PINguAR.org

Archive for the ‘Muzik’ Category


Google ile Mp3 Aramak

Jan 1, 2008 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Firefox, Muzik, Gezegen

Bazen mp3 ararken Google’i kullanıyorum, çok uç şarkılar dışında genelde istediğimi bulabiliyorum. Tabii en önemlisi ararken kullandığınız parametreler, çünkü fake içeriklerle karşılaşma olasılığınız çok oluyor mp3, divx vs. aratırken. Benim kullandığım parametreler şöyleydi:

intitle:"index.of" "parent directory" "size" "last modified" "description" [snd] (mp4|mp3|avi|flac|aac|ape|ogg) -inurl:(jsp|php|html|aspx|htm|cf|shtml|lyrics-realm|mp3-collection) -site:.info

Fekat az önce, yukarıdaki işkenceye daha fazla katlanamayacağımı fark edip, bunun bir firefox eklentisini yapayım dedim. Bu adresten indirebilirsiniz (hatta Roxette ve Look parametrelerini vererek denemenizi öneririm :) )

Eklentiler ve search engine’ler ile ilgili araştırırken, karşıma OpenSearch çıktı. Opensearch a9.com tarafından geliştirilmiş ve pek çok tarayıcı tarafından desteklenen bir format ve bunu kullanarak istediğiniz arama sonucunu üretebilirsiniz.

Fazla ayrıntısına girmeden, yaptığım eklentiyi açıklayayım: (more…)

31 Ekim Riverside Konseri ve Yeni Albümler

Nov 3, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Muzik

Evet, evet.. Cadılar Bayramı’nda Riverside konserindeydik efendim.. Diğer 50 fan ile beraber! :) Taa Polonya’dan minibüslerine atlayıp, alet edavatlarıyla beraber Türkiye’ye konser vermeye gelen Riverside, en azından daha çok dinleyiciyi hakediyordu (tabii mekanın Heyal Kahvesi olduğunu göz önünde bulundurursak, daha fazla dinleyicinin olmadığına şükretmek lazım).

Riverside, her zamanki gibi çıldırtacak mütevazilikte idi (konserden 15 dk. önce, dandirik bir büfede yemek yerken gördük kendilerini de, tüm teenage mutant’lığımızla, yanlarına gidip “bir fotoğraf abi” diyemedik :) ). Ama bu sefer, kendileri de “bu kadarı fazla” demiş olacak ki, konser sırasında mekana güzelce saydırdılar (durumun vahimliğini özetleyici ek bilgi: Piotr üst kata çıkan merdivenin 2.ci basamağında ikamet etti konser boyunca..).

(more…)

7 Eylül Tool Konseri

Sep 8, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Sevgili Gunluk, Muzik, Gezegen

  • Şaşılacak bir şey değil artık.. ama bir pınar klasiği olarak bu konsere de geç kaldım..
  • Önce sahne şovundan girmek istiyorum konuya.. tek kelime ile leziz bir sahneydi. Ayrıca el fenerleriyle konser alanının dört bir yanında cirit atan güvenlik görevlilerinin lazer ve ışık efektlerine eşlik etmesi görülmeye değerdi.. (!).
  • (more…)

    Ortaya karışık..

    Aug 28, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Faideli Programlar, Guncel, Firefox, Muzik, Gezegen

  • RailsEnvy.com elemanları yine “Ruby on Rails vs ..” vidyolarına başlamışlar. Rails vs .NET için buraya, Rails vs Php için buraya tıkk.

  • Bloglines, kullanıcılarını Bloglines Beta‘yı denemeye ve geribildirime davet ediyor. Beta ile, Bloglines tamamen yeniden dizayn edilmiş ve Ajax ile geliştirilmiş drag & drop özelliği, feed arayüzleri için 3 farklı seçenek gibi güzel özellikleri var. Buradan tanıtım vidyosunu izleyebilir ya da direkt kendiniz test edebilirisniz. Daha da ayrıntılı bilgi burada.

