün ki AmaroK, süper temaları * * *, musicbrainz‘i desteklemesi, crossfading hedesi, süper karizma yarı şeffaf bilgi ekranı, şarkı sözl… *

Kısacası bir kız çocuğunun gönlünü çelmek için bütün bileşenlere sahip bir program.
Tabii tüm bunların haricinde, bir de Mike Oldfield ve AmaroK‘unun ya da 5000 küsür yıllık dövüş san’atımız AmaroK‘un da etkisi olmuştur muhakkak :) .

Aslında AmaroK’u iki sene kadar önce de denemiştim, ama nedense şarkıları kesik kesik çalıyordu *. Ve bir kaç ay önce, ish‘in tavsiyesiyle yeniden denedim; ilk başlarda küçük çaplı çökmelere maruz kalıyorduk, fakat tesadüf eseri, bu çökmelerin crossfading ile ilgili olduğunu keşfedince * *, şu an crossfading’siz de olsa, Rodney amcanın elini öpecek kadar AmaroK’çu oldum :)

Bu da, C biliyor olmanın verdiği rahatlıkla- sadece sınavdan önceki gün baktığım ve hayal kırıklığıyla * sonuçlanan C# vizesine ithafen olsun:

Two Java ints walk into a C# bar. They spot an attractive double on her own. The first int walks up to her.

“Hey, baby,” he says, “my VM or yours?” She slaps him and he walks back dejected.

The second int walks over: “Hey, cute-stuff, can I cook your Beans for breakfast?” After a quick slapping, he too walks back.

A nearby float then ambles over casually. “Were those two primitive types bothering you?”, he remarks.

“Yes. I’m so glad you’re here,” she says. “They just had no class!”

Nitekim:

Windows platformu altında kod kotarmayı öğrenmek ile zırh giyerek dans etmek eşdeğerdir.
______________________________________ ESR

Bu yüzden Mono‘ya $ükranlarımı sunuyorum tabii ki.

Bu arada, haftada bir firefox teması değiştiren biri olarak, şimdiye kadar gördüğüm en şirin tema bu oldu sanırım:

Mono, C#, Biraz da Gülelim =), Firefox, Gezegen altında kategorilenmiş | 2 Yorum »

despair-linux

November 1st, 2005 by PINguAR

Debian, Caldera, Fedora, Mandrake, RedHat, Slackware :)

Debian, Linux, Biraz da Gülelim =), Gezegen altında kategorilenmiş | 6 Yorum »

« Önceki Yazılar


En Popüler Yazılar

Kategoriler

Son Yazılanlar

Arşiv

İstatistikler

  • Şu an Pınar'ın Linux Günlüğü'nde 93 yazı ve
  • 1074 yorum var.
  • Ziyaretçiler

    • 5 <- şu anki çevrimiçi kişi sayısı
    • 135 <- aynı anda maksimum çevrimiçi kişi sayısı
    • 326756 <- toplam ziyaretçi

    Pardus

    Pardus... Özgürlük İçin...

    Lisans

    Creative Commons License

    Bu günlük Creative Commons ile lisanslanmıştır.