PINguAR.org
Son zamanlarda, Matz’a harakiri yaptıracak cinsten olaylara karıştım… Evet.. İtiraf ediyorum; son bir kaç zamandır, Ruby’yi aldatıyorum! Üstelik hem Java, hem de Python ile!
Zaten, hayatım hep ironik olaylarla çerçevelenmiştir, ama böylesi hoş oldu açıkçası
Zaten bu iki dili de biraz kurcalamak istiyordum daha önceden. Ama fırsat olmamıştı hiç. Artık var; bendenizin Perşembe & Cuma; Python; Çarşamba & Cuma da Java dersi var.
Şimdilik her ikisiyle de iyi gidiyor, ancak en büyük vicdan azabını eve gelip Ruby kodlarken hissediyorum
Neyse, bir süre sonra, Python ve Java programcılarının Ruby’le, Ruby’cilerin de diğerleriyle derdi neymiş, anlayacağız galiba…
Sonradan gelen edit:
moon@debian:~$ free -m
total used free shared buffers cached
Mem: 250 248 2 0 1 45
-/+ buffers/cache: 202 48
Swap: 729 233 495
İnsaf diyorum. Alt tarafı Eclipse’de iki üç basit Java kodu yazıyorum. Benim sistem mi görmeyeli iyice kaplumbağa olmuş yoksa Eclipse kullanmak için bir canavara mı sahip olmak gerek?
Bir kaç gündür, Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Günleri kapsamında, Bilgi Üniversitesi’nde bir seminer vermek için İstanbul’daydım. Seminerin umduğum gibi geçmesi ve katılımın yoğun olması beni sevindirdi tabii ki
Notları (.sxi) buradan, pdf halini de buradan alabilirsiniz. Notları kısa süre içinde, burada da bulabileceksiniz.
Etkinliğin ilk gününe, daha önce de bahsettiğim, “penguen meraklısı” dayımı da götürdüm. Özellikle Ian Murdock’ın seminerinden oldukça yararlandığını söyledi, biz de mutlu olduk tabii
Ama aynı şeyi, benim sunumumun olduğu ikinci gün, “ben de! ben de gelmek istiyorum!” şeklinde çığırmalarını göz ardı edemeyerek yanıma aldığım sevgili ananeciğim için söyleyemeyeceğim
Kısaca, herşey güzeldi. Üstelik yıllardır göremediğim İstanbul’daki ilkokulumu da bu vesileyle görmek beni çok mutlu etti. Seneye, yine katılımcı ya da konuşmacı olarak orada bulunmaktan mutluluk duyacağım.
Bugün, 20 senelik ömr-ü hayatımın ilk seminerini verdim
Konu: Ruby Programlama Dili‘ydi; önce genel birkaç özellik ve temel felsefesinden; sonra birkaç dille kıyaslamasından, basit kod örneklerinden ve ekstra birkaç özellikten daha bahsedip bitirdim. * * *
İlgilenenler; seminerin html halini buradan görebilir.
Not: Bu sunumun Kpresenter ile hazırlanması; sunumun hazırlanma sürecinin o iki günlük deneme safhasına denk gelmesindendir. Budur. * *
Aslında şu ana kadar, pek fazla medya oynatıcısı değiştirmedim (peki, bir zamanlar Kaffeine takıldığımı ve bir türlü xmms‘den vazgeçemediğimi itiraf ediyorum
).
Ancak gelin görün ki AmaroK, süper temaları * * *, musicbrainz‘i desteklemesi, crossfading hedesi, süper karizma yarı şeffaf bilgi ekranı, şarkı sözl… *…
Kısacası bir kız çocuğunun gönlünü çelmek için bütün bileşenlere sahip bir program.
Tabii tüm bunların haricinde, bir de Mike Oldfield ve AmaroK‘unun ya da 5000 küsür yıllık dövüş san’atımız AmaroK‘un da etkisi olmuştur muhakkak
.
Aslında AmaroK’u iki sene kadar önce de denemiştim, ama nedense şarkıları kesik kesik çalıyordu *. Ve bir kaç ay önce, ish‘in tavsiyesiyle yeniden denedim; ilk başlarda küçük çaplı çökmelere maruz kalıyorduk, fakat tesadüf eseri, bu çökmelerin crossfading ile ilgili olduğunu keşfedince * *, şu an crossfading’siz de olsa, Rodney amcanın elini öpecek kadar AmaroK’çu oldum
Bu da, C biliyor olmanın verdiği rahatlıkla- sadece sınavdan önceki gün baktığım ve hayal kırıklığıyla * sonuçlanan C# vizesine ithafen olsun:
Two Java ints walk into a C# bar. They spot an attractive double on her own. The first int walks up to her.
“Hey, baby,” he says, “my VM or yours?” She slaps him and he walks back dejected.
The second int walks over: “Hey, cute-stuff, can I cook your Beans for breakfast?” After a quick slapping, he too walks back.
