Fatih ile bir süredir çift ekran, sürücü, çıkış ve çözünürlük gibi basit Xorg yapılandırmalarını yapabileceğiniz bir araç üzerinde çalışıyorduk. Bu hafta yayınlanan Pardus 2008 Beta ile Pardus teknolojilerine Görüntü Yöneticisi’nin beta sürümü katıldı– Pardus 2008 Beta’ya sahip olan kullanıcılardan bug raporlarını (ve iyileştirme önerilerini) esirgememelerini rica ediyoruz.
June 6, 2008
Kaptan 3.0 Ekran Görüntüleri
Tekrarlama olmasın, ilk ekran burada, gerisi diğer blog‘da.

May 20, 2008
Google Summer of Code için son şans!
Sonunda Google Summer of Code programının yürütücüsü Leslie, mentorların ve öğrencilerin ricasını kırmayarak son başvuru tarihini 7 Nisan‘a kadar uzattı. Bu bir şekilde başvuru hazırlayamamış ya da yetiştirememiş öğrenciler için büyük bir şans ;) Ben de geçen sene öğrencisi olduğum bu projenin, bir süredir bana gelen e-postalarda sorulan soruları da toparlayarak bir mini SSS’ini yazmaya karar verdim.
-
Google Summer of Code nedir?
Google Summer of Code (ks: GSoC ya da SoC), Google’ın hem üniversite öğrencilerini özgür yazılıma ısındırmak ve katkıda bulunmalarını sağlamak, hem de yaz aylarında eğlenecekleri bir iş yapıp biraz da cep harçlığı (4500 $) kazanmalarını sağlamak amacıyla 3 yıldır yürüttüğü ve şimdiye kadar 1900 proje üretmiş bir organizasyon.
- Google Summer of Code’da ne tür organizasyonlar bulunuyor?
Google Summer of Code’a her sene özgür yazılım dünyasının en prestijli projeleri kabul ediliyor ve bu projelerden herhangi birine katkıda bulunmanın her öğrenci için eşsiz bir fırsat olduğu aşikar.
Organizasyonlardan bazıları: Mozilla, MySQL, Java, Python, Ruby, Gnome, KDE, Debian, GIMP, Gcc ve bu sene kabul edilerek hepimizi sevindiren ve Türkiye’den kabul edilmiş ilk özgür yazılım projesi olma şansını yakalayan Pardus bulunuyor. Diğer organizasyonlar için buraya bakabilirsiniz.
- Pardus için başvurabileceğim proje seçenekleri nelerdir?
March 31, 2008
Project 366
2008′in ilk gününden beri aksatmadan her gün birşeyler yazdığım/koyduğum bir yer var. Dün 2.ci ayını doldurdu, geri kalan 306 gün için çekecek farklı birşeyler bulup (sıkılmayıp) devam ettirebilirim umarım =)
March 1, 2008
Google ile Mp3 Aramak
Bazen mp3 ararken Google’i kullanıyorum, çok uç şarkılar dışında genelde istediğimi bulabiliyorum. Tabii en önemlisi ararken kullandığınız parametreler, çünkü fake içeriklerle karşılaşma olasılığınız çok oluyor mp3, divx vs. aratırken. Benim kullandığım parametreler şöyleydi:
intitle:"index.of" "parent directory" "size" "last modified" "description" [snd] (mp4|mp3|avi|flac|aac|ape|ogg) -inurl:(jsp|php|html|aspx|htm|cf|shtml|lyrics-realm|mp3-collection) -site:.info
Fekat az önce, yukarıdaki işkenceye daha fazla katlanamayacağımı fark edip, bunun bir firefox eklentisini yapayım dedim. Bu adresten indirebilirsiniz (hatta Roxette ve Look parametrelerini vererek denemenizi öneririm :))
Eklentiler ve search engine’ler ile ilgili araştırırken, karşıma OpenSearch çıktı. Opensearch a9.com tarafından geliştirilmiş ve pek çok tarayıcı tarafından desteklenen bir format ve bunu kullanarak istediğiniz arama sonucunu üretebilirsiniz.
Fazla ayrıntısına girmeden, yaptığım eklentiyi açıklayayım:
January 1, 2008
Yeniyıl $ekeri: Nasıl Sürdürülemez Kod Yazılır?
Bu belgeden daha önce de bahsetmiştim. How to Write Unmaintainable Code, Roedy Green tarafından yazılmış, maintanence programcılarına nasıl daha güzel işkence çektirilebileceğine dair ipuçları veren, oldukça eğlenceli bir makale.
Aslında bu belgeyi Eylül ayında çevirmiş, ama bir türlü aklıma takılan bir iki yeri rötuşlayamamıştım. Az önce tekrar aklıma geldi, en azından 2008′e girmeden bir köşeye koyayım dedim :) (dikkat! hala eksik/hatalı kısımlar olabilir.)
Makaleye buradan ulaşabilirsiniz.
December 30, 2007
Böcük yaz 3310′a gönder, Bugzilla’n cebine gelsin!
Twitter‘ı bir kısmınız biliyor ve kullanıyor, bilmeyenler içinse: twitter, o an ne yaptığınızı cümle aleme duyurmak gibi (saçma) bir motto ile yola çıkan bir site. Buna rağmen o an ne yaptığımızı yazmaktan alamıyoruz kendimizi o ayrı.. :)
Fekat, ben twitter’ı en çok amacı dışında kullanmayı seviyorum; mesela Pardus Dünyası‘ndaki, Özgürlük İçin Gezegeni‘nindeki, ya da Linux Gezegeni‘ndeki en yeni girdilerin, cep telefonuna ücretsiz olarak sms ile gönderilmesini istemez miydiniz?
