PINguAR.org
Beni tanıyanlar bilir, hayattan pek bir beklentim olmamasına rağmen; yıllar yılı hayalini kurduğum tek bir şey var. Yolda gördüğümde arkasından uzun uzun baktığım, sokakta park etmiş vaziyette yakaladığım zaman çaktırmadan dakikalarca içini dışını didik didik incelediğim, her seferinde ‘keşke benim olsaydı‘ diye iç çektiğim tek bir şey var; vosvoslar
En geç 2 sene içinde, bir adet süslü-püslü olanından (kabrio olsa fena olmazdı hani) kesinlikle edineceğim *.
Bugün, vosvos aşkımı depreştiren şey ise, nette dolaşırken rastgele gördüğüm Vosvos Magazin Dergisi. Dergi, Şubat 97′de yayınlanmaya başlanmış, ancak * Eylül 98′de yayınlanmasına son verilmiş. Ancak, mevcut 6 sayısını siteden görüntüleyebiliyorsunuz. İnanılmaz güzel bir içeriğe sahip. Tüm vosvosseverlerin bir göz atmasını isterim.
Bu arada, Pardus için yaptığım bir kaç duvarkağıdı, sanat.uludag.org.tr adresinde bir yerlerde yaşıyormuş
.
Sonunda evime gelebildim. Çanakkale’de geçirdiğim 15 günlük tatil süresini pek iyi değerlendiremedim aslında; sadece bir NASIL belgesi çevirdim; ancak kalan 1 aylık tatilimi * :~ daha iyi değerlendirmeyi amaçlıyorum.
Sevgili ananem ile, yine her tatilde olduğu gibi kitap değiş tokuşu yapıyoruz
Bana dünya klasiklerini zorla okutmakta çok kararlı gözüküyor. Bu sefer bana, birkaç kez okumaya başlayıp da bir türlü devamını getiremediğim Remarque’ın Garp Cephesinde Yeni Bir Şey Yok‘unu verdi. Ben de altında kalmadım tabii ve Eddings’in Elenium serisinden Elmas Taht’ı verdim, büyük ihtimalle okumamıştır diye umuyorum.
Ama asıl konu bu değil. Benim gene yaramazlığım tuttu, belki birkaç da erdem şekeri bulurum ümidiyle ve kitap almak bahanesiyle ananemin deposuna bir seyahat gerçekleştirdim :$ Bunun gibi bişeyi, en son bu yaz yapmış ve 1956! yılından kalma Bütün Dünya dergilerini bulmuştum. Hatta dergiden bir pasaj da koyayım buraya da, o zamanki güzel Türkçe’miz neymiş siz de görün:
İş adamı için ideal dolmakalem, çok mürekkep alan ve uzun müddet kapağı açık olarak bırakılsa dahi mürekkebi kurumadan derhal yazan dolmakalemdir. Yapılan istatistiklere göre memleketimizde, iş adamları arasında ezici bir çoğunluğun SHEAFFER’S kullandığı sabit olmuştur.
Bir de, derginin arka kapağından bir reklam; dünyanın anlamını sorgulamak için bir neden daha ![]()
Fotoğrafını da koyayım, tam olsun: Mukadderat O an Tayin Edilmektedir!
Bu sefer de, Elvis Presley’nin eski plaklarını buldum.
Üstelik bunları çalmak için bir de pikap. Ama çalıştırmayı bir türlü beceremedim, hayırlısıyla aletin başına bi zeval gelmeden * ara ara kurcalayıp çalıştırabilmeyi umuyorum.
Not: İnternetsizlik kötü iş. İnsan, “acaba internet yokken ne yapıyordum ben” diye düşünmekten alamıyor kendini. Aslında bir taraftan iyi de. İnsan, yapmaya fırsat bulamadığı şeyleri yapmaya başlıyor; mesela eve gelince, telefonları açtırana kadar geçen 1 gün, bana bir iki deviasyona mal olmuş
.
Microsoft, Windows Vista’ya; Restart Manager diye bir özellik ekliyormuş— tüm makinayı reboot etmeden bazı bölümleri güncellemek için… Ne özellik ama!*
Debian GNU/Linux 3.1 (sarge’ımız
)’ın ilk güncellemesi; —birkaç güvenlik paketi ve bazı ciddi problemlerin düzeltilmesiyle beraber— yapılmış.
Bu arada; yakında bu quizseverliğimizle * Gezegen‘ce, Planet Debian‘la yarışır olacağız
Eh, az daha Hulk çıkıyordum ya; buna da şükür tabii
*
Your results:
You are Wonder Woman
| You are a beautiful princess with great strength of character. ![]() |
Click here to take the “Which Superhero are you?” quiz…
Ha bir de; Tulip, bir dizüstü bilgisayar çıkarmış; Tulip E-GO. Kendileri beyaz altın kaplamalı; ayrıca kenarlarında da pırlanta tabakalar var..
