PINguAR.org

Archive for April, 2007


The life it seems to be undefined…*

Apr 28, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Sevgili Gunluk, Muzik, Gezegen

Not: Az sonra okuyacaklarınız şimdiye kadar bu günlüğe yazdığım en kişisel yazılardan biri olacak. O yüzden dilerseniz hemen notlar kısmına, sonra da sağ menüdeki ankete zıplayabilirsiniz.

Bir süredir hayatı sorgular durumdayım: sanırım gerçekten hayatta ne yapmak istediğimi anlamadım (ya da anlamamıştım). Örneğin üniversitenin 1. sınıfından beri sürekli akademik kariyer yapmayı düşünürken, artık (en azından bir süre) üniversite’de çalışmayı düşünmüyorum. Yüksek lisans öğrencisi olacağım elbette, ondan kaçış yok.

Açıkçası beni birazdan açıklayacağım kararlar, bir süredir bazı sağlık sorunları yaşamam yüzünden “bir anda” aldığım şeyler. 5 sene sonra arkama dönüp baktığımda, “vay be, gençliğimi nasıl da harcamışım” demek istemiyorum. Uzun lafın kısası aslında kendimi pek sorgulamayan, hayatıma çevremin/ailemin/arkadaşlarımın yön vermesinden son derece rahat/mutlu ve vurdumduymaz olan biriyken şimdi kendi hayallerim doğrultusunda hareket etmeye karar verdim. Bu yüzden üniversiteye girdiğimden beri bir kenara attığım müzik eğitimime devam etme kararı aldım. Bu konuda pek heyecanlıyım. Nasıl olsa yaklaşık 1 ay sonra İstanbul’a taşınacağım için, önümüzdeki sene vaktimin büyük bir kısmını henüz kabul edilip edilmeyeceğimi bilmediğim için adını söylemek istemediğim (çok esrarengiz oldu biliyorum ama kabul edilmezsem de rezil olmak istemiyorum :) ) bir yerde müzik eğitimime ayıracağım (ancak okul masraflarımı karşılamak için iyi bir işe girmem gerekiyor tabii, bu yaz onun da çaresine bakacağım umarım).

Necdet hocam “gene mi :shock: ” diyecek ama, müzikle ilgili yazacağım bir günlük açtım kendime. Tam şurada. Genel olarak gitar teknikleri/albüm incelemeleri kısaca herşey müzikle ilgili olacak. Ancak bu yazılarımı bu günlükten ayrı tutup tutmama konusunda kararsız kaldım. Her zaman Linux/Özgür Yazılım harici konulardan olabildiğinde uzak tutmak için çaba verdiğim bu günlüğüme müzik gibi bir konuda yer vermek iyi mi kötü mü açıkçası bilemedim. Bu yüzden günlüğün sağ menüsünde ve bu girdide gördüğünüz gibi bir anket yaptım. Sanırım bir hafta burada kalacak. Sonuçlara göre yazılarımı o günlükte ya da burada yazacağım, hadi bakalım ;)

Not#1: Bu arada Umut, Köy Öğretmenleri diye bir projeye imza atmış. Daha sonra daha detaylı yazacağım, bilgileri buradan öğrenebilirsiniz. Ancak projenin daha geniş kitle için duyurulması açısından herkesin Link/Blogroll’una eklemesini rica ediyorum.

Not#2: Bir de siteme Yiit‘ten araklama bir efekt ekledim.
Sitenin içeriğini apaçık gösterememekten dertliydim, artık pek şukela bir site haritam olduğunu söylemek isterim :)

* Cem Köksal: Set Me Free!! albümünün süper parçalarından Life’ın giriş sözleri..

GSoC ile ilgili kısa kısa..

Apr 19, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Gnome, Gezegen, Google SoC

Günlüğüme yazmayalı bir hafta olmuş.. Kısa kısa neler olup bitiyor yazayım:

  • GSoC koçumu (=mentor, aslında danışman anlamına gelse de ben “hey koç, bu hafta ne yapayım” demeyi seviyorum :) ) bulmak için bayağı efor sarfetmem gerekti.

    Önce sistemdeki bir hatadan dolayı danışmanım olarak göründüğünü öğrendiğim Raphael Slinckx (kikidonk) ile bağlantı kurdum. Kendisi bana aslında danışmanımın Vincent Untz (vuntz) olduğunu söyledi. Vincent’la iletiştikten sonra asıl danışmanımın daha önce Tomboy’un şifreleme eklentisi için konuştuğum Adam Schreiber olduğunu öğrendim. Kendisi Seahorse konusunda yardımcı olacak. Evolution konusundaysa Novell‘dan Srinivasa Ragavan danışmanlık edecek. Ve böylece GSoC’un 1 haftasını afiyetle yemiş oluyorum.