Ya da (bu kısım geliştiriciler için biraz) herhangi bir proje için, üzerinize atanan, ya da tercihinize bağlı olarak, cc listesine geçtiğiniz her yeni hatanın, sms olarak telefonunuza gelmesini istemez miydiniz? (bu arada, ofiste >15 geliştiriciden 5′ine sorma fırsatım oldu, istemiyorlarmış efendim.. kendileri bilir :))
Bu arada bu sms ile cep telefonunuza gelme özelliği dışında, isterseniz IM seçeneği ile jabber ya da msn üzerinden de bildirim mevcut ;)
Bu iş için plan gayet basit:
November 22, 2007
Welcome to the machine..
İş güçle uğraşmaktan, “bugün-yarın yazarım” dediğim şey, sonunda Didem’in son girdisine düşmüş. :) Kısaca yazayım madem.
Bu ay başından itibaren, Parkyeri‘ndeki görevimden ayrılıp, Tübitak UEKAE‘de Pardus geliştiricisi olarak çalışmaya başladım (olay, günlerden bir gün –Barcamp‘te Faik ile Gökmen‘in aklımı çelmesi ile oldu aslında :) (sonradan gelen edit: bu “akıl çelme” olayı, Parkyeri’nden Pardus’a geçmem için değil, bu ay başında başlayacağım IBM’den Pardus’a geçmek için bir akıl çelme idi. Doruk uyarmış beni yanlış anlaşılma için, bunu da böyle düzelteyim dedim.))
Pardus ile ilgili yazacaklarıma, bu adresteki yeni günlüğümden ulaşabilirsiniz ;)
November 13, 2007
“Parkyeri’nden tarihi rekor, yüzde 3 bin 432 büyüdü!”
Yukarıdaki başlık, aşağıdaki habere ait ;)
Türkiye’nin en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerini belirlemeye amaçlayan Deloitte Teknoloji Fast 50 Türkiye – 2007 Programı sonuçlandı. Programın birincisi, e-ticaret ve mobil çözümler alanında faaliyet gösteren ve son 5 yılda yüzde 3 bin 432 büyüme kaydeden Parkyeri oldu.
Haberin devamı için buraya, konuyla ilgili diğer haberler için buraya ve buraya bakabilirsiniz.
October 24, 2007
let’s unconference!
Yarın Parkyerlileri de dahil olmak üzere, geek’ten hallice bir dolu insan, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilecek, “tam kafa” etkinlik Barcamp‘de olacak.

Barcamp Nedir?
Daha fazla bilgi için Barcamp grubuna bakabilirsiniz. Orada görüşmek üzere!
GNOME 10. Yildonumu Basin Bildirisi
GNOME TOPLULUĞU YAZILIM ÖZGÜRLÜĞÜNÜN, YENİLİĞİN VE ENDÜSTRİ BİRLEŞMESİNİN 10. YILINI KUTLUYOR
Boston MA, USA — 15 Ağustos, 2007 — GNOME’un bir aylık dünya genelindeki 10. yıldönümü bu hafta, Eylül ortasında GNOME 2.20 sürümü ile taçlandırılmak üzere başlıyor. Kutlama haftası boyunca, GNOME katılımcıları on yıllık geçmişin hoş anılarını barındıran wiki sayfası, ve GNOME topluluğu üyelerinin “Açık Kaynak” tariflerini barındıran bir yemek tarifleri kitabı hazırlıyorlar.
August 18, 2007
Parkyeri..
Aslında bir süre geçtikten sonra yazmayı düşünüyordum ama Devrim beni ifşa ettiği için biraz erken açıklamak zorunda kalıyorum :)
(Henüz 2 gündür) Parkyeri‘nde çalışıyorum.
Parkyeri’nde ortam & insanlar tam beklediğim gibi, ofiste kendime bulduğum karanlık çalışma odası harika, kütüphane (henüz kurcalamaya zaman bulamasam da) gerçekten Enver’in dediği kadar var, öğle yemeklerini Cevahir’de hep beraber yemek çok eğlenceli.. Kısaca, insanın 3 senedir (2.ci sınıftan beri) çalışmak istediği yegane yerde çalışmaya başlaması harika birşeymiş :)
July 31, 2007
Bir enstantane..
Sağ tarafta gördüğünüz random “özlü söz” kutusu için söz toplarken, Linus’un burada sarfettiği şu sözünü de eklemiştim:
Life is a game, and if you aren’t in it to win, what the heck are you still doing here?
Hayat bir oyun, ve eğer kazanmak için gelmediysen hala burada ne halt ediyorsun?
Tabii cümle değişik şekillerde yorumlanabilir, ben burada “kazanma” ile bahsedilen şeyin kişisel mutluluk & huzur olduğuna inanıyorum. Herneyse, aşağıda bu cümleye getirilmiş ilginç bir yorum var, bakış açısının güzelliği burada işte:
As always Linus is interesting… even when he’s wrong…
If life is a game, then it is a zero sum game for all players.
Because everyone dies in the end.
What he should have said is “Life is a playground. If you’re not playing why are you here?”Linus her zamanki gibi enteresan… yanılmakla beraber…
Eğer hayat bir oyunsa, tüm oyuncular için sıfır toplamlı bir oyundur.
Çünkü sonunda herkes ölür.
Linus’un söylemesi gereken “Hayat bir oyun alanıdır. Eğer oynamıyorsan niçin buradasın?”