Unutmadan! Tulip logolarında da; eşsiz Ruby’ler bulunuyormuş.
Fiyatı mı? Sudan ucuz canım; sadece 336,557 dolarcık!
Şaka bir yana; üreticiler gerçekten bunu alacak insan olduğunu düşünüyorlar mı merak ediyorum! *
Daha önce de, çeşitli başkalaşım teorileri görmüştüm ama; bir disket sürücüsünden bir turntable yapmak; gördüklerimin en şaşırtıcısıydı:

Ama bunu denemek için; ne yeterince sabıra, ne de yeterince elektronik becerisine sahibim
Kurulum yaparken, genelde dağıtım neyle ilgiliyse, bulduğum bir kağıda *, onunla ilgili bişiyler çiziktirerek vakit geçiriyorum * * * *..
Bugün, hazır unstable’a geçmişken, hadi bir de KDE de kurayım, bir köşede dursun dedim (hayır, hayır; bunun Linus’un kelamlarıyla uzaktan yakından alakası yok tabii
). Ekran görüntüsü için buraya buraya tıkk.
.
Öncelikle Gezegen Debian‘a merhaba
FM‘deki bir habere göre; optimum klavye tuş dizilimi araştırılmış.
Lütfen, rica ediyorum; bırakın evrimsel teorileri filan; gidin çağın teknolojisini yakalayın.
Ben hep diyorum, onun kadar kolayı, onun kadar güzeli yok diye.. Şu klavye düzeninin sadeliğine bakar mısınız lütfen, şimdi kim, niye Linux kullanmak istesin ki bu kadar kolaylık parmaklarının ucuna serilmişken: * * *
Hepsi, ve daha fazlası burada (özellikle bunu da kaçırmamanızı tavsiye etmekle birlikte; findoz kulllandığım zamanlarda, nasıl bu hidden settings’lerin farkına varamadığıma da için için yanmaktayım).
Nedense, annemle bazı konularda takışıyoruz * *. Kendisi, benim müzik zevklerimi ve özellikle dinlediğim metal müzik türevlerini eleştirmekten büyük bir zevk almıştır her zaman. Dün de, “Annecim, sen Simon & Garfunkel’ı seversin, sana The Sound of Silence’larını çalayım mı?” şeklinde gayet masumane bir soruya, dalga geçtiğimi sanıp; “O Simon & Garfunkel’ın değil; Paul Simon’ın şarkısı. Önce onu öğren” şeklinde aldığım cevap karşısında dumura uğradım. * Peki, ben de bütün gün; bir Nevermore’un bir Atrocity’nin Sound of Silence cover’larını dinleyerek, aslında onun dinlediği şeylerin ben hep ‘update’ edilmişlerini dinliyormuşum izlenimi vermeye çalıştığımı da inkar etmiyorum tabii ki. Kendisi, bu cover’ları dinleyince * sanırım uzunca bir süre bu şarkıyı dinlememeye karar verdi. Ama intikam ateşim dinmedi, ve bir süredir aksattığı Linux Ecology HOWTO‘yu * bitirmediği için kendisini sorumsuzlukla suçladım; sanırım şimdilik huzurlu, sakin, kayıp ruh = ON moduna tekrar geçtim * *.
Normalde fazla televizyon izleyen bir insan değilim. Daha doğrusu, televizyondaki programlardan çok reklamlar ve onların kaliteleri hakkında kritik yapmakla ilgileniyorum. Son yıllarda gördüğüm en iyi reklamlardan biri şu Sprite’ın basket sahası görünümünde havuzlu reklamıydı. Açıkçası, kısa bir zamanda bir tane daha mükemmel reklamın geleceğine inanmazdım. Taa ki, bir saat firması; Mao’nun şu meşhur 1 milyar Çinlinin aynı anda zıplamasıyla birlikte Kaliforniya’da deprem yaratmak istediği rivayet edilen Atlayan Ejderha planını konu alan harika bir reklam (sanırım kısa süre sonra, bizim tvlerde de dönmeye başlar) yaptırana kadar.
Bu arada, Kopete, burada görülen plugin’iyle övgüyü hakeden bir program. *
GDesklets‘e bir süredir uğramıyordum. Bugün çok şirin bir desklet gördüm.
TheSimpsonsQuotes.com‘dan aldığı rastgele quota’ları istediğiniz zaman aralığında güncelliyor. Gerçekten çok eğlenceli :



Bu arada, Gdesklets ile aşina olmayanlar için; FTB‘yi, iweather‘ı ve cornerxmms‘i şiddetle tavsiye ediyorum.