  • (more…)

    İstanbul’da Progresif Çılgınlığı

    Aug 18, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Guncel, Muzik, Last.FM

    Girdiye “yeap!” diye başlamam gayet doğal olacak sanırım, çünkü birbiri ardına gelen konser haberleri İstanbul’u bir progresif gathering mekanına çevirecek cinsten. DT ve PoS ve Riverside‘ı kaçırdığıma üzülürken, dün Serdar’dan Riverside‘ın Ekim’de geleceği haberini aldım. Zaten uzun zamandır Riverside’da bir Anathema, Orphaned Land ya da RC kaderi bekliyordum.. -üzerine bir de mütevazilik hedesi eklenince- sanırım artık bu elemanları ay aşırı TR’de göreceğiz :)

    (more…)

    Youtube’de yenilikler..

    Jul 21, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Muzik, Görseller, Gezegen, Faideli Siteler

    Az önce yanlışlıkla sayfa yaratayım diye girdi yaratıp, farkettikten sonra hemen silsem de RSS okuyucular (en azından Google Reader) yazıyı çekmiş gözüküyor. Neler olup bittiğini açıklayayım bare ;)

    Bana göre iyi bir Web2.0 servisini iyi yapan şeylerden biri servisi ne kadar kişiselleştirebildiğimdir (diğer önemli kıstasım bilimum her zamazingo için RSS feed’i vermesidir). Youtube, favori videolarınızı herhangi bir arayüzde sitenize eklemeye olanak veren bir servis vermiyordu. Hatta sırf bu yüzden geçenlerde Tumblr’da sevdiğim videoları topladığım bir log açmıştım >> videolog.tumblr.com (more…)

    “Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim. Az önce keşfettiğim bir site sayesinde, Youtube’ün kısa zamanda yeni mp3 download cennetine dönüşeceğini düşünüyorum (sanırım bu durum yakında müzik şirketlerini de rahatsız edecek).

    Bildiğiniz gibi Youtube’den izlediğimiz video’ları FLV formatıyla kaydetmemizi sağlayan bir çok site ve Firefox eklentisi mevcuttu. Daha sonra piyasada flv converter programları sık sık görür olduk. Henüz beta yayınındaki Vixy.net ise çoğumuzun işine yaramayan flv formatını AVI, MOV, MP4, MP3 ve hatta cep telefonları için 3GP formatına! çeviren bir site. Yalnızca flv dosyasının url’sini yazıp istediğiniz formatı seçtikten sonra “Start” düğmesine tıklamanız yeterli. Benim en çok işime yarayan 3GP oldu, sevdiğim video’ları cep telefonuma depolayabilecek olmam harika :)

    Öte yandan girdinin başlığına geri dönelim. Youtube uzun süredir yeni çıkan şarkıları incelemek, ve sık bulunamayan şarkıları dinlemek için sıkça kullanılıyordu. Bu gibi siteler sayesinde tek bir tıkla izlediğiniz müzik video’sunu mp3 olarak kaydedebilmeniz hem yeni bir download mecrasını hem de yeni bir hukuki müzik savaşı boyutunu ortaya çıkarak gibi gözüküyor. Nitekim mp3′lerin kalitesi azımsanmayacak cinsten.

    Örneğin Lacrimas Profundere‘in çok sevdiğim ve uzun zamandır dinlemediğim Amber Girl şarkısına bakalım. Şarkının video adresini Vixy.net‘e yazıyorsunuz ve karşınıza aşağıdaki kalitede bir mp3 geliyor (üstelik ~ 7 mb’lık video’dan ~ 1 buçuk mb’lık bir mp3 çıkıyor):

    [Müzik] Opeth, Jon Oliva, Rush ve daha fazlası..