A nearby float then ambles over casually. “Were those two primitive types bothering you?”, he remarks.
“Yes. I’m so glad you’re here,” she says. “They just had no class!”
Nitekim:
Windows platformu altında kod kotarmayı öğrenmek ile zırh giyerek dans etmek eşdeğerdir.
______________________________________ ESR
Bu yüzden Mono‘ya $ükranlarımı sunuyorum tabii ki.
Bu arada, haftada bir firefox teması değiştiren biri olarak, şimdiye kadar gördüğüm en şirin tema bu oldu sanırım:
Gezegen‘e merhaba ve iyi dilekleri için herkese teşekkür.
Tam zamanlı bir iş sayılmasa da, ilk işime, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı‘nda birkaç gün önce başladım, şimdilik “ufaklık” adını verdiğimiz 16 MB RAM + 800 MB hard diske sahip 95 model bir dizüstüye Debian kurmaya çalışıyoruz. Pencere yöneticisi olarak hafif birşeyler bakıyoruz tabii ki. Belki flwm ya da xfce olabilir. Aslında gönül Efsane‘yi isterdi ama..
Bu arada, dün daha önce farkına varmadığım bir siteye rastladım; RubyQuiz. “Perl Quiz of the Week”‘den esinlenerek her hafta ruby-listesine bir soru gönderiliyor, belli bir süre geçtikten sonra cevaplarınızı gönderiyorsunuz, böylece hem eğlenmiş, hem de kendinizi geliştirmiş oluyorsunuz (soruların pek de kolay olmadığı aşikar
.
Bir proje geliştirmek ne kadar zahmetli bir iştir..
Its almost done.. yea right,recall the saying:”the first 90% of the work takes 90% of the time and effort, and the remaining 10% takes the other 90%”
Bugün, yazın bir kısmını çevirmeyi planlamış olduğum ve bir kısmının çevirisini bitirdiğim Programming Ruby kitabının türkçe sayfalarını yayınladım. Tabii ki unununstable bir durumda
Kod örneklerini, ana başlıkları değiştirmedim, onları sonradan elden geçirmeyi planlıyorum. Kitabın devamını da azar azar çevirmeye devam edicem.

Bu arada, unutmadan geçen hafta Ruby‘nin 1.8.3 sürümü çıktı.
Kaynak kodları burada.
md5sum:: 63d6c2bddd6af86664e338b31f3189a6
Bugün güzide okulumuzun güzide laboratuarındaki bilgisayarlara Debian kurmaya başladık. Güvenlik için, ssh, ppp, exim4′ü kaldırıyoruz, KDE, Openoffice.org, türkçe dil paketleri ve Mozilla-Firefox kuruyoruz. Sağolsunlar, çalışma arkadaşlarım da yardımcı oluyorlar ^o~
Not1: Bir türlü KDE’de neden Firefox’u çalıştıramadığımızı anlamadık ![]()
Not2: Sevgili Necdet Hoca’mla yaptığım o duygu sömürülü konuşma sonucunda birkaç bilgisayara da GNOME kurmama izin verdi
—Napiym, çok karmaşık geliyor KDE bana :$
Bu sene üçüncü sınıfını okuduğum güzide bölümümde Görsel Programlama adı altında C# dilini göreceğiz.
Bilindiği üzere .net teknolojisiyle alakalı bir dil bu. O yüzden açıkçası dersin başlarında biraz korktum. Acaba uygun bir editör var mı? Acaba Linux’la ilgili bir sorun çıkar mı
Falan filan işte
Kendimi findowws’un tozlu ellerine bırakacak değildim ya
Eve gelir gelmez, hemen bilgisayarımın başına geçtim ve Debian deposunda minik bir araştırmadan sonra o sihirli kelimeleri yazdım
apt-get install monodevelop
Mono projesi geçen sene ülkemize de gelen, Gnome’cuların da çok yakından tanıyacağı Miguel de İcaza tarafından liderlenilen bir proje. Amaçları, GNU/Linux, UNIX, Mac OS X ve Windows tabanlı makinelerde çalışabilen .net uyumlu araçlar yaratabilmek olan Miguel ve ximian ekibi 2001 yılında duyurdukları bu projeyi şimdilerde hemen hemen microsoft’un .net teknolojisiyle geliştirilen (asp.net de dahil) tüm uygulamalarını çalıştırabilecek düzeye gelmiş

Daha ne niyaz ederim yüce rabbimden
Not1: Mono & C# hakkında daha ayrıntılı Türkçe bilgi bu adreste mevcut.
Not2: Geliştirme kısmı, MonoDevelop‘la hallolabildiği gibi, emektar Anjuta‘da da hemen hemen yapılabiliyor
Eee, Everything Just Works!
Özlü SözEvery program has (at least) two purposes: the one for which it was written, and another for which it wasn't.
--Alan J. Perlis