PINguAR.org
Yaklaşık bir buçuk ay önce gsoc danışmanım Adam, Guadec‘e gelmek isteyip istemediğimi sormuş, eğer istersem öğrenciler için sağladıkları burstan yararlanabileceğimi söylemişti. Ancak bu süper haberi almamın ertesi günü; ananemin sanki gelin gidiyormuşum gibi “hayır! ben torunumu “elin İngiltere’leri”ne göndermem!” çığlıkları yüzünden ağzımın sularını silmek zorunda kalmıştım. Gelin görün ki canım ananem, sanki inadına biliyormuşcasına tüm sponsorluk başvuruları bittikten sonra, geçen hafta ansızın İngiltere’ye gitmeme razı oldu. Seviyoruz kendisini
Tabii bana da bir tek, başvuru tarihi bitmesine rağmen “ya tutarsa” deyip Gnome’dan sponsorluk istemek kaldı (başta Vinsınt ve Edım olmak üzere tanıdığım herkesin başını bir miktar ağrıttım tabii
). Sonunda düşünüp taşınmışlar ve sponsorluklar bitmesine rağmen masraflarımın bir kısmını karşılayamaya karar vermişler. Diğer Gnome-gsoc öğrencileri, danışmanlarım ve kımınite ile buluşacağım için pek mutluyum.
Bir de aklımda İngiltere’den trenle İskoçya’ya (ki yıllardan beri gitmek istediğim yegane yerdir) oradan da botla İrlanda’ya geçme gibi deli planlarım da var
Umarım İngiltere konsolosluğu sorun çıkarmaz da hevesim kursağımda kalmaz
Not: Bu sefer sanki anlaşmışlarcasına en $ukela konferanslar Büyük Britanya’da ve birbirini takip eden tarihlerde. Debconf 17-23 Haziran’da İngiltere’de, akabinde AKademy 30-7 Temmuz’da İskoçya’da (bu arada en bi superman Faik‘in de sunumu varmış AKademy’de, programı karıştırırken rastladım- çok sevindim
) sonra da 15-21 Temmuz arasında da Guadec var. Gönül 1 ay İngiltere’de kalıp hepsine katılmak isterdi ama orada £ konuşuyor
Uykusuzluk insanın hayal gücünde ve görme yetisinde oyunlar oynayabiliyor. Aşağıdaki fotoğrafa ilk baktığımda, Matz’ın (en sağdaki) yerlere kadar uzanan kırmızı bir pelerin giyen, göğsünün ortasında kocaman bir M yazan bir süperkahraman olduğunu falan zannettim
Herneyse, harika bir vidyo: Kenji Hiranabe, Shintaro Kakutani, ve bizim Matz C++, Java ve Ruby’yi irdeliyorlar (ingilizce altyazı mevcut).

Diğer güzellik de Rails Podcast’inin yeni bölümü. Çoğu devchix‘ten olan bağyanlar ile bilişim ve programlama dünyasında kadınlar hakkında sohbet etmişler:
“Nasıl yani?” dediğinizi duyar gibiyim. Az önce keşfettiğim bir site sayesinde, Youtube’ün kısa zamanda yeni mp3 download cennetine dönüşeceğini düşünüyorum (sanırım bu durum yakında müzik şirketlerini de rahatsız edecek).
Bildiğiniz gibi Youtube’den izlediğimiz video’ları FLV formatıyla kaydetmemizi sağlayan bir çok site ve Firefox eklentisi mevcuttu. Daha sonra piyasada flv converter programları sık sık görür olduk. Henüz beta yayınındaki Vixy.net ise çoğumuzun işine yaramayan flv formatını AVI, MOV, MP4, MP3 ve hatta cep telefonları için 3GP formatına! çeviren bir site. Yalnızca flv dosyasının url’sini yazıp istediğiniz formatı seçtikten sonra “Start” düğmesine tıklamanız yeterli. Benim en çok işime yarayan 3GP oldu, sevdiğim video’ları cep telefonuma depolayabilecek olmam harika
Öte yandan girdinin başlığına geri dönelim. Youtube uzun süredir yeni çıkan şarkıları incelemek, ve sık bulunamayan şarkıları dinlemek için sıkça kullanılıyordu. Bu gibi siteler sayesinde tek bir tıkla izlediğiniz müzik video’sunu mp3 olarak kaydedebilmeniz hem yeni bir download mecrasını hem de yeni bir hukuki müzik savaşı boyutunu ortaya çıkarak gibi gözüküyor. Nitekim mp3′lerin kalitesi azımsanmayacak cinsten.
Örneğin Lacrimas Profundere‘in çok sevdiğim ve uzun zamandır dinlemediğim Amber Girl şarkısına bakalım. Şarkının video adresini Vixy.net‘e yazıyorsunuz ve karşınıza aşağıdaki kalitede bir mp3 geliyor (üstelik ~ 7 mb’lık video’dan ~ 1 buçuk mb’lık bir mp3 çıkıyor):
Bu kategoriye birşeyler yazmayalı çok olmuş. Artık Tumblr’ı sabote ediyorum böyle şeyler için ama Gates vs. Jobs parodisini aratmayacak başka bir tanesini paylaşmadan geçemezdim ![]()


