PINguAR.org

Archive for the ‘Seminerler’ Category


let’s unconference!

Oct 19, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Seminerler, Geek, Gezegen, Parkyeri

Uzun zamandır yazmıyorum (yazamıyorum), farkındayım :) Yoğun iş temposu, biraz ara verdikten sonra lafa nasıl başlayacağını bilememe gibi bilimum mazeretleri sıraladığımı farzedin, daha özenli olayım bir de artik… Tamaam.. :)

Efenim, yarın Parkyerlileri de dahil olmak üzere, geek’ten hallice bir dolu insan, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek, “tam kafa” etkinlik Barcamp‘de olacak.

Barcamp Nedir?

  • Barcamp, içeriğin önceden planlanmadığı, katılımcıların yönlendirmesiyle gelişen kendine özgü bir organizasyondur.
  • Barcampler, insanların öğrenme ve paylaşma arzusundan doğan anlık toplanmalardır.
  • Katılımcıların etkileşimleri, demoları, tartışmalarıyla dolu yoğun bir etkinliktir.
  • Daha fazla bilgi için Barcamp grubuna bakabilirsiniz. Orada görüşmek üzere!

    Şenlik 2007′nin Ardından

    May 7, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, WIC, Guncel, Seminerler, Gezegen

    Geçen hafta Çarşamba sabahı Şenlik‘e katılmak için ayrıldığım Çanakkale’ye bir iki saat önce döndüm. Nete pek girme fırsatım olmadı, o yüzden adeti bozmayayım, verdiğim her uzunca aradan sonra yaptığım gibi listeleyeyim. Gün gün şenlik 2007‘de başımdan geçenler:

    • Öncelikle her etkinlik/seminer ve şenlikte üstüme yapışıp kalan gereksiz utangaçlığımdan bu sefer bir miktar kurtuldum sanırım :roll: İsmen tanıdığım hemen hemen herkesle tanıştım.
    • İlk gün süper geçen bir Seminer-CG toplantımız vardı (aslında ben ufaktan mdakin’in seminerine sıvışmak üzereydim ki, Kaya beni yakamdan tutup C salonuna götürdü). Şimdiye kadar katıldığım en enstantaneli toplantıydı: şu an aklıma gelenler Löker‘in Lost’daki Dharma’cılar gibi “Linux Nedir?” vidyosu hazırlama önerisi, Didem‘in “Had leen” çıkışları, … Bir de Seminer-CG’nin yeni üyelere ihtiyacı var, buradan ben de duyurmuş olayım.
    • Aynı gün Eclipse’in GSoC öğrencisi, ODTÜ’den Çağatay‘la tanıştım. Günlük açma konusunda kendisinin bir miktar aklını çelmeye çalıştım, umarım GSoC’da neler olup bittiğini yazacağı bir günlük açar (ki halen okul belgelerini Google’a göndermeye üşenen ben’e bir örnek olur).
    • 2. gün benim de konuşmacı olduğum Bilişim ve Kadınlar: Meslek Seçiminden Hayata paneli vardı. Her konuşmacının 10 dakika süresi olduğu için o süreye sığdırabildiğim kadar konuşmaya çalıştım. Reyyan hocam akademik ve sosyal hayatımızdan da bahsetmemizi istemişti. Aslında bulup bulabileceği en kötü örnek bendim sanırım bu konuda: günümün ~15 saatini bilgisayar başında geçirdiğimi söyledikten sonra bir an “Tanrım, neden ben?” diye atıma binip uzaklaşmak istedim salondan :)

      Neyse ki diğer konuşmacılar; ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün kurucusu ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Ögretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Yalabık, Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölüm Başkanı Reyyan Ayfer, 2001 yilinda Birleşmiş Milletler tarafindan “9 Başarili Türk İs Kadınları”ndan biri olarak seçilmiş, turk.internet.com sitesinin sahip olduğu Intervizyon şirketinin Genel Müdürü Füsun Nebil ve Bilkent Üniversitesi BilWIC Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Begüm Saygeçitli beni kurtardı.

