PINguAR.org

Archive for the ‘Oyun’ Category


Gözde Teknolojiniz Hangisi?

Apr 6, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, Ivir Zivir, Oyun, Guncel, Geek, Gezegen

Hem Hakan (dmRy) hem de Alper (mürekkep ekibi) beni yeni bir mim dalgasına sürüklemiş. Mimleri bugün ne yediniz, içtiniz şeklinde olmadığı zaman seviyorum :) Bu seferki de güzel bir mim: Gözde Teknolojiniz Hangisi?

Açıkçası teknolojiyi pek takip eden biri değilim, daha çok teknoloji çılgını abim sayesinde bazı şeyleri takip edebiliyorum (iki sene önce bilgisayarını telefonu ile kumanda ettiğini (ve telefonunda Linux kullandığını!) gördükten sonra gözlerimi üzerinden ayırmıyorum diyebilirim :) ). O yüzden ben hayatımda teknolojiyle bağlantılı ve benim için zamanında/halen büyük yeri olan bazı şeyleri (birbirine yakın olanları aynı kategoride) sıralayacağım:

  • Internet, e-mail
  • GNU, Linux (gönül bunu en üste koymak isterdi fakat yukarıdakiler olmayınca bu da anlamsız kalırdı..)
  • Blizzard Entertainment (her ne kadar Diablo II:LoD‘u çıkarıp, üzerine bir de Baal’ı öldürtüp geriye senaryo bırakmamak gibi büyük strateji hataları yüzünden listenin sonuna koymak istesem de hayatımın en güzel oyunlarını Blizzard sayesinde oynadım).
  • Mp3, Mp3 Çalar,
  • Dizüstü bilgisayar
  • Divx,
  • Dijital Fotoğraf Makinaları
  • Level ve PC-Gamer dergileri (aslında bu kısım biraz nostalji çünkü yaklaşık 4-5 senedir bu dergilerin ikisini de almıyorum. ama bir zamanlar hayatımda ikisinin de önemi büyüktü; özellikle Level’da Burak ve Gökhan sıkı FRP oyuncularıydı, bir de boyu kısa olduğundan basketbol oynayamadığı için üzülen bir kadın vardı, ismini hatırlayamıyorum şu an. O da güzel oyun incelemeleri yapardı. Hala orada yazıyorlar mı bilmiyorum. Ama hep onlar gibi olmak isterdim.. Belki de bu mesleği seçmemi onlara borçluyumdur, bilemiyorum :) )
  • Sega Master System II (listemin onsuz olmasına imkan yok :) Alex Kidd, Sonic,… )
  • Paylaşım programları ve siteleri (maalesef herkes gibi ben de..)
  • Ve tabii ki Blog’lar..
  • Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Ben de mimi benden daha fazla teknoloji ile ilgili olduklarına inandığım Hasan‘a, Seyhan‘a ve Mert‘e atıyorum :)

    LordHavoc the Dark Interview

    Mar 27, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Oyun, Guncel, Quake, Gezegen

    PlanetQuake en güçlü ve en sevilen Quake motorlarından biri olan Darkplaces‘ın yaratıcısı LordHavoc ile yaptığımız röportajı yukarıdaki başlık ile aşağıdaki gibi duyurmuş:

    There is an interview with LordHavoc of DarkPlaces over at LinuxQuake.org. The author of the very popular Quake Engine and mod talks about his NEW Quake Engine called DarkWar (no website available yet), the status of DarkPlaces, testing on different operating systems, closed source security modules, favourite Quake mods, thoughts on Quake 4, plus much more. If you’re a fan of LordHavoc and his work then you likely will not want to miss out on this read!

    Daha sonra haberi QuakeDev.com‘da da gördüm, Steve gerçekten bu röportaj için çok uğraştı. LordHavoc uzun zamandır üzerinde çalıştığı DarkWar motorunu, “özel hayatı ve tüm bilinmeyenlerini” :) sadece bu röportajda açıkladı ;)

    Röportajı buradan okuyabilir, PDF halini de buradan indirebilirsiniz.

    www.LinuxQuake.org

    Jan 22, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Oyun, Quake, Gezegen

    Her ne kadar bir kaç sene önceye göre Linux altında oyun desteği gelişmiş olsa da, halen geniş bir kitlenin sırf bağımlısı oldukları oyunları Linux altında çalıştıramadığı için başka işletim sistemleri kullandıklarını düşünüyorum. Bu geniş kitle özellikle 12-20 yaş arası gençler - ki bu kitleyi kendimize çekmek genç beyinleri saflarımıza katmak demek :)

    Benim de çevirmeni olduğum Linux-Quake NASIL belgesinin yazarı Steven A. ile bir süredir bu konuyu konuşuyorduk. Sonunda iş Linux ve Quake ile ilgili bir site açmaya kadar geldi ve küçük bir çalışma sonucunda ortaya LinuxQuake.org çıktı. Bir de forum var, bir süre sonra aktif Quake’çilerle dolmasını ümit ediyoruz :) Tabii bir kaç saatlik çalışmanın sonucu, içerik daha da gelişecek. Hatta “şunu da görmek isterdim” diyenler için yorum bölümü açık, gelen tavsiyeler ve eleştirilerle daha geniş içerikli ve alanına hitap eden bir site olacağını umuyorum..