Web 2.0 hedelerine karşı koyamayan ben, sonunda Twitter+Tumblr karışımı bir yerlere daha bulaştım.. daha beteri ne olabilir bilemiyorum
Geçen hafta Çarşamba sabahı Şenlik‘e katılmak için ayrıldığım Çanakkale’ye bir iki saat önce döndüm. Nete pek girme fırsatım olmadı, o yüzden adeti bozmayayım, verdiğim her uzunca aradan sonra yaptığım gibi listeleyeyim. Gün gün şenlik 2007‘de başımdan geçenler:
Neyse ki diğer konuşmacılar; ODTÜ Enformatik Enstitüsü’nün kurucusu ve ODTÜ Bilgisayar Mühendisliği Ögretim Üyesi Prof. Dr. Neşe Yalabık, Bilkent Üniversitesi Bilgisayar Teknolojisi ve Programlama Bölüm Başkanı Reyyan Ayfer, 2001 yilinda Birleşmiş Milletler tarafindan “9 Başarili Türk İs Kadınları”ndan biri olarak seçilmiş, turk.internet.com sitesinin sahip olduğu Intervizyon şirketinin Genel Müdürü Füsun Nebil ve Bilkent Üniversitesi BilWIC Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Begüm Saygeçitli beni kurtardı.

Yukarıdaki fotoğraf da şenlikte çektiğim tek kare (ve dandik cep telefonu kamerasının bile bu güzel bağyanın şirinliğine toz kondurmadığına dikkat ediniz, ehem).
Az sonra VI. Linux ve Özgür Yazılım Şenliği‘ne katılmak için yola çıkıyorum. Bu sefer ananem (evet, kendisi W.A.S.P bile dinleyebilen bir bünye, şenliğe niye gelmesin?
), annem ve Cabbar’la (minik capon balığım) beraber gidiyoruz. Yolda annemin arabasını ara sıra (bana kalsa tamamen) gasp etmeyi düşünüyorum, ilk şehirdışı araba kullanma deneyimim olacak çünkü
Bir de 4 Mayıs saat 15:15′de Bilkent Üniversitesi CTP Bölüm Başkanı Reyyan hocamın organize ettiği “Bilişim ve Kadınlar: Meslek Seçiminden Hayata” isimli panele konuşmacı olarak katılacağım, herkesi beklerim. Onun dışında Ulak6Net toplantımız olacak 5 Mayıs’ta.
Tabii yine harika seminerler var programda, buradan bakabileceğiniz gibi. Keşke elimde Hermione’nin Time-Turner‘ı olsa da, her birine girme şansım olsa, diyor insan.
Gelenlerle orada görüşmek üzere, ..
Günlüğüme yazmayalı bir hafta olmuş.. Kısa kısa neler olup bitiyor yazayım:
Önce sistemdeki bir hatadan dolayı danışmanım olarak göründüğünü öğrendiğim Raphael Slinckx (kikidonk) ile bağlantı kurdum. Kendisi bana aslında danışmanımın Vincent Untz (vuntz) olduğunu söyledi. Vincent’la iletiştikten sonra asıl danışmanımın daha önce Tomboy’un şifreleme eklentisi için konuştuğum Adam Schreiber olduğunu öğrendim. Kendisi Seahorse konusunda yardımcı olacak. Evolution konusundaysa Novell‘dan Srinivasa Ragavan danışmanlık edecek. Ve böylece GSoC’un 1 haftasını afiyetle yemiş oluyorum.
Aslında elimdeki işleri hafifletmeden bu haberi ifşa etmek niyetinde değildim ama sağolsun Necdet Hoca beni afişe etmiş bile
Yazın uğraşacak birşeylerim olsun, hem eğleneyim, hem de tospa alacak param olsun diyerek Google Summer of Code‘a başvurmuştum. Başvurduğum Gaim’in (Pidgin?) sertifika yöneticisi projesi (itiraf edeyim gözüm bundaydı aslında), GNOME projelerinden Evolution için şifreleme ve anahtar seçimi entegrasyonu ve Jabber protokolü için sunucuların doğrulanmasında sertifika kullanımı için arayüz projelerinden Evolution için olanı kabul edilmiş.
Tabii projeyi başarıyla tamamlamak, seçilmekten daha önemli.. Her halikarda hâlükârda eğlenceli bir iş olacağına eminim
Kabüllenemediğim bazı nedenlerden dolayı yaklaşık bir buçuk senedir görev yaptığım Seminer-CG‘den Necdet Hoca ile beraber ben de ayrıldım. Bu süre zarfı içinde grup çalışması ve insan ilişkileri bakımından güzel şeyler öğrendim; zaman içinde birlikte çalışmaktan keyif aldığım Barış, Löker, Çağlar (ve grupta olmamasına rağmen bize bizden çok yardım eden Doruk) gruptan ayrıldı… grupta çalışmayı hiç bırakmayacakmışız gibi gelse de şimdi de biz ayrılıyoruz. Yalnızca 2006′daki şenlikten bu yana 94 seminer gerçekleştirilmiş, aramıza 46 yeni konuşmacı katılmış, 78 yeni seminer notu hazırlanmış. Çalışma tempomuzu ve yaptıklarımızı bildiğim için, açıkçası içim çok rahat. Bu çalışma tempomuzun diğer çalışma gruplarına da örnek olmasını dilerim.
Herneyse. Ben de artık Seminer-CG’ye harcamakta olduğum zamanımı ve emeğimi Ulakbim‘e harcamaya karar verdim. Bakalım IPv6 Task Force olarak nelere imza atacağız
Not: Bu da günlüğüme 100. yazım.. Bir gruptan ayrılıp, yeni bir gruba katıldığımı haber vermem için bekliyormuş beni meğer..
Özlü SözThere are two kind of sysadmins: Paranoids and Losers.
--Anonymous