Bir de sevindirici bir durum oldu bir kaç gün önce. Yazın stajda çevirdiğim; ve bizzat Matz’la konuşmama rağmen orjinal japonca versiyonuna bile lisans ibaresi koyulmadığı için belgeler.org’da yayınlayamadığım Ruby Kullanıcı Kılavuzu‘na lisans ibaresi koyulduğunu gördüm. Tabii hemen iyileştirme çalışmalarına başladık ve belgeyi son haline getirdik *. Sanırım bir sonraki sürümde yayınlanacak
Ben de ÇOMÜ Belgelendirme Çalışma Grubu‘nun yarattığı sinerjiyle iki minik NASIL belgesi çevirdim.
Birisi, “Linux Taraftarlığı -NASIL”, diğeri de “Linux Okuma Listesi -NASIL”.
Bu arada, bazen merak ediyorum da; acaba bürokrasiden nefret etmeyen var mı?* *
boş bakışlı soğuk bir bey
önündeki kağıdı inceliyor
—gri saçlı
—gri elbiseli
—gri tenli bir hanımın tanzim ettiği
yazık sana küçük adam
yargılıyorlar seni
—yaşamın,
—geleceğin,
—tezkeren haline gelen
bir kağıt parçasının ucunda
bürokrasi, hiyerarşi , kırtasiye ,
ölçüveriyor, kimliğini bilmeye gerek duymaksızın
konudışı bir kaç cümlede, değerini;
bense lanetliyorum
numaralandırılmış bir dosyadan öte görmeyenleri seni.
pascale gisselbrecht :: bureaucratie *
Gmail Skinning şimdilik sadece Mozilla Firefox tarafından desteklenen bir metot kullanarak, gmail hesabınıza yeni bir görünüm vermeye yarıyor. Plan oldukça basit:
Açıkçası, ben mevcut skin’leri pek beğenmediğim için, kendim bir tane oluşturayım dedim. Kendisine, buradan ulaşabilirsiniz, fakat pembe rengin geniş kitleye hitap edeceğini pek sanmıyorum
İçinde bulunduğum şu sancılı sınav dönemi bitince (aslinda bu konuda tam da bu düşünceleri paylaşıyorum), bol bol penguen temalı skinler yapmayı düşünüyorum ^o~
İşte sonuç:
Bu da Linux alfabesiymiş
Bir antifindozcunun sayfasında buldum;
A is for awk, which runs like a snail, and
B is for biff, which reads all your mail.
C is for cc, as hackers recall, while
D is for dd, the command that does all.
E is for emacs, which rebinds your keys, and
F is for fsck, which rebuils your trees.
G is for grep, a clever detective, while
H is for halt, which may seem defective.
I is for indent, which rarely amuses, and
J is for join, which nobody uses.
K is for kill, which makes you the boss, while
L is for lex, which is missing from DOS.
M is for more, from which less was begot, and
N is for nice, which it really is not.
O is for od, which prints out things nice, while
P is for passwd, which reads in strings twice.
Q is for quota, a Berkley-type fable, and
R is for ranlib, for sorting our table.
S is for spell, which attempts to belittle, while
T is for truem which does very little.
U is for uniq, which is used after sort, and
V is for vi, which is hard to abort.
W is for whoami, which tells you your name, while
X, is well, X, of dubious fame.
Y is for yes, which makes an impression, and
Z is for zcat, which handles compression.
Efendim, diyelim ki makinanızın bir bölümüne de arslanımız, koçumuz * şirin parsımız Pardus RootFS 0.1 kurmak istiyorsunuz. Buradan dosyanızı indirdiniz, kendinizi şanslı hissetmiyorsanız, sha1sum değerlerinin eşleşip eşleşmediğini de kontrol ettiniz. Pardus RootFS’i açacağınız bir de dizin oluşturdunuz *. Peki, şimdi de indirdiğiniz dosyayı, ayırdığınız disk bölümüne açtınız. /etc/fstab dosyanızı ve grub.conf’unuzu * editlediniz. Farzedin ki bu işi gecenin bir yarısına tekabül eden bir zamanda, bir yandan Kopete’de ona buna laf yetiştirmeye çalışıp, bir yandan adamlar neler yapmış diye içerleyip ve bir yandan da Alternative IV albümünü dinlemek gibi büyük bir hata yaptıysanız.. İşte tam o esnalarda dikkatinizi işinize yoğunlaştırıp,grub’u mbr’a yazdırabildiyseniz ne mutlu. Yok, eğer öyle değilse, işte o zaman Oi! ya da * deme zamanıdır.
Peki, adamın hayatını karartan o gapgara * eğğkgran üzerinde grub uyarısı mı çıktı:
Minimal BASH-like line editing is supported. For the first word. TAB lists possible command completios. Anywhere else TAB lists the possible completions of a device/Filename.]