    May 18, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Guncel, Muzik, Gezegen

    • Önce en sıcak gelişme ile başlayalım: dün Peter Lindgren 16 yıldır beraber çalıştığı Opeth‘den ayrılma kararı aldığnı açıkladı. Kendisi birşeyleri kaybettiğinden bahsediyor, en kısa zamanda bulabilmesini umuyoruz, ne diyelim.. Yeni gitarist eski Arch Enemy ve Talisman adamı Fredrik Åkesson olacakmış.
      Sonradan gelen alakasız fakat ek bilgi edit’i: Mikael’in İbrahim Tatlıses fanı olduğunu biliyor muydunuz? Biliyorum inanamıyorsunuz.. O halde sizi önce buraya (Mikael’in ofişıl myspace sayfası), sonra da Music listesine alalım..
    • Megadeth geçen haftalarda Lacuna Coil‘ın solisti Cristina‘yı da yanına katarak  Tout Le Monde‘u yeniden ısıttı. Vidyoyu buradan izleyebilirsiniz.
    • Progresif alemlerin kralı Rush yeni albümü “Snakes & Arrows“u çıkardı. Albümün ilk hiti Far Cry‘ın vidyosunu buradan izleyebilirsiniz (süper klip ;) ). Bu arada yeni gruplar kendini bu kadar çabuk bozarken, eski toprakların hala süper iş çıkarmalarına bayıldığmı söyleyeyim.
    • Hazır eski toprak demişken bir türlü fırsat bulup da yazamadığım W.A.S.P‘ın yeni albümü Dominator‘dan bahsedeyim. Eski enerjilerinden hiçbirşey kaybetmemişler. Albümdeki şarkılardan bir tanesi bile es geçilecek cinsten değil (özellikle Mercy pek gaz).
    • Şimdi de başka bir eski toprak King Diamond‘dan bahsedelim :) Hala hazırlık aşamasındaki yeni albümleri “Give Me Your Soul… Please“‘den çıkan ilk single “Never Ending Hilltam burada ücretsiz olarak indirilmeye hazır.
    • Paradise Lost daha önce burada bahsettiğim single’ın ardından In Requiem albümünü çıkardı ve sert ve mükemmel altyapısıyla bizi hayal kırıklığına uğratmadı ;)

    • Dream Theater’ın haziran ayında çıkacak Systematic Chaos albümünden (kapağı da şöyle) çıkan ilk şarkı The Dark Eternal Night’ın stüdyo kaydı geçen hafta Roadrunner tarafından youtube’a kondu (lö leziz).
    • Biraz da yurdum semalarında gezelim ve Mavi Sakal‘ın yeni albümünden bahsedelim: Yeni..Den! Peki neden? diye sormak istiyorum.. Albümdeki şarkıların malesef albümün adı gibi yeni olmadığını söylemem gerekiyor. Eski şarkılardan Şaşkın ve Çektir Git‘in yeni yorumlarının haricinde Tibet Ağırtan‘ın eski albümünden şarkıların yeni gibi ısıtılıp koyulması olmamış (şarkılar süper fakat Mavi Sakal’dan daha iyisini beklemek hakkımız ;) ).
    • Nedense yalnızca depresyona girdiğim ve çok çok üzgün olduğum zamanlar haricinde ruhumun dinlemeye el vermediği Hayko Cepkin, yeni albümünü yakında çıkaracak. Albüm kapağına tek kelimeyle hayran kaldım!



    Bir de bundan sonra müzikle ilgili yazılarıma dinlenesi gruplar ile son vereyim diye düşündüm.
    Jon Oliva‘nın müzik piyasasındaki “has” adamlardan olduğunu bilenler bilir ;) Ancak Savatage‘dan ayrıldıktan sonra neler yaptığı hakkında yakından takip eden müzikseverler haricinde bilen pek kimse yoktur. Efendim bu deha, artık birazcık :) ilerleyen yaşının getirdiği avantajdan olsa gerek (olgunluk diyelim) vokal kariyerinde fezaya erdi. Bir röportajında “sesimi hiç bu kadar iyi kullanmamıştım” demiş. Zaten yeni albümünü dinleyen kimse buna itiraz edemez. Yeni albüm..?

