PINguAR.org
Bu kadar jan-jan bana fazla
Masaüstünden bir kullanıcı olarak tek beklediğim ve tek yapabildiğim renk uyumlu ikonlar & pencere tasarımları iken; ve bunların ekran görüntüsünü alıp; “Bak yaa, ne güzel masaüstüm var di mi?” gibi havalı cümleler kurarken; bir süredir sistemimde yalnızca Pardus kullanmam bu konudaki fikirlerimi tepetaklak etmeye yetti * * *.
Masaüstü özellikleri bir kenara * * Debian’da bir wireless kart tanıtmak, dizüstünün pil durumunu göstermek ya da bluetooth adaptörünü tanıtmak için saatler harcayıp kendimi jiletlediğim günler daha dün gibiyken; kılımı kıpırdatmadan bu özelliklerin ayağıma serilmesi aklımı çelen diğer özelliklerden sadece bir kaçı… *.
Aslında uzunca bir süredir; alışkanlıklarımı * * bir kenara bırakmayı başarıp (daha doğrusu başaramayıp) , Pardus’a yeterince vakit ayırmadığımın farkındaydım. Pardus’u desteklemeye çalışıyordum ama, bu destekleme 1.0′dan önce yapılan test kurulumları, ya da meraklı öğrencilere Pardus kurmaktan öteye gitmiyordu; kişisel çalışma ortamımda Pardus kullanmam gerektiğini uzunca bir zaman düşündükten sonra; ani bir kararla, en azından grubu uçurup bir süreliğine kendime Pardus’tan başka şans tanımadım– ve aslında bu yöntem oldukça işe yarıyor (ki bu klasik bir metottur; Windows’dan Linux’a geçmek isteyip de alışkanlıklarını bırakamayanlara da sistemlerini tamamen uçurmaları salık verilir
)
Sonuç olarak; tamamen Pardus’a geçmenin beni fazlasıyla tatmin ettiğini ve alışkanlıklarımı aratmadığını söyleyebilirim.
Benim gibi biri için * * fazla radikal bir karar oldu ama, buradan Pardus’ta emeği geçen, her geliştirici ve katılımcıya, bug bildirimi yapanlardan çevirmenlere kadar; çok teşekkür ediyorum. Herkesin kullanması ve desteklemesi gereken bir dağıtım olduğunu üzerine basa basa söyleyerek; huzurlarınızdan ayrılıp mutlu mesut Pardus’uma geri dönüyorum efem
Not: Yukarıdaki resim, tamamen bir yerlerden çalıntı olup, Gimp ile suç ortaklığı yapılarak bu hale getirilmiştir * *.
Daha önce de, çeşitli başkalaşım teorileri görmüştüm ama; bir disket sürücüsünden bir turntable yapmak; gördüklerimin en şaşırtıcısıydı:

Ama bunu denemek için; ne yeterince sabıra, ne de yeterince elektronik becerisine sahibim
Kurulum yaparken, genelde dağıtım neyle ilgiliyse, bulduğum bir kağıda *, onunla ilgili bişiyler çiziktirerek vakit geçiriyorum * * * *..
Bugün, hazır unstable’a geçmişken, hadi bir de KDE de kurayım, bir köşede dursun dedim (hayır, hayır; bunun Linus’un kelamlarıyla uzaktan yakından alakası yok tabii
). Ekran görüntüsü için buraya buraya tıkk.
.
Bugün, yazın bir kısmını çevirmeyi planlamış olduğum ve bir kısmının çevirisini bitirdiğim Programming Ruby kitabının türkçe sayfalarını yayınladım. Tabii ki unununstable bir durumda
Kod örneklerini, ana başlıkları değiştirmedim, onları sonradan elden geçirmeyi planlıyorum. Kitabın devamını da azar azar çevirmeye devam edicem.

Bu arada, unutmadan geçen hafta Ruby‘nin 1.8.3 sürümü çıktı.
Kaynak kodları burada.
md5sum:: 63d6c2bddd6af86664e338b31f3189a6
Bugün güzide okulumuzun güzide laboratuarındaki bilgisayarlara Debian kurmaya başladık. Güvenlik için, ssh, ppp, exim4′ü kaldırıyoruz, KDE, Openoffice.org, türkçe dil paketleri ve Mozilla-Firefox kuruyoruz. Sağolsunlar, çalışma arkadaşlarım da yardımcı oluyorlar ^o~
Not1: Bir türlü KDE’de neden Firefox’u çalıştıramadığımızı anlamadık ![]()
Not2: Sevgili Necdet Hoca’mla yaptığım o duygu sömürülü konuşma sonucunda birkaç bilgisayara da GNOME kurmama izin verdi
—Napiym, çok karmaşık geliyor KDE bana :$
Özlü SözThe first 90% of the code accounts for the first 90% of the development time. The remaining 10% of the code accounts for the other 90% of the development time.
--Tom Cargill