Pekala, anlaşılan Grub kendi ayarlarını düzgün yükleyemiyor. Kim bilir grub.conf‘a neler yazdınız * * *. Pekala, bu işi halletmek için birkaç komutu elle girip nirvanaya falan ulaşmanız olası olabiliyor bazen. Ama biz babadan kalma yöntemleri kullanacağız.* * * *
Evet efendim, şimdi sistemi Knoppix’le başlatalım; * aşağıdaki bir dizi işlemi yapalım:
:$ sudo su
#cd /
#mkdir kestane
#mount /dev/hd* kestane
#cd kestane
#vi boot/grub/grub.conf*
Evet, artık dosyadaki hataları bulup düzeltme şansına sahipsiniz. Belki de bu dosya, grub.conf’unuzun nasıl gözükeceğine dair bir fikir verebilir. Artık sistemi tekrar başlattığımızda, Pardus’un çalışması gerekiyor. /root/xorg.py dosyasını çalıştıralım, /etc/init.d/xdm start diyelim. Ve kazasız belasız Pardus’umuzu başlatma şerefine nail olalım * * * *.
Bu arada, arkadaşlarıma daha fazla vakit ayırmam gerekiyor sanırım
* * *
| This Is My Life, Rated | |
| Life: | |
| Mind: | |
| Body: | |
| Spirit: | |
| Friends/Family: | |
| Love: | |
| Finance: | |
| Take the Rate My Life Quiz | |
#apt-get install cowsay
Cowsay, kullanıcıdan standart girdi olarak aldığı dizgileri, bir
inekle
konuşuyormuşsunuz gibi ASCII resmine döndüren bir program.
moon@moon:~$ cowsay "Hey, canın mı sıkıldı?"
________________________
------------------------
^__^
(oo)_______
(__) )/ ||----w |
|| ||
moon@moon:~$ cowsay -g "Biraz ot karşığında anlaşabiliriz
"
______________________________________
--------------------------------------
^__^
($$)_______
(__) )/ ||----w |
|| ||
moon@moon:~$ cowsay -p "Heeyy, hadi dostum ota ihtiyacım varr, heeyyy
benimle konuşurken gözlerime bak"
_________________________________________
/ Heeyy, hadi dostum ota ihtiyacım varr, heeyyy benimle konuşurken gözlerime bak /
-----------------------------------------
^__^
(@@)_______
(__) )/ ||----w |
|| ||
moon@moon:~$ cowsay -d "Kahretsin, siz şu penguenler, böghhghghee"
_______________________________
/ Kahretsin, siz şu penguenler, böghhghghee /
-------------------------------
^__^
(xx)_______
(__) )/ U ||----w |
|| ||
moon@moon:~$ cowsay -f dragon "Ejderhada olurum icabında, bööle bi
güzelliğim ben yaw"
_____________________________________
/ Ejderhada olurum icabında, bööle bi güzelliğim ben yaw /
-------------------------------------
/ // |___/| / // /0 0 __ / // | / / /_/ // | @_^_@'/ /_ // | //_^_/ /_ // | ( //) | /// | ( / /) _|_ / ) // | _ ( // /) '/,_ _ _/ ( ; -. | _ _.-~ .-~~~^-.
(( / / )) ,-{ _ `-.|.-~-. .~ `.
(( // / )) '/ / ~-. _ .-~ .-~^-. (( /// )) `. { } / (( / )) .----~-. -' .~ `. ^-.
///.----..> _ -~ `. ^-` ^-_
///-._ _ _ _ _ _ _}^ - - - - ~ ~-- ,.-~
/.-~
-b : Borg Modu
-d : Ölü Mod
-g : Paragöz Mod ![]()
-p : Paranoyak Mod
-s : Taş Modu ![]()
-t : Yorgun Mod
-y : Enerjik Mod
-f dragon: Ejderha Modu
-f bunny: Tavşan Modu
Maalesef, Coco-Cola vs. gibi büyük bir marka olmadığınız sürece, uluslararası bir ticari markaya sahip olmak o kadar da kolay olmuyor. İster sadece yerel olsun, ister sadece bir ya da birkaç ülke sınırları içinde kullanılıyor olsun; markanız isteseniz de istemesiniz de büyük ihtimalle başka bir yerlerde de kullanılıyor
Efendim, UNIX® de bu işten nasibini alan markalardan biri
Nitekim yukarıda gördüğünüz şirin kullanımı dışında; yangın söndürücü, anten, saç kurutma makinası, çadır vs. gibi birçok kullanım alanına sahip olan popüler bir isim Unix ![]()
Tabii ki işletim sistemleri için olan marka, önce Bell Laboratuarları, sonra da Open Group tarafından tescil ettirilmiş
Ayrıca US Patent and Trademark Office‘e sorarsanız oldukça ilginç girdiler buluyorsunuz
Özlü SözThe first 90% of the code accounts for the first 90% of the development time. The remaining 10% of the code accounts for the other 90% of the development time.
--Tom Cargill