    • Şenlikte tanıştığım isimlerden biri de Melih Bayram Dede idi. Kendisi İstanbul’a geldiğimde bir TV programına katılmam için teklifte bulundu. Seve seve kabul ettim ben de, zaten bir TV kusurdu.. :)
    • Yine aynı gün kendimi zorla davet ettirdiğim öğle yemeğinde sevgili Tekman hocamla bitmek bilmeyen projemi konuşma fırsatım oldu. İşin içine manifestler ve türlü zamazingo tasarı girince Necdet hocayla beraber bu işi 1 ayda bitiremeyeceğime kanaat getirdiler. Hatta Necdet hoca sağolsun önümde daha 1 senem olduğunu, rahat rahat bitirebileceğimi söyleyerek üstü kapalı şekilde beni sınıfta bırakmakla tehdit etti :)
    • 3. gün Ulak6Net Görev Gücü toplantımız vardı. Seminerlerden sonra çimenlerin üzerinde yuvarlak yer masası toplantısı yaptık, fotoğrafları alınca buraya da koyucam.
      Toplantının ardından LKD Paneli vardı… ama sanırım bir yere varamadı.
    • Yine aynı gün sensei‘yle konuşma fırsatım oldu. Çok şanslı bir çekirge olduğumu söylemek istiyorum, öğrencisini böyle rahatlatan, sıkboğaz etmeyen başka mentor yeryüzünde yoktur heralde.
    • Son gün şenliğe ananemle annemi de getirdim. Hüzeyfe seminerin ortasında salona dalan ananemi görünce geçici bir şok yaşamış duyduğuma göre, ama kendisine sorma fırsatım olmadı.
    • Ve kapanışta LKD Yılın Penguenleri ödülleri vardı; ben de En Çalışkan Penguen seçildim. Aslında kendimizin çalıp kendimizin oynadığı bir etkinlik olmasa ödülü bir miktar anlamlandırabilirdim tabii ama yine de beni bu ödüle layık gören herkese çok teşekkürler ;)

    • Aslında yukarıda anlattığım etkinliklerin haricinde bir iki seminer/etkinliğe daha katıldım ancak kalan vaktimin çoğu Ankara’da kaybolmakla geçti. Hayatımda sehiriçinde bu kadar süratli ve acayip araba süren bir güruh görmedim. Annemden cebren ve hile ile her arabasını alıp yola çıktığımda kendimi ya şehirdışında buldum ya da yanlışlıkla yol ayrımını kaçırıp (ya da tırsıp uygun şeride geçemeyip) karşı şeride geçmek için kavşak aradım (ve Ankara’da karşı şeride geçmenin yalnızca üst geçitlerle olduğunu çok sonra öğrendim). Bunların haricinde trafikte bol bol cinnet geçirdim ve hayatımı film şeridinden izledim.
    • Zaten bu girdi yeterince uzun oldu, bare bunu da buraya yazayım. Geçen hafta açtığım anket sonuçları belli oldu: 10 kişi müzikle ilgili yazıların başka bir günlükte olmasını isterken, 17 kişi aynı yerde yayınlanmasını istemiş. 6 kişi farketmez demiş ve 5 kişi benden dayak yemek istemiş. Ben de çareyi günlüğün adını değiştirmekte buldum, çünkü günlüğün adı “Pınar’ın Linux Günlüğü” olunca farklı içerikte yazılar yazmak beni rahatsız ediyordu.

    Yukarıdaki fotoğraf da şenlikte çektiğim tek kare (ve dandik cep telefonu kamerasının bile bu güzel bağyanın şirinliğine toz kondurmadığına dikkat ediniz, ehem).