Kaynak: D.C.T.W.Y.C.D.T
Not #1: D.C.T.W.Y.C.D.T’nin açılımı: Don’t Code Today What You Can’t Debug Tomorrow
Not #2: Zero-sum nedir?
July 28, 2007
Happy Hacking!
Google’dan Leslie (tüm öğrencilerle yakından ilgilenen şirin hacker), geçen ay her sene olduğu gibi bu sene de gsoc öğrencilerine sürprizler hazırladığını söylemişti. Postayı almam gereken tarihin üzerinden iki üç hafta geçmesine ve herkesin listede ikide bir sürprizin ne kadar süper olduğunu söyleyip beni meraktan çatlatmasına rağmen yine de posta gelmeyince bana da boynumu büküp işime devam etmek kalmıştı… Sonunda dün posta elime ulaştı! :) Karl Fogel‘dan imzalı Producing Open Source Software kitabı!
Her gsoc öğrencisine giden kitapta olduğu gibi benimkinde de “Happy Hacking!” yazısı ve Karl’ın imzası var. Ama bir tanesinde (easter egg diyorlar) özel bir mesaj gizliymiş, malesef bana rast gelmedi :)

.
Karl Fogel, Subversion ve CVS‘in mimarı ve gsoc öğrencilerini çok seviyormuş. Bu yüzden 900 küsür kitabı imzalamaktan çekinmemiş. Aşağıda kitapları imzalarken:

.
Bu arada kitap özgür lisansla yayınlandığı için online olarak okuyabilir ya da PDF olarak indirebilirsiniz.
June 8, 2007
[Müzik] Opeth, Jon Oliva, Rush ve daha fazlası..
- Önce en sıcak gelişme ile başlayalım: dün Peter Lindgren 16 yıldır beraber çalıştığı Opeth‘den ayrılma kararı aldığnı açıkladı. Kendisi birşeyleri kaybettiğinden bahsediyor, en kısa zamanda bulabilmesini umuyoruz, ne diyelim.. Yeni gitarist eski Arch Enemy ve Talisman adamı Fredrik Åkesson olacakmış.
Sonradan gelen alakasız fakat ek bilgi edit’i: Mikael’in İbrahim Tatlıses fanı olduğunu biliyor muydunuz? Biliyorum inanamıyorsunuz.. O halde sizi önce buraya (Mikael’in ofişıl myspace sayfası), sonra da Music listesine alalım.. - Megadeth geçen haftalarda Lacuna Coil‘ın solisti Cristina‘yı da yanına katarak  Tout Le Monde‘u yeniden ısıttı. Vidyoyu buradan izleyebilirsiniz.
- Progresif alemlerin kralı Rush yeni albümü “Snakes & Arrows“u çıkardı. Albümün ilk hiti Far Cry‘ın vidyosunu buradan izleyebilirsiniz (süper klip ;)). Bu arada yeni gruplar kendini bu kadar çabuk bozarken, eski toprakların hala süper iş çıkarmalarına bayıldığmı söyleyeyim.
- Hazır eski toprak demişken bir türlü fırsat bulup da yazamadığım W.A.S.P‘ın yeni albümü Dominator‘dan bahsedeyim. Eski enerjilerinden hiçbirşey kaybetmemişler. Albümdeki şarkılardan bir tanesi bile es geçilecek cinsten değil (özellikle Mercy pek gaz).
- Şimdi de başka bir eski toprak King Diamond‘dan bahsedelim :) Hala hazırlık aşamasındaki yeni albümleri “Give Me Your Soul… Please“‘den çıkan ilk single “Never Ending Hill” tam burada ücretsiz olarak indirilmeye hazır.
- Paradise Lost daha önce burada bahsettiğim single’ın ardından In Requiem albümünü çıkardı ve sert ve mükemmel altyapısıyla bizi hayal kırıklığına uğratmadı ;)
- Dream Theater’ın haziran ayında çıkacak Systematic Chaos albümünden (kapağı da şöyle) çıkan ilk şarkı The Dark Eternal Night’ın stüdyo kaydı geçen hafta Roadrunner tarafından youtube’a kondu (lö leziz).
- Biraz da yurdum semalarında gezelim ve Mavi Sakal‘ın yeni albümünden bahsedelim: Yeni..Den! Peki neden? diye sormak istiyorum.. Albümdeki şarkıların malesef albümün adı gibi yeni olmadığını söylemem gerekiyor. Eski şarkılardan Şaşkın ve Çektir Git‘in yeni yorumlarının haricinde Tibet Ağırtan‘ın eski albümünden şarkıların yeni gibi ısıtılıp koyulması olmamış (şarkılar süper fakat Mavi Sakal’dan daha iyisini beklemek hakkımız ;)).
- Nedense yalnızca depresyona girdiğim ve çok çok üzgün olduğum zamanlar haricinde ruhumun dinlemeye el vermediği Hayko Cepkin, yeni albümünü yakında çıkaracak. Albüm kapağına tek kelimeyle hayran kaldım!
Bir de bundan sonra müzikle ilgili yazılarıma dinlenesi gruplar ile son vereyim diye düşündüm.
Jon Oliva‘nın müzik piyasasındaki “has” adamlardan olduğunu bilenler bilir ;) Ancak Savatage‘dan ayrıldıktan sonra neler yaptığı hakkında yakından takip eden müzikseverler haricinde bilen pek kimse yoktur. Efendim bu deha, artık birazcık :) ilerleyen yaşının getirdiği avantajdan olsa gerek (olgunluk diyelim) vokal kariyerinde fezaya erdi. Bir röportajında “sesimi hiç bu kadar iyi kullanmamıştım” demiş. Zaten yeni albümünü dinleyen kimse buna itiraz edemez. Yeni albüm..?