    Jon Oliva, Savatage’dan ayrıldıktan sonra (sanırım kardeşi Criss‘in (ki o da erken yaşta yitip giden süper gitaristlerden biriydi) ölümü yüzünden bu adı verdi grubuna) kurduğu Jon Oliva’s Pain grubuyla kariyerine devam ediyor. Bu arada grubun elemanlarının çoğu Circle II Circle‘ın elamanlarından oluşuyor (ki tesadüfe bakın Jon, Savatage’dan ayrıldıktan sonra yerine gelen Zak‘ın (ki o da fevkalaldenin fevkinde bir beyfendidir, One Child ile zamanında beni benden almıştır) grubuydu C2C). İşte az önce bahsettiğim yeni albüm, 2006′nın sonlarına doğru Jon Oliva’s Pain’den çıkan Maniacal Renderings. Siz beğenir misiniz bilmem ama albümdeki Time to Die, Maniacal Renderings, Through The Eyes Of The King gibi parçalar bir klasik olabilir ve gerçekten çok sertler (gaz gaz.. ;) ). Hatta hemen Through The Eyes of the King‘i dinleyelim (jon baba beni affet.. nette hiç sample bulamadım albüme dair, mp3leri yarıda kesecek teknoloji ve yetenek de henüz bende yok :) ):

    Through The Eyes of the King:

    Gelelim Jon Oliva’nın Savatage’ın o muhteşem senfonikliğini entegre ettiği süper grup Trans Siberian Orchestra‘ya.. Fazla söze gerek yok, aşağıdaki şarkıyı dinleyin diyorum ;)

    Wizards in Winter:

    Not: Bu yazıyı bir hışımla yazdığım için gruplara link vermeye & resim koymaya takatim ve zamanım kalmadı.. ilgilenirseniz artık bir Google’larsınız ;)

    İyi dinlemeler!

    Daha önce de yazmıştım, müzik piyasası son yıllardaki en hareketli aylarını yaşıyor. Aslında kritik edeceğim onlarca albüm birikti ama vakit bulup yazamıyorum. O yüzden bugun 3 single ve 1 albümle yetineceğiz ;)

    Baştan bir liste yapayım:

    • Blind Guardian - Another Stranger Me
    • Paradise Lost - The Enemy
    • Marilyn Manson - Heart Shaped Glasses
    • Pain of Salvation - Scarsick

    Blind Guardian - Another Stranger Me

    5 Mayıs- Blind Guardian Ankara konseri uzun zamandır gitmeyi planladığım, her seferinde tam biletleri satın alacakken çıkan aksilikler yüzünden gidemediğim bir konserdi. Bu seferlik single ile idare etmek zorundayız, ne yapalım..

    Single’daki Another Stanger Me şarkısı bana BG’ın hafiften progresife kayıyor olduğunu düşündürttü. Bir power-progressive durumu sözkonusu. Şarkı adından da tahmin edilebileceği gibi, psikiyatride en çok ilgimi çeken ve en sevdiğim * hastalık olan şizofreniye müzdarip bir adamdan bahsediliyor (en azından klipte böyle bir adam var,..).

    Single’daki diğer şarkılar:

    • 1. another stranger me
    • 2. all the king’s horses
    • 3. dream a little dream of me
    • 4. lionheart (demo version)
    • 5. the edge (demo version)


    Paradise Lost- The Enemy

    Zaten myspace’den uzun zamandır dinlemekteydik single’a ait parçaların özetlerini.. En hit parça The Enemy olsa da ben Beneath Black Skies’ı daha çok sevdiğimi söylemeliyim.

    Aslında Nick’in sesini Shattered‘da olduğu gibi gaddarca ve tok kullanmasından yanayım (ki Savatage’ın One Child’ını Zak gibi söylediğini hayal eder dururum..).