    Şenlik 2007

    May 2, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, Seminerler, Gezegen

    Az sonra VI. Linux ve Özgür Yazılım Şenliği‘ne katılmak için yola çıkıyorum. Bu sefer ananem (evet, kendisi W.A.S.P bile dinleyebilen bir bünye, şenliğe niye gelmesin? :) ), annem ve Cabbar’la (minik capon balığım) beraber gidiyoruz. Yolda annemin arabasını ara sıra (bana kalsa tamamen) gasp etmeyi düşünüyorum, ilk şehirdışı araba kullanma deneyimim olacak çünkü ;)

    Bir de 4 Mayıs saat 15:15′de Bilkent Üniversitesi CTP Bölüm Başkanı Reyyan hocamın organize ettiği “Bilişim ve Kadınlar: Meslek Seçiminden Hayata” isimli panele konuşmacı olarak katılacağım, herkesi beklerim. Onun dışında Ulak6Net toplantımız olacak 5 Mayıs’ta.

    Tabii yine harika seminerler var programda, buradan bakabileceğiniz gibi. Keşke elimde Hermione’nin Time-Turner‘ı olsa da, her birine girme şansım olsa, diyor insan.

    Gelenlerle orada görüşmek üzere, ..

    Yenice Özgür Yazılım Seminerleri

    Dec 23, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Pardus, Seminerler, Gezegen

    Dün daha önce bahsettiğim gibi Yenice Özgür Yazılım Seminerleri’ndeydik. Yenice Çanakkale’nin merkezden en uzak ilçesi olunca, yol bayağı uzun sürdü. Yılın ilk karını da görme fırsatı yakaladık ;)

    Seminere geç kaldığımız için, planlananın aksine Pardus semineriyle başladık. Dinleyicilerin seminer sırasında yabancılık çekmemeleri için bir süre Özgür Yazılım felsefesinden ve Linux’dan bahsettim. Sonrasında Pardus’un ortaya çıkış nedenlerinden, nasıl geliştirildiğinden, beraberinde getirdiği yeni yazılımlardan konuştum. Bir de seminerin sonunda planlanmamış bir Beryl şovu çekmek zorunda kaldım - ki seminer boyunca tüm anlattıklarımın haricinde, öğrencilerin öğretim görevlilerine dönüp “Hocam, biz de Pardus istiyoruz! Biz de, biz de!” şeklinde çığırmalarına sebep olan bir olay oldu.

    Figen ve Şule ilk seminerlerini verecekleri için bir miktar heyecanlandıysalar da, seminer verirken bu heyecandan eser yok gibiydi. Zaten katılımcılar bilgisayar bilimlerinden olmadıkları için (işletme, muhasebe gibi bölümlerden dinleyiciler vardı) Pardus + Firefox + Openoffice.org’dan oluşan bir paket çok iyi gitti.

    Kısacası hem biz, hem de onlar iyi vakit geçirdik. Böylece kendi adıma yılın son seminerini vermiş oldum ;)

    Her ne kadar slayt değil, konuşma tabanlı bir seminer olsa da ana hatlardan oluşan seminer notlarına buradan erişebilirsiniz.

    Dün INETD kapsamında IBM Linux’da seminerim vardı. Aslında Seminer-CG çalışanı olduğumdan bu tür seminerlere katılımcı sayısını az çok tahmin edebiliyordum, ama dünki seminere gelen katılımcı sayısının çokluğuna bir miktar şaşırdım diyebilirim. Seminer umduğum gibi güzel geçti. Aslında aynı gün olsa da iki seminerden oluşan bir etkinlikti. İlk seminerde Ruby’nin genel özelliklerinden bahsettim ve beraber kod örneklerine baktık. İkinci seminerde de bir kaç basit örnekle GTK ile arayüz tasarlamanın nasıl olduğundan bahsettim ve Glade ve Gecko kullanarak bir web tarayıcısı yaptık *.