Jon Oliva, Savatage’dan ayrıldıktan sonra (sanırım kardeşi Criss‘in (ki o da erken yaşta yitip giden süper gitaristlerden biriydi) ölümü yüzünden bu adı verdi grubuna) kurduğu Jon Oliva’s Pain grubuyla kariyerine devam ediyor. Bu arada grubun elemanlarının çoğu Circle II Circle‘ın elamanlarından oluşuyor (ki tesadüfe bakın Jon, Savatage’dan ayrıldıktan sonra yerine gelen Zak‘ın (ki o da fevkalaldenin fevkinde bir beyfendidir, One Child ile zamanında beni benden almıştır) grubuydu C2C). İşte az önce bahsettiğim yeni albüm, 2006′nın sonlarına doğru Jon Oliva’s Pain’den çıkan Maniacal Renderings. Siz beğenir misiniz bilmem ama albümdeki Time to Die, Maniacal Renderings, Through The Eyes Of The King gibi parçalar bir klasik olabilir ve gerçekten çok sertler (gaz gaz.. ;)). Hatta hemen Through The Eyes of the King‘i dinleyelim (jon baba beni affet.. nette hiç sample bulamadım albüme dair, mp3leri yarıda kesecek teknoloji ve yetenek de henüz bende yok :)):
Through The Eyes of the King:
[audio:http://www.pinguar.org/dwnld/J0n0livasP4in-Thr0ughThe3y3s0fTh3K1ng.mp3]
Gelelim Jon Oliva’nın Savatage’ın o muhteşem senfonikliğini entegre ettiği süper grup Trans Siberian Orchestra‘ya.. Fazla söze gerek yok, aşağıdaki şarkıyı dinleyin diyorum ;)
Wizards in Winter:
[audio:http://www.pinguar.org/dwnld/wizards_in_wint3r.mp3]
Not: Bu yazıyı bir hışımla yazdığım için gruplara link vermeye & resim koymaya takatim ve zamanım kalmadı.. ilgilenirseniz artık bir Google’larsınız ;)
İyi dinlemeler!
May 18, 2007
Google Summer of Code
Aslında elimdeki işleri hafifletmeden bu haberi ifşa etmek niyetinde değildim ama sağolsun Necdet Hoca beni afişe etmiş bile :)
Yazın uğraşacak birşeylerim olsun, hem eğleneyim, hem de tospa alacak param olsun diyerek Google Summer of Code‘a başvurmuştum. Başvurduğum Gaim’in (Pidgin?) sertifika yöneticisi projesi (itiraf edeyim gözüm bundaydı aslında), GNOME projelerinden Evolution için şifreleme ve anahtar seçimi entegrasyonu ve Jabber protokolü için sunucuların doğrulanmasında sertifika kullanımı için arayüz projelerinden Evolution için olanı kabul edilmiş.
Tabii projeyi başarıyla tamamlamak, seçilmekten daha önemli.. Her halikarda hâlükârda eğlenceli bir iş olacağına eminim ;)
April 13, 2007
LordHavoc the Dark Interview
PlanetQuake en güçlü ve en sevilen Quake motorlarından biri olan Darkplaces‘ın yaratıcısı LordHavoc ile yaptığımız röportajı yukarıdaki başlık ile aşağıdaki gibi duyurmuş:
There is an interview with LordHavoc of DarkPlaces over at LinuxQuake.org. The author of the very popular Quake Engine and mod talks about his NEW Quake Engine called DarkWar (no website available yet), the status of DarkPlaces, testing on different operating systems, closed source security modules, favourite Quake mods, thoughts on Quake 4, plus much more. If you’re a fan of LordHavoc and his work then you likely will not want to miss out on this read!
Daha sonra haberi QuakeDev.com‘da da gördüm, Steve gerçekten bu röportaj için çok uğraştı. LordHavoc uzun zamandır üzerinde çalıştığı DarkWar motorunu, “özel hayatı ve tüm bilinmeyenlerini” :) sadece bu röportajda açıkladı ;)
Röportajı buradan okuyabilir, PDF halini de buradan indirebilirsiniz.
March 27, 2007
Yahoo! Pipes
Gün geçmiyor ki devler arasındaki tatlı rekabet bizi yeni teknolojilerle tanıştırmasın. Son hamle Yahoo!’dan geliyor: Yahoo! Pipes. Pipes ile RSS feed’lerinizi istediğiniz gibi karıştırıp sıralayabiliyor, buradan yeni bir RSS feed’i çıkarabiliyorsunuz. Tabii işlevi bununla sınırlı değil. Arayüzde değişik işlevlere sahip modüller var. Örneğin RSS beslemesi ekleme modülü, kullanıcı girişli metin modülleri, sıralama, sayma gibi operatör modülleri… Kısaca tarayıcınızdan çalışan görsel bir programlama ortamı gibi birşey. Pipes diye adlandırılması, bizim kabukta kullandığımız pipe’dan farklı bir nedenden değil.
