Komplo Teorileri
January 31st, 2006 by
PINguAR
William Henry Gates III geldi, ve beni bir kez daha ticari zekasına ağzım açık bırakarak gitti… Hırs bu kadar gözle görülür hale en son ne zaman geldi, bir insan beyin kıvrımlarından geçen en ufak ihtimalleri böylesine kuvvetle nasıl yok etmeye çalışır, acaba gerçekten vizyon dediği şeye inanıyor mu, yoksa vizyon dediği şey = para mıydı… Herneyse…
Microsoft’un şimdiye kadar, gözlediğimiz en çiğ yayılma stratejisi, ürün anahtarının elden ele dolaşmasına ve lisanslı yazılımının ücretsiz dağıtılmasına bir şekilde göz yummasına; sonra da kullanıcı sayısı belli bir niteliğe ulaşınca zorla çatır çatır kullanıcıları ya da şirketleri lisans ödemeye zorlamasıydı. Microsoft’un e$$iz mühendisleri için, üzerinde bir süre çalışıldığında korsana karşı daha sağlam bir sistem yaratmaları işten bile değildi, ama o yine kullanıcıların üzerinde aşinalık ya da alışkanlık yaratma stratejisini izledi, ve pazarda 1 numara haline geldi.
Sonra ne oldu?
Etrafında olan bitenlerin farkında olan insanların yönettiği ülkeler, peşisıra Linux’a geçmeye başladı. Böylece, Bill amca’nın gözleri haritaya baktığında Ortadoğu’yu yeşil bir alanda istiflenmiş $’ler şeklinde görmeye başladı.
Peki, sonra ne oldu?
Milli eğitim, yüzbinlerce öğretmene ve okula (ve bu okulların milyonlarca öğrencisini varın siz düşünün) bilgisayar dağıtma projesine girişti.
Varan 1: Bill Gates para kokusunu aldı, ve anında Türkiye’ye damladı. Amacı, daha çok kullanıcıyı sistemine bağımlı hale getirmek olan birinden bu davranışı beklememek fazla iyimserlik olurdu herhalde. Üstelik, yüzbinlerce öğretmenin, okulun ve öğrencilerinin topyekün ne kadar büyük bir kitle oluşturduğunu düşünürsek milyonlara tekabül eden bir rakam bu. Eh, sonuçta bilgisayarlar gözgöre göre içinde Microsoft ürünleri ile gitti…
Peki, şimdi ne oldu?
Pardus çıktı, insanlar dağıtımı kopyalayarak birbirine dağıtmaya başladı, insanlar kendi ülkelerinin geliştirdiği bir işletim sistemini çoşkuyla karşıladı, merak etti.
Varan 2: Bill Gates, Pardus’un sandığından daha büyük bir tehdit olduğunu kavradı, ve soluğu yine anında Türkiye’de aldı. Gene vizyonermütevaziadam rollerinde “İlk Bilgisayarım” diye dandik bir proje sürdü ortaya. Belli ki, bu sefer de daha bilgisayara yeni adım atacak kullanıcıları hedefliyordu — (ki bu Linux hakkındaki önyargıları da kulaktan dolma duymuş güruhtan kullanıcılar ise eğer; daha önce görmedikleri bir işletim sistemi ile *boğuşmak* yerine, Kırpık İşletim Sistemi Windows Starter Kit zımbırtısına -diğer lisanslı Windows sürümlerine göre hatırı sayılır bir ucuzlukla- almak daha kolaylarına gelecekti.
Şimdi top, son kullanıcılarda. Ve Bill Gates’in şu an uyguladığı strateji belli; zorlanmadan satın alınabilecek bir İşletim Sistemi (!) ile gene yüzbinlerce yeni kullanıcıyı avlayacak, kendi yazılımlarına bağımlı hale gelen birer köle haline getirecek, sonra da (hiçbir son kullanıcı 3 uygulama, 7 pencere çalıştıran süper bir bilgisayara 1 seneden fazla dayanamaz çünkü) gene diğer üst dağıtımlara geçmeye zorlanacaklar (upgrading için de bir güzellik bekliyoruz Bill beylerden). Tabii kendi üzerimize düşen, olabildiğince potansiyel ‘av’ı bu çarklardan uzaklaştırabilmek
Herneyse, benim bu karmakarışık kafamda dönen komplo teorileri şimdilik bunlar, belki de Bill Gates beni heyecanlandırdığı için saçmalıyor olabilirim
Bir de aşağıdaki var tabii, ben yorum yapmıyorum
B I L L G A T E S III 66 + 73 + 76 + 76 + 71 + 65 + 84 + 69 + 83 + 1 + 1 + 1 = 666
Bu arada, Mr. Burns ile Bill Gates arasındaki benzerlik, göz yaşartıcı değil mi
Linux, Guncel, Linux vs Windows, Gezegen altında kategorilenmiş |
7 Yorum »






Ancak gelin görün ki



Efendim, diyelim ki makinanızın bir bölümüne de arslanımız, koçumuz 