    “Fight with the best, die like the rest!”

    Cure@PS3

    Nov 23, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Ivir Zivir, Oyun, Gezegen

    Bir zamanlar “seti@home” tiplerinden olmuş biri olarak * * * * * - ki aslında Grid Computing‘in insanlığa faydasını, uzayda garip yaratıklar hakkındaki merakımı gidermekten çok öte işlere yaradığını * * çok sonraları öğrendim..- ama bugün okuduğum bir haber beni heyecanlandırdı.


    Aslında teknik olarak yeni bir şey değil; ama hedef kitle büyük.. Yeni çıkan PS3 ‘lere grid computing sayesinde boş oldukları zamanlar Stanford Üniversitesi’ndeki Cure@PS3 projesine bağlanacak ve kanser, Alzheimer gibi hastalıkların araştırmasında kullanılacaklar.

    PS3 kullanıcılarının miktarını göz önüne alırsak, gayet başarılı ve iyi düşünülmüş bir proje olmuşa benziyor… *

    Not: Bu vesileyle kendimizi yeni GC ortamlarına atalım, insanlığa bir yararımız dokunsun… *

    Wesnoth-TR grubu için açık duyuru

    Nov 6, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Wesnoth, Oyun, Belgelendirme, Gezegen

    Battle for Wesnoth‘u * çoğunuz bilir. Turn-based tabanlı, RPG öğeli harika bir strateji oyunudur kendisi. Hatta geçen sene çıkan 1.0 sürümünün hatırına bundan bir yıl önce şöyle yazmışlığım vardır.

    Yaklaşık bir yıldır * Wesnoth Çeviri Grubu‘ndaydım. Kısa bir süre önce yeniden yapılandırma sürecine girdik ve projenin yeni yerelleştiricisi oldum. Tabii emektar yerelleştiricimiz Selim ve doktora tezinden kalan vakit dahilinde İhsan beyler hala bizimle beraberler :)

    Bu yeniden yapılandırma sürecinin bir parçası olarak aramıza yeni katılacak arkadaşlara ihtiyacımız var. Aramıza katılmak için orta/iyi ingilizce bilmeniz ve (tercihen) FRP/RPG oyunlarıyla tanışıklığınızın bulunması yeterli (bu son maddeyi, çevirilere destansı, fantastik bir ruh katmak için istiyoruz aslında. ama bu o kadar da önemli değil; ne de olsa çeviri yaparken yararlanabileceğiniz bir terimler sözlüğümüz ve arslan gibi bir listemiz var :) ).

    Katılmak isteyip de, ne yapılacağı hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için hemen devam edeyim:

    Aslında yapmanız gereken şey çok basit. Bu adreste Wesnoth’un Türkçe senaryoları bulunuyor (yeşil kısımlar çevirisi biten, kırmızılar ise eksik kalan yerleri gösteriyor). İlk 11 po dosyasından sonraki kısımlar, * resmi olmayan senaryolar - ki üstteki resmi senaryoları bitirdikten sonra, hedeflerimizden biri de resmi olmayan senaryoları Türkçe’leştirmek.

    Sizin yapmanız gereken, herhangi bir po düzenleyicisi (GTranslator ya da KBabel gibi) yardımıyla size ayrılan aralıktaki cümleleri çevirmek. Resmi senaryoları bitirdikten sonra, kendinizin seçeceği gayrı resmi senaryoları çevirebilirsiniz.

    Hatta bu işin ne kadar kolay olduğuna dair bir ekran görüntüsü koyayım:

    Eğer aramıza katılmak istiyorsanız, bu adrese, günde kaç cümle çevirebileceğinizi de içeren bir e-posta atmanız yeterli.

    Vakti olan tüm Wesnoth severleri bekliyoruz ;)

    ! Konu ile alakası olmayan ama $ok önemli not: blogumun gezegen’de görünen kısmını artık bu feed’de yayınlıyorum. Onun dışında daha önemsiz * * ama yine özgür yazılım, ruby, debian vs.. içerikli girdiler yine aynı feed’den yayınlanacak.