    İlk kısım 70, ikinci kısım ona nazaran daha insancıl olarak 25 slayttan oluşuyordu. Katılımcılara zafiyet geçirtmeden etkinliği bitirdiğime sevindim :) Kısacası bir günlüğüne İstanbul’a gidip geldiğime değdi.

    Birinci seminerin notlarına buradan, GTK ile ilgili seminere buradan ulaşabilirsiniz.

    Tabii maraton henüz bitmedi :) Bu Cuma da bizim üniversitemize bağlı Yenice Meslek Yüksek Okulu’nda “Pardus ve Yenilikleri” isimli bir seminer vereceğim. Aslında tek günlük bir özgür yazılım etkinliği olacak. Necdet hoca “Linux nedir? Neden Önemlidir?” diyecek, ardıdan Figen bir Firefox semineri, Şule de Openoffice semineri verecek. Bu kez sadece seminer vereceğimiz öğrencilere faydalı olacağımız için değil, seminer camiasına iki yeni arkadaşı da katacağımız için mutluyuz (kendileri aynı zamanda bilgi işlem‘de beraber çalıştığım iş arkadaşlarım). Umarım güzel bir etkinlik olur…

    Linus as a hero…

    Nov 13, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, Guncel, Esefle Kınıyoruz, Seminerler, Gezegen

    Hepimiz Novell & Microsoft ortaklığının akabininde (sonunda) SUN’ın Java’yı GPL yapmasıyla gelen manevraya sevineduralım, ilginç bir haber de TIME dergisinden geliyor.

    /.‘daki habere göre, Linus, Time dergisinin Avrupa sürümünde Son 60 Yılın Kahramanları‘ndan biri seçilmiş. Dergide Linus hakkındaki yazıda onun adını almış bir asteroid olduğundan, babasının komunist olduğu gibi enstantanelere de değinilerek * * henüz 21 yaşındayken dünyayı değiştirdiğinden bahsedilmiş. Tabii camianın büyük bir kısmı, Stallman dururken neden Linus’a “kahramanlık” ünvanı verildi diye bir flame’e girdi. Evet, ikisi de güzel işler yapmışlar, evet, tabii ki Linus arkasına heyecanlı hacker kalabalığını almasaydı, GNU olmasaydı, dı. dı.. dı… ortaya böyle büyük işler çıkmazdı (ama bence hangisinin kahraman ilan edildiği, daha çok hangisinin daha magazinel durduğuyla ilgili). Hak ediyor muydu, etmiyor muydu, kahraman nedir, kime denir?… *

    Tabii bu, artık Linux’a, açık kaynağa ne kadar ciddi bakıldığının da bir göstergesi. Ama bence asıl heyecan verici şey, henüz 21 yaşındayken bu maili atan bir adamın yaklaşık 15 yıl sonra son 60 yılın en önemli insanlarından biri seçilmesi. Bence böyle bir destek & teşvik ve onurlandırmada hiçbir sakınca yok.

    Şimdi hemen başka bir konuya atlayalım, ve 1. Geleneksel Özgür Yazılım Günleri’nden bahsedelim :) Elbette insan 250 kişilik salon hınca hınç dolsun, herkes çoşkuyla seminerlere katılsın vs. diliyor ama; bu iş sadece öğrenci bazında bitmiyor. Öğrenciler; öğretmenlerini & öğretim görevlilerini örnek alıyorlar. Öğrenciler tüm uğraşmalarımıza rağmen Özgür Yazılım kavramının kendileri için ne kadar büyük bir fırsat olduğunu anlamakta diretiyorlarsa da, bence Bilgisayar Mühendisliği Bölümü’nde öğretim görevlisi & üyesi olmaya hak kazanmış insanların da hala bu kavramın ne olduğu hakkında bilgi sahibi olmacak kadar yetersiz olmaları bence büyük bir ayıptır. Bugün o salonda zaten etkinliğin düzenlenmesinde birebir rol alan Necdet hocadan başka hiçbir öğretim görevlisinin olmaması çok daha büyük bir ayıptır.