Örneğin aşağıda benim günlüklerimden, sahip olduğum RSS beslemelerinden oluşturduğum bir pipe var. Girdiye sığsın diye bir kesitini koymak zorunda kaldım, eğer resmin üzerine tıklarsanız arayüzün tamamını görebilirsiniz. Sol tarafta modüllerin menüsü bulunuyor, ortada da kendi pipe’ımıza eklediğimiz modüller. Oluşturduğunuz modülleri birbirine bağlayabiliyorsunuz. Bu örnekte tüm girdileri başlığa göre alfabetik olarak sıralayıp buradan bir RSS feed’i çıkartıyoruz:

(tam ekran görmek için üzerine tıklayın)
Sonuçta ortaya böyle bir feed çıkıyor. Şimdi bir Google atağı bekliyoruz :)
February 9, 2007
E-posta imzalarında kullanmak için Pardus siglet’ları
.''`.
: :' : Debian, The Universal Operating System
`. `'
`-
Debian’ın olur da Pardus’un olmaz mı :)
(`.-,')
.-' ;
_.-' , `,-
_ _.-' .' /._
.' ` _.-. / ,'._;)
( . )-| (
)`,_ ,'_,' \_;) Özgürlük için... www.pardus.org.tr
('_ _,'.' (___,))
`-:;.-'
("`-''-/").___..--''"`-._
`@_ @ ) `-. ( ).`-.__.`)
(_Y_.)' ._ ) `._ `. ``-..-'
_..`--'_..-_/ /--'_.' ,'
Özgürlük için... www.pardus.org.tr ((().-'' ((().' (((.-'
(`.
) )
( (
\ \
\ \
.-' `-.
/ `.
( ) `-._ , _
) ,' (.\--'(
\ ( ) / \
\ \_( / ( <6 (6
\_)))\ ( `._ .:Y)__
''' \ `-._.'`---^_)))
`-._ ))) ``` Özgürlük için... www.pardus.org.tr
```
,')
( (
) )
/ /
/ /
,-' `-.
,' \
_ , _,-' ( )
)`--/,) `. (
/ \ ( ) /
6),6> ) \ )_/ /
__(Y:. _,' ) /(((_/
(((_^---'`._,-' / ```
Özgürlük için... www.pardus.org.tr ''' ((( _.-'
'''
;' '',)
/;6 , ;/
(Y)_:., |
`-', :; \
|; ,.:\
/:.; ;;)
|:;,.'| :/
/ |: / ; /
/:;\ `| "//
/_,: | |./,|
_/: \.'|,|/| |
/:.,:.|,|"| |:|
/:;:|:,/;|:| |'|
|',:| \_ \ |_|;\_
/;\_ /\_)) \_))\_))
Özgürlük için... www.pardus.org.tr (;(________
'''''`'''~`
February 6, 2007
Vi/Vim Graphical Cheat Sheet
Güzel bir referans, bir köşede saklamakta yarar var. Hatta yeni bir vi kullanıcısıysanız wallpaper yapmanızı bile öneririm ;)

(büyük halini görmek için tıklayın)
.
Burada ilgili karta göre hazırlanmış bir kılavuz da mevcut.
February 4, 2007
www.LinuxQuake.org
Her ne kadar bir kaç sene önceye göre Linux altında oyun desteği gelişmiş olsa da, halen geniş bir kitlenin sırf bağımlısı oldukları oyunları Linux altında çalıştıramadığı için başka işletim sistemleri kullandıklarını düşünüyorum. Bu geniş kitle özellikle 12-20 yaş arası gençler – ki bu kitleyi kendimize çekmek genç beyinleri saflarımıza katmak demek :)
Benim de çevirmeni olduğum Linux-Quake NASIL belgesinin yazarı Steven A. ile bir süredir bu konuyu konuşuyorduk. Sonunda iş Linux ve Quake ile ilgili bir site açmaya kadar geldi ve küçük bir çalışma sonucunda ortaya LinuxQuake.org çıktı. Bir de forum var, bir süre sonra aktif Quake’çilerle dolmasını ümit ediyoruz :) Tabii bir kaç saatlik çalışmanın sonucu, içerik daha da gelişecek. Hatta “şunu da görmek isterdim” diyenler için yorum bölümü açık, gelen tavsiyeler ve eleştirilerle daha geniş içerikli ve alanına hitap eden bir site olacağını umuyorum..
“Fight with the best, die like the rest!”
January 22, 2007
Firefox’taki 7 Gizli Sayfa
Az önce Boş Zaman Geçirgeci‘nde gezerken “Firefox’taki 7 Gizli Sayfa” diye bir limk’e rastladım, asıl kaynak da burada. Bunlardan herkes gibi ilkini biliyordum sadece, ama diğer sayfalar da oldukça ilginç, özellikle sonuncusu:
about: Klasik “about” sayfası. Toolbar’daki “Mozilla Firefox Hakkında”‘dan pek farklı değil.
about:buildconfig Build platfom, kullandığınız araçlar ve argümanların bulunduğu bir sayfa.
about:cache Hafıza ve disk belleği hakkında bazı istatistikler ve bilgiler.
about:config Firefox’la ilgili bir çok detaylı ayar bilgileri.
about:plugins Tahmin edebileceğiniz gibi kurulan eklentiler…
about:credits Alfabetik olarak sıralanmış detaylı bir katkıcılar listesi.
about:Mozilla Ve işte beni en çok şaşırtan sayfa! Mozilla Kitabı’ndan bazı sözler var. Mozilla Kitabı da şöyle birşeymiş. Benim about:Mozilla sayfam:
Sonunda dev hayvan yere düştü ve inançsızlar neşeye büründü.
Ancak küllerinden büyük bir kuş yükselen adına her şey bitmemişti.