    Single’daki diğer şarkılar:

    • 1. The Enemy
    • 2. Beneath Black Skies
    • 3. Godless

    Okumaya devam edin.. (more…)

    The life it seems to be undefined…*

    Apr 28, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Sevgili Gunluk, Muzik, Gezegen

    Not: Az sonra okuyacaklarınız şimdiye kadar bu günlüğe yazdığım en kişisel yazılardan biri olacak. O yüzden dilerseniz hemen notlar kısmına, sonra da sağ menüdeki ankete zıplayabilirsiniz.

    Bir süredir hayatı sorgular durumdayım: sanırım gerçekten hayatta ne yapmak istediğimi anlamadım (ya da anlamamıştım). Örneğin üniversitenin 1. sınıfından beri sürekli akademik kariyer yapmayı düşünürken, artık (en azından bir süre) üniversite’de çalışmayı düşünmüyorum. Yüksek lisans öğrencisi olacağım elbette, ondan kaçış yok.

    Açıkçası beni birazdan açıklayacağım kararlar, bir süredir bazı sağlık sorunları yaşamam yüzünden “bir anda” aldığım şeyler. 5 sene sonra arkama dönüp baktığımda, “vay be, gençliğimi nasıl da harcamışım” demek istemiyorum. Uzun lafın kısası aslında kendimi pek sorgulamayan, hayatıma çevremin/ailemin/arkadaşlarımın yön vermesinden son derece rahat/mutlu ve vurdumduymaz olan biriyken şimdi kendi hayallerim doğrultusunda hareket etmeye karar verdim. Bu yüzden üniversiteye girdiğimden beri bir kenara attığım müzik eğitimime devam etme kararı aldım. Bu konuda pek heyecanlıyım. Nasıl olsa yaklaşık 1 ay sonra İstanbul’a taşınacağım için, önümüzdeki sene vaktimin büyük bir kısmını henüz kabul edilip edilmeyeceğimi bilmediğim için adını söylemek istemediğim (çok esrarengiz oldu biliyorum ama kabul edilmezsem de rezil olmak istemiyorum :) ) bir yerde müzik eğitimime ayıracağım (ancak okul masraflarımı karşılamak için iyi bir işe girmem gerekiyor tabii, bu yaz onun da çaresine bakacağım umarım).

    Necdet hocam “gene mi :shock: ” diyecek ama, müzikle ilgili yazacağım bir günlük açtım kendime. Tam şurada. Genel olarak gitar teknikleri/albüm incelemeleri kısaca herşey müzikle ilgili olacak. Ancak bu yazılarımı bu günlükten ayrı tutup tutmama konusunda kararsız kaldım. Her zaman Linux/Özgür Yazılım harici konulardan olabildiğinde uzak tutmak için çaba verdiğim bu günlüğüme müzik gibi bir konuda yer vermek iyi mi kötü mü açıkçası bilemedim. Bu yüzden günlüğün sağ menüsünde ve bu girdide gördüğünüz gibi bir anket yaptım. Sanırım bir hafta burada kalacak. Sonuçlara göre yazılarımı o günlükte ya da burada yazacağım, hadi bakalım ;)

    Not#1: Bu arada Umut, Köy Öğretmenleri diye bir projeye imza atmış. Daha sonra daha detaylı yazacağım, bilgileri buradan öğrenebilirsiniz. Ancak projenin daha geniş kitle için duyurulması açısından herkesin Link/Blogroll’una eklemesini rica ediyorum.

    Not#2: Bir de siteme Yiit‘ten araklama bir efekt ekledim.
    Sitenin içeriğini apaçık gösterememekten dertliydim, artık pek şukela bir site haritam olduğunu söylemek isterim :)

    * Cem Köksal: Set Me Free!! albümünün süper parçalarından Life’ın giriş sözleri..