    Buna rağmen, sürüden olmayan 40-50 öğrenci bugün çok güzel vakit geçirdiler. Önce Sayın Köroğlu’nun “Linux Nedir? [Geyik MOD=ON]” semineriyle bilgilerini tazelediler, sonra da Çağlar’ın “Pardus Semineri [Acı ama Gerçek MOD=ON]” semineriyle, aslında dış hayatta onları nasıl zorlu, nasıl mücadeleci bir hayat beklediğinden haberdar oldular. Çoğu öğrencini düştüğü; “sadece okulda öğrendikleriyle yetinme” hatasının, aslında onlara nasıl büyük bir kötülük yaptığını anladılar.

    Kısacası gayet verimli ve doyurucu seminerler oldu katılımcılar için. Yarınki seminer dizisinin daha fazla katılımcı ağırlamasını ümit ediyorum.

    Çeviri Festivali!

    Apr 27, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Belgelendirme, Seminerler, Gezegen


    pdf

    ÇOMÜ Bilişim Topluluğu, Belgeler.org ve LKD işbirliği ile 1. Geleneksel * Çeviri Festivali’mizi haftaya salı günü düzenliyoruz!

    İlk buluşmamızda, katılımcılara özgür yazılım belgelerinin yerelleştirilmesi ile ilgili genel bilgiler vereceğiz, ilerleyen saatlerde ise bir çeviri oturumu yaparak daha sonra Belgeler.org’da yayınlanmak üzere çeşitli NASIL belgeleri vs. çevireceğiz.

    LKD adına verilecek seminerler ise şöyle;

    Özgür Yazılım Belgeleri Nasıl Çevirilmemeli? — Necdet Yücel

    Yerelleştirmenin Kişisel Ve Toplumsal Faydaları — Oğuz Yarımtepe

    Ben de “Özgür Yazılım Belgelerinin Yerelleştirme Süreci” isimli bir seminer vereceğim.

    Çok hoş vakit geçireceğimizi tahmin ediyorum. İlerde Çeviri Festivali’ne ek olarak şöyle bir on programcının katılacağı - ve evet, belki de - extreme programming yapabileceğimiz festivalleri dört gözle bekliyorum - neden olmasın?

    olan biten

    Apr 25, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Sevgili Gunluk, Seminerler, Gezegen

    Yazmayalı epey olmuş… Sınavlardan yakayı kurtarmak zor oldu biraz…

    Geçen zamanda başıma gelen bir dolu ilginç olay da oldu tabii…

    Mesela yarışmalarda ya da şans oyunlarında hiç talihim olmadığını düşünürken, bunu çürütecek olaylar oldu; bizim okuldaki “Kim 500 YTL İster” isimli yarışmaya ilk yarışmacı olarak katılmam, henüz 7.soruda aslında verdiğim doğru cevabı yanlış saymaları ve 5 YTL :) kazanmam (ama panik yok! haftaya kaldığım yerden yarışacağım :) ), ya da Telekom’dan bilmem kaç ay bedava ADSL kazanmam gibi (wouww!)

    Cidden, eğer hayatınızın hiç bir döneminde, herhangi bir yarışmadan ya da şans oyunundan beş kuruş bile kazan(|a)mamış bir insansanız, böyle küçük şeyler bile talih kuşunun tam kafanızda olduğu duygusunu yaşatıyor insana :)

    Tabii bir de Bilişim Topluluğu kurduk Ç.O.M.Ü‘de. Önümüzdeki hafta Bahar Şenlikleri var. Hoş şeyler yapacağız diye umuyorum (Quake turnuvaları bile olacak ;) )