Kuş inançsızlara tepeden bakarak onlara ateş
ve gökgürültüsü savurdu. Dev hayvan yerine gelen gücüyle yeniden doğdu ve Mammon’un takipçileri korkudan sindiler.Mozilla Kitabı’ndan, 7:15
Diablo II’de Cow level’ı keşfetmiş gibi oldum :)
January 21, 2007
Daha etkin bir geliştirici olmanın ip uçları…
Açıkçası yazılım geliştirirken genel/geçer kuralları izlemiyorum. Ama daha iyi bir geliştirici/mühendis olmak için bazı kuralları akılda bulundurmakta fayda var. Deneyimli Ruby hackerlarından Yurii Rashkovskii, dün daha efektif bir geliştirici olmak için bir kaç ipucu vermiş. Bazıları benim de benimsediğim kurallar olduğu için bahsettiği ipuçlarına burada yer vermek istedim:
Planlama
Planlama şüphesiz bir yazılım için olmazsa olmaz adımlardan biri. Her ne kadar yazılım hakkında tasarladığınız bir takım adımlar olsa da; direkt kafanızdaki taslak ile kodlamaya geçerseniz mutlaka geri dönmeniz gereken adımlar oluyor. Yurii’nin önerdiği planlama şöyle:
- Yapmanız gereken işlerin bir listesini hazırlayın
- Kısa zamanda bitecek işleri ‘Rightnow’ dizinine koyun
- Ertesi gün bitmesi gerekenleri ‘Today’, haftaya kadar bitirilmesi gerekenleri ‘ThisWeek’, … vb. dizininlere koyun
- Bunları yaparken görevleri kısa ve açıkça belirleyin
- Zamanlama konusunda gerçekçi olun
Ben planlama için genelde kağıt-kalem :) bunları webe aktarmak için de Ta-da List‘i kullanıyorum. Zihin haritalama programları da bu iş için alternatif olabilir.
Çalışma
- Öncelikli işleriniz için ‘Rightnow’ dizinine göz atın. Yapılacakları yapın, dizin boşaldığında Today’a, o boşaldığında bir sonraki dizine atlayın
- Ancak üzerinde çalıştığınız dizini bitirmeden bir sonrakine geçmeyin
Kaynak Kodun Yönetimi
Kaynak kodlarımız ortaya koyacağımız en önemli eser değil mi? :)
Hepinizin başına gelmiştir: kendi kendinize geliştirdiğiniz amatör uygulamalarda radikal bir değişiklik yaparken yedeğini alırsınız, bir süre sonra eğer sürüm numarası da vermesiyseniz iş içinden çıkılmaz hale gelir. Kendi subversiyon sunucunuzu kurmanıza gerek yok. *forge türü proje barındırma siteleri genelde bu hizmeti sunuyor.
- Versiyon kontrol sistemi kullanın: Subversion, Darcs gibi..
- Kontrol mesajlarınızın açıklayıcı olmasına dikkat edin
- trac ya da ona benzer bir scm kullanın
Kaynak Kod
Kodumuzu açık kaynaklı olarak yayınlamakla iş bitmiyor tabii. Anlaşılır kodlar yazmak için de bir dizi öneri var:
- İsimlendirme kurallarına uyun
- Anlamlı değişken, metot, sınıf adları kullanın
- Okunabilir kodlar yazmaya çalışın
- Kod boyutunuzu küçültmeye çalışın; eğer kullandığınız metodun daha kısa hali varsa onu kullanın *
- Kodunuzu depoya göndermeden önce gözden geçirin; beğenmediğiniz yerleri düzeltmeye çalışın
- Meslektaşınızdan kodunuzu 15 dakikalığına gözden geçirmesini rica edin
Bu zaten sıkça dile getirilen bir şey ama, aynı zamanda kodunuza yorum satırları eklemeye özen göstermelisiniz. Bu sadece kodu okuyana değil, uzun bir aradan sonra koda baktığınızda size de faydalı olacaktır.
Test
Yurii bu maddeyi daha çok Ruby kullancıları için özelleştirmiş. Test noktasında ben birşeyler söyleyeyim: yazacağınız metodun/sınıfın önce iskelet halini oluşturun. Böylece neler yapmanız gerektiğini önünüze koymuş olursunuz. Aynı zamanda belli bir işi yapan kod parçalarını interaktif kabukta deneyerek tüm programı derlemeden/çalıştırmak zorunda kalmadan test edebilirsiniz. Tabii test aşaması oldukça geniş bir alan. Pek çok argüman eklenebilir.
Sonradan gelen edit: Bugun konuyu biraz daha araştırayım dedim. Keşke daha önce rastlasaydım dediğim harika bir makaleye rastladım: “How To Write Unmaintainable Code”. Roedy Green tarafından yazılmış. Eğer benden önce davranan olmazsa en kısa zamanda Türkçe’ye çevireceğimdir ;)
January 11, 2007
Yenice Özgür Yazılım Seminerleri
Dün daha önce bahsettiğim gibi Yenice Özgür Yazılım Seminerleri’ndeydik. Yenice Çanakkale’nin merkezden en uzak ilçesi olunca, yol bayağı uzun sürdü. Yılın ilk karını da görme fırsatı yakaladık ;)
Seminere geç kaldığımız için, planlananın aksine Pardus semineriyle başladık. Dinleyicilerin seminer sırasında yabancılık çekmemeleri için bir süre Özgür Yazılım felsefesinden ve Linux’dan bahsettim. Sonrasında Pardus’un ortaya çıkış nedenlerinden, nasıl geliştirildiğinden, beraberinde getirdiği yeni yazılımlardan konuştum. Bir de seminerin sonunda planlanmamış bir Beryl şovu çekmek zorunda kaldım – ki seminer boyunca tüm anlattıklarımın haricinde, öğrencilerin öğretim görevlilerine dönüp “Hocam, biz de Pardus istiyoruz! Biz de, biz de!” şeklinde çığırmalarına sebep olan bir olay oldu.