  • Edım sağolsun beni muhtelif yerlerde meş’ur etti :) Benden pek ümitli, hatta bu projeyi bitirdikten sonra Seahorse’un Evolution’la ilgili bir kaç bug’ını da temizlememi tahayyül ediyor, bakalım.
  • Buraya uzun zamandır yazmadım ama proje hakkındaki gelişmeleri ingilizce günlüğüme yazıyorum bir süredir. Neden bilmiyorum ama ingilizce günlüğüme yazarken kendimi daha rahat hissediyorum: gezegen gibi oluşumlarda yayınlanmadığı için olabilir.
  • Aslında genel olarak kullandığım e-posta istemcisi Thunderbird‘dü. Ama bellek yönetimi konusunda şikayetlerim vardı. Proje gereği Evolution kullanmaya başladım. Hız ve kullanılabilirlik açısından inanılmaz tatmin edici bir istemci. Ama Evolution’a geçtiğim için Rss’leri ayrı bir programda okumak zorunda kaldım, aslında iyi de oldu. Gerçi Liferea benim feed’leri kaldıramayıp çöktü ama bir kereleğine olur diyoruz ;)

Google Summer of Code

Apr 13, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, Gnome, Kriptografi, Gezegen, Google SoC

Aslında elimdeki işleri hafifletmeden bu haberi ifşa etmek niyetinde değildim ama sağolsun Necdet Hoca beni afişe etmiş bile :)

Yazın uğraşacak birşeylerim olsun, hem eğleneyim, hem de tospa alacak param olsun diyerek Google Summer of Code‘a başvurmuştum. Başvurduğum Gaim’in (Pidgin?) sertifika yöneticisi projesi (itiraf edeyim gözüm bundaydı aslında), GNOME projelerinden Evolution için şifreleme ve anahtar seçimi entegrasyonu ve Jabber protokolü için sunucuların doğrulanmasında sertifika kullanımı için arayüz projelerinden Evolution için olanı kabul edilmiş.

Tabii projeyi başarıyla tamamlamak, seçilmekten daha önemli.. Her halikarda hâlükârda eğlenceli bir iş olacağına eminim ;)

Hepimiz Google’ız..

Apr 10, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Guncel, Gezegen

Gün geçmiyor ki Google başka bir orijinal fikirle karşımıza çıkmasın… Bu seferki de istatiksel otomatik çeviri. Halihazırda kullandığımız otomatik çeviri siteleri gibi varolan dil kurallarını ve sözlükleri kullanarak çeviri yapmak yerine, Google iki dil arasında insanlar tarafından çevirilmiş olabildiğince çok çeviriyi sisteme yüklüyerek bazı istatistikler çıkarıyor. Tabii bu mantığa göre sisteme ne kadar çok çeviri yüklenirse o kadar başarılı sonuçlar elde edilmiş oluyor. Elbette mükemmel bir çeviri elde etmeyi bekleyemeyiz ama yine de dil engelinin önemli boyutta ortadan kalkacağı kesin gibi gözüküyor.

Google’ın bu tip durumlarda, yani makinadan çok insanın tecrübeleri ve iş gücünü kullanarak çözüm sağlaması (bkz: Google Image Labeler isimli, resimleri etiketlemek ve daha doğru sonuçlar ortaya çıkarmak için karşılıklı oynanan bir oyun şeklinde gelişen cin uygulama (ki benim de saatlerimi almıştı zamanında), bkz: az önce bahsettiğimiz istatiksel çeviride daha önce insanların çevirmiş olduğu metinlerin kullanılması) bana Mekanik Türk’ü hatırlatıyor.

Mekanik Türk (Mechanical Turk, Satranç Oynayan Türk Otomatı) 1700′lü yıllarda Wolfgang Von Kempelen tarafından Viyana imparotoriçesi Maria Theresa için yapılmış bir satranç otomatıydı. Resimde de görüldüğü gibi bir kabinet üzerinde satranç tahtası, karşısında da kaftanlı, bıyıklı :) zamane Türk’lerinden esinlenilmiş bir figür bulunuyordu. Bu otomat kurularak çalışıyordu ve sanki gerçek bir insanmış gibi satranç tahtasını tarıyor ve arada bir başını sallıyordu. Üstelik rakiplerini de yenebiliyordu. Otomatın içini açtığınızdaysa mekanik parçalardan başka birşey gözükmüyordu.

Yıllar yılı herkes bu esrarı çözmeye çalışmış, hatta Edgar Allan Poe bile bu konuda bir makale yazmıştı. Tabii en sonunda ortaya otomatın içinde usta bir satranççı olduğu ortaya çıkmıştı :razz:

Wikipedia’da konuyla ilgili çok güzel bir makale de var.