    Quake HOWTO

    May 25, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Oyun, Belgelendirme, Quake, Gezegen

    Quake sever misiniz? (hoş, sevmeyen var mıdır ki :)

    Peki Linux altında Quake’i nasıl çalıştırabileceğinizi, hatta alternatif Quake makinalarını (GLQuake, Darkplaces, QuakeForge, TyrQuake…) ya da Quake’in Quake C adında kendine özel bir programlama diline sahip olduğunu biliyor musunuz? Ya da suyun berraklığını nasıl ayarlayabileceğinize dair bir komut? *

    Ya da Quake makinalarında görüntü, ses ya da fareyle ilgili sorunlar mı yaşıyorsunuz? O halde sizi böyle alalım

    noogame!

    Mar 2, 2006 Author: PINguAR | Filed under: Biraz da Gülelim =), Oyun, Gezegen

    Bazen diyorum, nette komunite olmaya ne meraklıyız. Mesela multi oynarken gösterdiğimiz dayanışmayı, gerçek hayatta gösterip de bişeyler becerebilsek.. güzel olurdu diyorum.

    Mesela Ogame… Bu saçma sapan oyunun (ki geçen sene 1 adet dersten kalmama sebep olan oyunun ismi de ogame’di :) ) ne kadar basit/yavan/sığ olduğu bir yana, uzun zaman sonra dışardan baktığımda niçin bu oyunu oynadığı(m)ızı az çok tahmin edebiliyorum.

    Kazanma hırsı bir kenara.. O ayrı bir olay — bazıları için. Aslında oyunu oynama amacı, binlerce kişiyle beraber olma hissi. Un-yalnızlık ve komün olma hissi. Bazen beraber hareket etme, bazen arkadaşlarına sahip çıkma hissi. Bazen de salt arkadaşlık hissi… Mesela, 40 küsür yaşında bir sağlık müdürünün de Linux kurduğumuzda Ogame’in çalışıp çalışmayacağına dair * duyduğu endişe de bu duygulardan pek uzak olmasa gerek…

    Herneyse, getirdiği bu minik + özelliklerin yanında, aslında yine dışardan bakınca bi zıkkıma yaramayan, eğer bu oyun strateji oyunu sayılacaksa şimdiye kadar oynadığım bilimum real time ya da turn based olsun, Warcraft’ı AoE’si Civi’si HOMM’u olsun, kendimi boşuna mı parçaladığımı sorgulamam gereken, oyun-cuk …

    İnkar etmiyorum, ne onunla ne de onsuz geçirdiğim zamanlar da olmuştur elbet. Ben oyunu kendi çabalarımla (bazen de dikkatsizlikle tüm filoyu uçurduğum zamanlar) bıraktığım için, bunun ne zor bir iş olduğunu biliyorum. Bırakma dönemindeki zor zamanlarımda, yanımda noogame yoktu tabii :)

    Ama artık sizin için var :) Buyrun, bir başlangıç yapın

    Eskiler hep der ya; “Eski bayramların tadı kalmadı, neydi o günler..” diye.. Benim böyle serzenişlerde bulunmak için yaşım küçük maalesef; en fazla, eskisi gibi mahalledekilerle birlikte torba torba şeker toplayamadığıma üzülebilirim *.

    Ancak, sevmediğim birşey var artık bayramlara dair. Bilirsiniz artık komşulukların nasıl olduğunu.. Kapınızın karşısında oturan insanları bile tanımayanlarımız var (ya da gördüğünde alelacele bir iyi günler savurup kaçan..). Hatta, sırf komşusuyla karşılaşmasın diye, sizi sokak kapısında gördüğü halde, kan ter içinde büyük bir eforla kendisini asansöre atıp kaçanlar bile var *.

    Ama gelin görün ki; işte ben bu insanların bayram zamanları, *bayram* kisvesi altında ziyarete gelmelerini de hazmedemiyorum. Bu ikiyüzlülük değil de, ne olabilir? Anlamıyorum…

    Ve böyle zamanlarda, -çok afedersiniz- acaba bu bayram kurban yerine komşuları mı kessem diye içimden geçmiyor deil :) (aman, aman.. ciddiye alan olur şimdi; şaka yapıyorum son söylediğim konu hakkında tabii ki :) )

    Herneyse, dün nette dolaşırken karşılaştığımda, sanki eski bir arkadaşımı görmüş gibi sevindiğim bir oyundan bahsetmek istiyorum: Nethack. Nethack, çok severek oynamış olduğum, şu *rougelike* dedikleri türden bir oyundu. Beni Nethack’le tanıştıran şey ise —Knoppix’e göz atmış herkes hemen hatırlayacaktır— onun grafik versiyonu Nethack: Falcon’s Eye‘dı. İlk başlarda biraz Nox, biraz da Ultima havasına sahip bir RPG oyunu olarak çekici geliyor insana. Bu arada, Nethack’e önyargılı olanlar için hemen söyleyeyim; oyun 85′ten beri * geliştiriliyor ve ilk sürümü 87′de çıkmış. Nethack’in ekran görüntüsü için buraya, Falcon’s Eye için buraya tıkk.