Figen ve Şule ilk seminerlerini verecekleri için bir miktar heyecanlandıysalar da, seminer verirken bu heyecandan eser yok gibiydi. Zaten katılımcılar bilgisayar bilimlerinden olmadıkları için (işletme, muhasebe gibi bölümlerden dinleyiciler vardı) Pardus + Firefox + Openoffice.org’dan oluşan bir paket çok iyi gitti.
Kısacası hem biz, hem de onlar iyi vakit geçirdik. Böylece kendi adıma yılın son seminerini vermiş oldum ;)
Her ne kadar slayt değil, konuşma tabanlı bir seminer olsa da ana hatlardan oluşan seminer notlarına buradan erişebilirsiniz.
December 23, 2006
Ruby Semineri ve bir parantezin hayatımdan götürdüğü dakikalar
Dün INETD kapsamında IBM Linux’da seminerim vardı. Aslında Seminer-CG çalışanı olduğumdan bu tür seminerlere katılımcı sayısını az çok tahmin edebiliyordum, ama dünki seminere gelen katılımcı sayısının çokluğuna bir miktar şaşırdım diyebilirim. Seminer umduğum gibi güzel geçti. Aslında aynı gün olsa da iki seminerden oluşan bir etkinlikti. İlk seminerde Ruby’nin genel özelliklerinden bahsettim ve beraber kod örneklerine baktık. İkinci seminerde de bir kaç basit örnekle GTK ile arayüz tasarlamanın nasıl olduğundan bahsettim ve Glade ve Gecko kullanarak bir web tarayıcısı yaptık *.
İlk kısım 70, ikinci kısım ona nazaran daha insancıl olarak 25 slayttan oluşuyordu. Birinci seminerin notlarına buradan, GTK ile ilgili seminere buradan ulaşabilirsiniz.
Tabii maraton henüz bitmedi :) Bu Cuma da bizim üniversitemize bağlı Yenice Meslek Yüksek Okulu’nda “Pardus ve Yenilikleri” isimli bir seminer vereceğim. Aslında tek günlük bir özgür yazılım etkinliği olacak. Necdet hoca “Linux nedir? Neden Önemlidir?” diyecek, ardıdan Figen bir Firefox semineri, Şule de Openoffice semineri verecek. Bu kez sadece seminer vereceğimiz öğrencilere faydalı olacağımız için değil, seminer camiasına iki yeni arkadaşı da katacağımız için mutluyuz (kendileri aynı zamanda bilgi işlem‘de beraber çalıştığım iş arkadaşlarım). Umarım güzel bir etkinlik olur…
December 17, 2006
Ruby Advent Calendar v.2
Daha önce “Ruby Advent Calendar” diye bir projeden bahsetmiştim. Proje Aralık ayı başından beri aktif halde ve her gün Ruby ile yazılmış minik betikler/siteler/bazen kütüphaneler yayınlanıyor. Mesela benim en çok işime yarayanı; dün (7 Aralık’taki) yayınlanan kod renklendirme aracı.
Sitenizin ya da blogunuzun css’ine burada yazan kodları yerleştiriyorsunuz, ve kodlamak için yine aynı sayfadaki kutucuğu kullanıyorsunuz. Ve Ruby kodlarınız aşağıdaki gibi renklendirilmiş oluyor (Eskiden bu iş için kodlarımı Lapis Nopaste‘e yapıştırıp html kaynağından da renklendirilmiş hallerini çalıyordum ama şimdi bloguma münhasır renklendirmem var :)
def power(x,n)
result = 1
while n.nonzero?
if n.modulo(2).nonzero?
result = result * x
n = n-1
else
x = x*x
n = n/2
end
end
return result
end
Advent Calendar’da daha ne gibi ilginç uygulamalar çıkacak merakla bekliyoruz ;)
December 8, 2006
Who is the boss?
Microsoft & Novell ilişkisinin getirdiği yankılar ve tartışmalar durulmuyor. Hatırlayacağınız gibi, Microsoft’un “Get the Facts” kampanyasına karşı bir zamanlar, Novell de imalı bir şekilde “Get The Truth” kampanyası başlatmış idi.. (Eskiden bu adreste yaşayan kampanyanın şimdilerde bu adrese yönlendirilmesi ne kadar ironik..).
Hatta Novell’in o zamanlarki bahsettiğimiz sayfasına, web arşivi yardımıyla göz atalım: “Why Linux is a Better Choice than Windows” ya da “Things Microsoft Failed to Mention” gibi başlıklar ne kadar da maziden geliyor değil mi?
Her neyse. Novell; kendisini Özgür Yazılım dünyasından dışlamak isteyen öfkeli bir miktar kalabalığı *, sitesinde Windows lehine attığı “Microsoft endorses SuSE Linux” gibi banner’lar ile daha da kızdırmaya devam eder ve “para konuşur” izlenimi bırakırken; asıl kıyameti koparan açıklama PASS konferansı sırasında “Linux “Infringes Our Intellectual Property” cümlesiyle Ballmer’dan gelmişti.
17 Aralık’tan Kasım’dan * beri “Şimdi ne olacak?” diye bekleşirken, zoraki açıklama dün Novell’den “Open Letter to the Community from Novell” adı altında geldi.
Bu ortaklığın Özgür Yazılım dünyasına getireceği bazı yararlar olacaktır hiç şüphesiz * ama Novell aldığı milyonlarca doların hakkını (!) vermek için bu kadar çırpınırsa, hatırı sayılır bir güruh tarafından terk edileceğe benzer..