Bakalım Google’dan daha ne sürprizler göreceğiz?

UlakNet ipv6 Task Force

Apr 8, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, Guncel, Gezegen

Kabüllenemediğim bazı nedenlerden dolayı yaklaşık bir buçuk senedir görev yaptığım Seminer-CG‘den Necdet Hoca ile beraber ben de ayrıldım. Bu süre zarfı içinde grup çalışması ve insan ilişkileri bakımından güzel şeyler öğrendim; zaman içinde birlikte çalışmaktan keyif aldığım Barış, Löker, Çağlar (ve grupta olmamasına rağmen bize bizden çok yardım eden Doruk) gruptan ayrıldı… grupta çalışmayı hiç bırakmayacakmışız gibi gelse de şimdi de biz ayrılıyoruz. Yalnızca 2006′daki şenlikten bu yana 94 seminer gerçekleştirilmiş, aramıza 46 yeni konuşmacı katılmış, 78 yeni seminer notu hazırlanmış. Çalışma tempomuzu ve yaptıklarımızı bildiğim için, açıkçası içim çok rahat. Bu çalışma tempomuzun diğer çalışma gruplarına da örnek olmasını dilerim.

Herneyse. Ben de artık Seminer-CG’ye harcamakta olduğum zamanımı ve emeğimi Ulakbim‘e harcamaya karar verdim. Bakalım IPv6 Task Force olarak nelere imza atacağız ;)

Not: Bu da günlüğüme 100. yazım.. Bir gruptan ayrılıp, yeni bir gruba katıldığımı haber vermem için bekliyormuş beni meğer..

Gözde Teknolojiniz Hangisi?

Apr 6, 2007 Author: PINguAR | Filed under: Linux, Sevgili Gunluk, Ivir Zivir, Oyun, Guncel, Geek, Gezegen

Hem Hakan (dmRy) hem de Alper (mürekkep ekibi) beni yeni bir mim dalgasına sürüklemiş. Mimleri bugün ne yediniz, içtiniz şeklinde olmadığı zaman seviyorum :) Bu seferki de güzel bir mim: Gözde Teknolojiniz Hangisi?

Açıkçası teknolojiyi pek takip eden biri değilim, daha çok teknoloji çılgını abim sayesinde bazı şeyleri takip edebiliyorum (iki sene önce bilgisayarını telefonu ile kumanda ettiğini (ve telefonunda Linux kullandığını!) gördükten sonra gözlerimi üzerinden ayırmıyorum diyebilirim :) ). O yüzden ben hayatımda teknolojiyle bağlantılı ve benim için zamanında/halen büyük yeri olan bazı şeyleri (birbirine yakın olanları aynı kategoride) sıralayacağım:

  • Internet, e-mail
  • GNU, Linux (gönül bunu en üste koymak isterdi fakat yukarıdakiler olmayınca bu da anlamsız kalırdı..)
  • Blizzard Entertainment (her ne kadar Diablo II:LoD‘u çıkarıp, üzerine bir de Baal’ı öldürtüp geriye senaryo bırakmamak gibi büyük strateji hataları yüzünden listenin sonuna koymak istesem de hayatımın en güzel oyunlarını Blizzard sayesinde oynadım).
  • Mp3, Mp3 Çalar,
  • Dizüstü bilgisayar
  • Divx,
  • Dijital Fotoğraf Makinaları
  • Level ve PC-Gamer dergileri (aslında bu kısım biraz nostalji çünkü yaklaşık 4-5 senedir bu dergilerin ikisini de almıyorum. ama bir zamanlar hayatımda ikisinin de önemi büyüktü; özellikle Level’da Burak ve Gökhan sıkı FRP oyuncularıydı, bir de boyu kısa olduğundan basketbol oynayamadığı için üzülen bir kadın vardı, ismini hatırlayamıyorum şu an. O da güzel oyun incelemeleri yapardı. Hala orada yazıyorlar mı bilmiyorum. Ama hep onlar gibi olmak isterdim.. Belki de bu mesleği seçmemi onlara borçluyumdur, bilemiyorum :) )
  • Sega Master System II (listemin onsuz olmasına imkan yok :) Alex Kidd, Sonic,… )
  • Paylaşım programları ve siteleri (maalesef herkes gibi ben de..)
  • Ve tabii ki Blog’lar..
  • Şimdilik aklıma gelenler bu kadar. Ben de mimi benden daha fazla teknoloji ile ilgili olduklarına inandığım Hasan‘a, Seyhan‘a ve Mert‘e atıyorum :)