    Bir de Internet Haftası’nda bir etkinlik düzenledik Bilişim Topluluğu olarak, ben de Internet ve sosyal yaşama getirdikleri vs. ile ilgili bir seminer verdim. Ama ne seminer! Sadece şunu söyleyeyim; bir seminer verirken bunu katılımcılara göre hazırlıyorsunuz (mesela M.E.B lise öğrencilerini getireceğini vaad etmişti ama maalesef salonda bilgisayar mühendisi adaylarından başka katılımcı neredeyse yoktu) ancak katılımcılar beklediğiniz kesimden olmayınca resmen dumur oluyorsunuz (oldum). Çünkü anlatmayı planladığınız şeyler vs. zaten katılımcıların bildiği şeyler oluyor, onların sıkılacağını biliyorsunuz ama yine de anlatmak zorundasınız…Daha önce kendimi bu kadar kötü hissettiğimi hatırlamıyorum.

    Neyse, yaklaşık iki hafta sonra Ç.O.M.Ü ailesiyle :) beraber Linux Şenliği‘ndeyiz. Hoş vakit geçireceğimizi umuyorum.

    Tabii Linux camiasında da ilginç bir takım olaylar oldu… Ama en saçmasapanı, “Linux’a Bulaşan Virüs” haberiydi! Kim ne olduğunu bilmediği bir uygulamayı, ya da her neyse, root yetkileriyle çalıştıracak kadar alık olabilir ki? Sadece tek ilgi çekici tarafı (Linus’un da dediği üzere) hem Linux, hem de Windows üzerinde çalışabilmesi…

    Windows demişken, şimdilerde bir de Port25 hadisesi var tabii… -> “Microsoft’s Open Source Software Lab”… Aslında konuyla ilgili bir çok yorum vs. var ama en ilgi çekicilerinden biri, bu olayın Linux’a karşı bir zafer olabileceğini iddia eden şu blog girdisi.

    Bilemiyorum bir bakarsınız Microsoft, Wine’a destek vermeye kalkar, iyi de olur hani…

    Not: Bir de moon-kodzilla güncellendi. Kendimi tasarım çılgını gibi hissediyorum :)

    Bir kaç gündür, Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Günleri kapsamında, Bilgi Üniversitesi’nde bir seminer vermek için İstanbul’daydım. Seminerin umduğum gibi geçmesi ve katılımın yoğun olması beni sevindirdi tabii ki ;) Notları (.sxi) buradan, pdf halini de buradan alabilirsiniz. Notları kısa süre içinde, burada da bulabileceksiniz.

    Etkinliğin ilk gününe, daha önce de bahsettiğim, “penguen meraklısı” dayımı da götürdüm. Özellikle Ian Murdock’ın seminerinden oldukça yararlandığını söyledi, biz de mutlu olduk tabii ;) Ama aynı şeyi, benim sunumumun olduğu ikinci gün, “ben de! ben de gelmek istiyorum!” şeklinde çığırmalarını göz ardı edemeyerek yanıma aldığım sevgili ananeciğim için söyleyemeyeceğim :)

    Kısaca, herşey güzeldi. Üstelik yıllardır göremediğim İstanbul’daki ilkokulumu da bu vesileyle görmek beni çok mutlu etti. Seneye, yine katılımcı ya da konuşmacı olarak orada bulunmaktan mutluluk duyacağım.

    ruby semineri

    Dec 20, 2005 Author: PINguAR | Filed under: Ruby, Seminerler, Gezegen

    Bugün, 20 senelik ömr-ü hayatımın ilk seminerini verdim :)

    Konu: Ruby Programlama Dili‘ydi; önce genel birkaç özellik ve temel felsefesinden; sonra birkaç dille kıyaslamasından, basit kod örneklerinden ve ekstra birkaç özellikten daha bahsedip bitirdim. * * *

    İlgilenenler; seminerin html halini buradan görebilir.

    Not: Bu sunumun Kpresenter ile hazırlanması; sunumun hazırlanma sürecinin o iki günlük deneme safhasına denk gelmesindendir. Budur. * *