PINguAR.org
Az önce yanlışlıkla sayfa yaratayım diye girdi yaratıp, farkettikten sonra hemen silsem de RSS okuyucular (en azından Google Reader) yazıyı çekmiş gözüküyor. Neler olup bittiğini açıklayayım bare
Bana göre iyi bir Web2.0 servisini iyi yapan şeylerden biri servisi ne kadar kişiselleştirebildiğimdir (diğer önemli kıstasım bilimum her zamazingo için RSS feed’i vermesidir). Youtube, favori videolarınızı herhangi bir arayüzde sitenize eklemeye olanak veren bir servis vermiyordu. Hatta sırf bu yüzden geçenlerde Tumblr’da sevdiğim videoları topladığım bir log açmıştım >> videolog.tumblr.com (more…)
Gördüğünüz gibi dün gece ani bir darbe ile günlük tasarımını değiştirdim
Hem biraz daha web2.0 görüntüsü vermek, hem tasarımı ana sayfayla uyumlu yapmak, hem de iyi kodlanmış bir tema bulunca kaçırmak istemedim.
Yenilikler:
Son olarak sağda tasarımla ilgili bir anket var, beklerim
Önbilgi: Ailede herkesin 10 dakikada elde açma börek yapabildiği, her mide kazınışında (ki hep kazınır) “hadi bi börek açalım” dendiği bir evde yaşıyorum
Geçen hafta da böyle günlerden biriydi ve felekten bir masa çalıp bilimum börek, sarma vb. ‘den bir masa donattık. Ananem de (ki kendisi şeker + kalp + tansiyon hastası olmasına rağmen hiçbir yasağa uymayan ve rejim yapmayı reddeden inatçı bir insandır) bu masaya karşı koyamayıp yaklaşık 6 börek ve 15 sarma yedi
Akabinde yere uzanıp karnını sıvazlarken, o tarihi sözcükler ağzından dökülüverdi: “Ohh.. Hiç bu kadar doymamıştım.. Demek ki bugüne kadar ben hep aç yaşamışım.”
Şimdi bu ön bilgiyi verdikten sonra, teknoloji içerikli bir blogda bu hikayenin nereden çıktığından bahsedelim:
Karikaturum.com harika bir karikatür sitesi. İster “Şöhret et beni” diyor fotoğrafınızı yolluyorsunuz sizi çiziyorlar, ister “Hikayemi Çiz” diyor ve hikayenizi ve ilgili fotoğrafı yolluyorsunuz hikayenizi çiziyorlar. Üstelik tamamen ücretsiz! Böyle bir siteyi ancak karikatür sanatını çok seven insanlar yürütebilir, ellerine & kalemlerine sağlık diyorum
İşte ben de siteye ananemin aşağıdaki fotoğrafını ve girdinin başındaki hikayeyi gönderdim ve bir kaç gün içinde aşağıdaki karikatürü çizdiler. Sonuç tek kelimeyle harikaydı, yalnız ananem “benim göbeğim o kadar büyük değil, ayıp etmişler” serzenişinde bulundu o kadar ![]()

Aslında uzun zaman önce dün bilgisayarımı 1 günlüğüne kapatacağıma dair Shutdown Day organizasyonuna söz vermiştim. Gerçekten yapabileceğimi sanıyordum (ironik olarak; bilgisayarı kapatıp DVD izlemeyi planlamıştım). Ama işler beklediğim gibi yürümedi ve ben de bu özel günü yaklaşık 12 saat bilgisayar başında geçirerek uzun zamandır “under construction” ibaresi gördüğünüz sitemi yeniden tasarladım.
Eski tasarımdaki gibi ziyaretçilerin göz sağlığına hitap eden renkler yerine, bu sefer tasarımı en sevdiğim renkler olan siyah, çingene pembesi * ve turkuaz ağırlıklı yaptım. Bu sefer web üzerindeki tüm çalışmalarımı bir araya toplamaya çalıştım. Eski sitenin aksine bol içerikli ve bol sayfalı oldu, o yüzden aşağıya sitenin haritasını koyuyorum:
+ Ana sayfa + Hakkımda - Muzik - Sinema - Akademik - Gezi - İmler + Seminerler + Belgeler - Çeviriler - Makaleler - Öyküler + Projeler + Görseller - Fotoğraflar - Manga - Ekran Görüntüleri - Duvarkağıtları - ASCII Art + Çeşitli - Linkler - Hayvanat Bahçesi - Gothlog - Site Düğmeleri + Günlük + English
Makaleler kısmında daha önce sitemde olmayan iki makale var: biri “Bilişim Dünyasında Kadının Yeri” biri de “Google Hacking“. Onun dışında eskiden FantaziYazarları‘nda yazdığımız hikayelere tekrar göz attım: keşke grubu kapatmasaydım, insanlar biraz daha yazmaya üşenmeseydi de bu harika hikaye devam etseydi.
Bir de eski sitede olmayan Duvarkağıtları bölümü var ilginizi çekebilecek
Günlük tasarımını da siteninkine paralel yaptım. Aslında uzun zamandır bu renklerde bir tema arayıp, istediğim gibi bir tane bulamıyordum. Madem öyle, ben de güzel bir tema bulup kendi istediğim gibi değiştireyim dedim. Sonunda Vistered Little Theme gördüğünüz hale geldi
Eski tasarımın hayranları için vakit bulunca tema değiştirme özelliği ekleyeceğim sağ menüye, ama şimdilik bu renklere bağımlısınız
.''`.
: :' : Debian, The Universal Operating System
`. `'
`-
Debian’ın olur da Pardus’un olmaz mı ![]()
(`.-,')
.-' ;
_.-' , `,-
_ _.-' .' /._
.' ` _.-. / ,'._;)
( . )-| (
)`,_ ,'_,' _;) Özgürlük için... www.pardus.org.tr
('_ _,'.' (___,))
`-:;.-'
Diğerleri için (more…)
Güzel bir referans, bir köşede saklamakta yarar var. Hatta yeni bir vi kullanıcısıysanız wallpaper yapmanızı bile öneririm ![]()