    Diğer güzel haber de; yine *rougelike* bir oyun olan Lost Labyrinth’in bugün 2.2.0 sürümünün çıkması.Lost Labyrinth, hoş grafiklere sahip bir *mini nethack* aslında. Ayrıntılı bilgiyi burada bulabilirsiniz.

    Dün, abim elinde Madagaskar DVD’siyle gelmiş. Pek kötü olmayan, pek de iyi sayılmaz bir animasyon filmi. Newyork’ta bir hayvanat bahçesinde yaşayan bir kaç hayvan, sonra canı sıkılıp kaçan bir zebra falan.. Sonra arkadaşları kaçan zebrayı geri getirmek için uğraşırken Madagaskar adasına düşerler, ve olaylar gelişir.. Benim asıl koptuğum yer ise, filmdeki penguenler. Öyle komik hareketleri var ki, gülmekten kopmamak elde değil. Buraya da koyayım da tam olsun reklamımız :) Ciddi olarak söylüyorum, hepinizin görmesi gerek bu fırlama penguenleri..

    .

    Quake IV

    Oct 23, 2005 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Oyun, Quake, Gezegen

    Quake IV çıkalı birkaç gün oluyor. Hatta Linux “installer”ı bile “avaliable“. Fakat “minimum” sistem gereksinimleri bile şu küçüçük bünyemde kalıcı hasarlar yaratmaya yetiyor:

    - Pentium(r) 4 2.0 GHz or Athlon(tm) XP 2000+ processor
    - 512MB RAM

    Not: Ekran kartları yazarın ruh sağlığı açısından yazılmamıştır.

    Üstelik Quake IV findozz CD’lerindeki veri dosyalarını kullandığı için bir fiyatına iki tane almış oluyorsunuz (ama bu kısmı bizi ilgilendirmiyor tabii ki *). Bana da bu durumda, “Amaan, zaten oldum olası FPS’lardan haz etmemişimdir” ya da “Doom3 de çöken bilgisayardan ne bekliyorsun ki, ne de olsa aynı motor” ya da “Your men are already dead” demek kalıyor. Peki, ben de Diablo III’ü beklerim. * * *.

    battle for wesnoth

    Oct 9, 2005 Author: PINguAR | Filed under: Debian, Linux, Faideli Programlar, Wesnoth, Oyun

    Battle for Wesnoth‘un 1.0 sürümü çıktı. BFW RPG öğeli turn-based bir strateji oyunu. Aslında turn-based tabanlı strateji oyunlarını pek sevdiğim söylenemez :) Real-time olanlar daha zevkli tabii ki. Turn-based olunca bir süre sonra ister istemez oyundan sıkılmaya başlıyorsunuz. Mesela ben küçükken (H.O.M.M (Heroes Of Might and Magic) vardı. O da RPG temalı turn-based strateji oyunuydu ama ne kadar süper olursa olsun bir hafta oynadın mı insanı sıkıyordu.

    Hmmm, önce biz saldıralım, tühh! adımım yetmedi yaw görüyo musun, adamın önüne yem attım kendimi :'( şimdi bekleyelim, o bize saldırsın. Off, kaç damage koymuş şu pikeman bana yaa :S Beahhh... Tamammmm, hadi şu savaş faslını otomatiğe alalım.. Ama bu da zevk vermio kiii.. :S

    Çok düşünmüşümdür, neden RPG konulu strateji oyunları genelde turn-based tabanlı oluyor diye. Cevabını da halen bulamamışımdır :P Aslında neden H.O.M.M bu kadar tutulmuştu o zaman? Şimdi şimdi düşünüyorum da o oyun kazanma hırsımızı tatmin ediyordu. Bir mağaraya girip kolay yoldan 1000 altın götürmek işimize geliyordu. Eh, uzun zamandır oynamamışım; şimdilerde grafikleri uçurmuşlar tabii ki. Velhasıl teknoloji ilerliyor ve ben yaşlanıyorum :P

    Evet, peki tamam. Güyaa Wesnoth’dan bahsedicektim ben :) Ihım, denemekte yarar var bu şirin oyunu ^o~

    apt-get install wesnoth

    Özlü Söz

    As soon as we started programming, we found to our surprise that it wasn't as easy to get programs right as we had thought. Debugging had to be discovered. I can remember the exact instant when I realized that a large part of my life from then on was going to be spent infinding mistakes in my own programs.
    --Maurice Wilkes discovers debugging, 1949

    Last.FM

    Son Ziyaretçiler