.
Burada ilgili karta göre hazırlanmış bir kılavuz da mevcut.
Önce Geek Code vardı… Ama en son 96′da güncellenen bir kod olduğu için yerini Hacker Key‘e kaptırmak zorunda kaldı. [Mesela Geek Code’da sadece Star Trek, Babylon 5 ve X-Files varken, Hacker Key’de Monty Python’dan Battlestar Galactica’ya ve hatta ortaokulda ben de dahil bir çoğumuzu ekrana esir eden Xena bile var
]
Geçen gün Wordpress’i kurunca gelen Blogroll’da bir dolaşayım dedim ve Maky Amca’nın bloguna rastladım. [Bir blogda ilk ilgimi çeken şey sidebar’larda kullanılan ıvır zıvırlardır
] Her neyse bu vesile ile Blogger Code’u öğrenmiş oldum. Meğer Blogger’lar “Geek’lerden neyimiz eksik?” diyerek Blogger Code diye birşey yapmışlar. 2.0 generator sürümü burada, decoder ise burada.
Böyle şeylere dayanamadığım için ben de yaptım bir tane
Blogger code:
Beni tanıyanlar bilir, hayattan pek bir beklentim olmamasına rağmen; yıllar yılı hayalini kurduğum tek bir şey var. Yolda gördüğümde arkasından uzun uzun baktığım, sokakta park etmiş vaziyette yakaladığım zaman çaktırmadan dakikalarca içini dışını didik didik incelediğim, her seferinde ‘keşke benim olsaydı‘ diye iç çektiğim tek bir şey var; vosvoslar
En geç 2 sene içinde, bir adet süslü-püslü olanından (kabrio olsa fena olmazdı hani) kesinlikle edineceğim *.
Bugün, vosvos aşkımı depreştiren şey ise, nette dolaşırken rastgele gördüğüm Vosvos Magazin Dergisi. Dergi, Şubat 97′de yayınlanmaya başlanmış, ancak * Eylül 98′de yayınlanmasına son verilmiş. Ancak, mevcut 6 sayısını siteden görüntüleyebiliyorsunuz. İnanılmaz güzel bir içeriğe sahip. Tüm vosvosseverlerin bir göz atmasını isterim.
Bu arada, Pardus için yaptığım bir kaç duvarkağıdı, sanat.uludag.org.tr adresinde bir yerlerde yaşıyormuş
.
GDesklets‘e bir süredir uğramıyordum. Bugün çok şirin bir desklet gördüm.
TheSimpsonsQuotes.com‘dan aldığı rastgele quota’ları istediğiniz zaman aralığında güncelliyor. Gerçekten çok eğlenceli :



Bu arada, Gdesklets ile aşina olmayanlar için; FTB‘yi, iweather‘ı ve cornerxmms‘i şiddetle tavsiye ediyorum.
Bir de sevindirici bir durum oldu bir kaç gün önce. Yazın stajda çevirdiğim; ve bizzat Matz’la konuşmama rağmen orjinal japonca versiyonuna bile lisans ibaresi koyulmadığı için belgeler.org’da yayınlayamadığım Ruby Kullanıcı Kılavuzu‘na lisans ibaresi koyulduğunu gördüm. Tabii hemen iyileştirme çalışmalarına başladık ve belgeyi son haline getirdik *. Sanırım bir sonraki sürümde yayınlanacak
Ben de ÇOMÜ Belgelendirme Çalışma Grubu‘nun yarattığı sinerjiyle iki minik NASIL belgesi çevirdim.
Birisi, “Linux Taraftarlığı -NASIL”, diğeri de “Linux Okuma Listesi -NASIL”.
Bu arada, bazen merak ediyorum da; acaba bürokrasiden nefret etmeyen var mı?* *
boş bakışlı soğuk bir bey
önündeki kağıdı inceliyor
—gri saçlı
—gri elbiseli
—gri tenli bir hanımın tanzim ettiği
yazık sana küçük adam
yargılıyorlar seni
—yaşamın,
—geleceğin,
—tezkeren haline gelen
bir kağıt parçasının ucunda
bürokrasi, hiyerarşi , kırtasiye ,
ölçüveriyor, kimliğini bilmeye gerek duymaksızın
konudışı bir kaç cümlede, değerini;
bense lanetliyorum
numaralandırılmış bir dosyadan öte görmeyenleri seni.
pascale gisselbrecht :: bureaucratie *
Bugün, kıskançlığım tuttu ve masaüstü görünümleriyle hava atanlara derslerini vermeye niyetlendim
Kullandığım temalar/deriler vesaire:
FTB: gnomedesktop
XMMS skini: Cracked
İkon teması: Matrix Rebooted
Tema: eMaCs-green
Duvarkağıdı: ATI/Ruby
Özlü SözSoftware and cathedrals are much the same - first we build them, then we pray.
--Anonymous