Not: Burada kalıp uzun uzun yazmak isterdim, ve fekat her gün (bazen günde 2 defa olmak üzre) sınvlarım var :( * *
November 21, 2006
Ruby & Symbian
Birileri Ruby & Cep telefonları ile ilgili uktemi duymuş olacak ki, Ruby’nin Symbian üzerinde çalışan versiyonu resmi olarak duyuruldu. Aslında daha önce Ruby’yi Symbian OS’a port etmeyle ilgili planlar yapıldığını duymuştum, ama bugün karşıma böyle bir haber çıkınca sevindim açıkçası :)
Tabii ki GPL ile lisanslanmış ve S60 ve UIQ için POC kütüphanesi aşağıdaki özellikleri sunuyor:
- Rendering
- Messaging
- Persistence
Symbian paketini buradan indirebilirsiniz.
Not: Aslında bir süre önce Symbian’ı kurcalamayı planlamış, araya bambaşka işlerin girmesiyle * * bir türlü yeterince ilgilenememiştim. Bir göz atmak için iyi bir fırsat olabilir.
November 19, 2006
Ruby Advent Calendar, Ruby #12 @ TIOBE
Ruby Inside tayfası Ruby Advent Calendar diye bir proje duyurdu. Projenin ayrıntıları henüz belli değil, ama kabataslakça; Ruby ile ilgili bir takvim projesi diyebiliriz. Aralık ayında başvuruya açılacak projenin Rss adresi burada. Ayrıca eklemek istediğiniz herhangi bir tarih varsa, buraya e-posta ile bildirebiliyorsunuz: rubyinside [et-ot] bigbold.com
Bir süre önce, Ruby’in de artık mainstream diller arasına girdiğinden bahsetmiştim. Ruby “ağır ama emin adımlarla ilerleme” sıfatının hakkını vererek bu ay 12. sıraya yükseldi.
Bakalım 1. sırayı kapabilecek mi? (Ve fekat dürüst olmak gerekirse… Ortada her cep telefonunda fink atan bir Java * *, ortadan kaldırdığımızda dünyadaki uygulamaların yarısından fazlasının duracağı bir Perl, ve aslında Ruby ile karşılaştırmanın anlamsız olacağı bir C varken * pek mümkün değil bu dileğim…)
November 10, 2006
Ruby ile Sıralama Algoritmaları Yazmak
Bilgisayar alanında okuyan her öğrenci, bir kere bile olsa; sıralama algoritmalarıyla uğraşmanın, bazen ne kadar vahim bir hal aldığını bilir.
Özellikle vize/finalde, türlü türlü sıralama algoritmasını performansına, zamanına, türlü kriterine göre sıralamaya çalışmak, bir yandan kodlamayı akla getirmek vs.vs… Pek de keyifli bir iş değil aslında; en son 2 sene önce C finalinde sadece Selection Sort için bir sayfa kod yazan bir insan olarak, aşağıdaki Ruby kodlarını sunmaktan gurur duyuyorum efem :)
a = [1,5,54,1,543,5,431,541,54,5,43]
def sort(array)
def min(array, from)
min_val = array[from..-1].min
min_idx = array[from..-1].index(min_val) + from
return min_idx
end
array.each_with_index { |v, i|
min_idx = min(array, i)
tmp = array[i]
array[i] = array[min_idx]
array[min_idx] = tmp
}
array
end
p sort(a)
a = [60,5,54,1,543,5,431,541,54,5,43]
def sort(f, array)
return [] if array.empty?
pivot = array[0]
before = sort(f, array[1..-1].delete_if { |x| not f.call(x, pivot) })
after = sort(f, array[1..-1].delete_if { |x| f.call(x, pivot) })
return (before << pivot).concat(after)
end
p sort(Proc.new { |x, pivot| x < pivot }, a)
a = [1,5,54,1,543,5,431,541,54,5,43]
def sort(array)
i = 0
while (i < array.size)
j = array.size - 1
while (i < j)
if array[j] < array[j - 1]
tmp = array[j]
array[j] = array[j - 1]
array[j - 1] = tmp
end
j -= 1
end
i += 1
end
return array
end
p sort(a)
Diğer algoritmalar için buraya bakabilirsiniz.
November 7, 2006
Wesnoth-TR grubu için açık duyuru
Battle for Wesnoth‘u * çoğunuz bilir. Turn-based tabanlı, RPG öğeli harika bir strateji oyunudur kendisi. Hatta geçen sene çıkan 1.0 sürümünün hatırına bundan bir yıl önce şöyle yazmışlığım vardır.
Yaklaşık bir yıldır * Wesnoth Çeviri Grubu‘ndaydım. Kısa bir süre önce yeniden yapılandırma sürecine girdik ve projenin yeni yerelleştiricisi oldum. Tabii emektar yerelleştiricimiz Selim ve doktora tezinden kalan vakit dahilinde İhsan beyler hala bizimle beraberler :)
Bu yeniden yapılandırma sürecinin bir parçası olarak aramıza yeni katılacak arkadaşlara ihtiyacımız var. Aramıza katılmak için orta/iyi ingilizce bilmeniz ve (tercihen) FRP/RPG oyunlarıyla tanışıklığınızın bulunması yeterli (bu son maddeyi, çevirilere destansı, fantastik bir ruh katmak için istiyoruz aslında. ama bu o kadar da önemli değil; ne de olsa çeviri yaparken yararlanabileceğiniz bir terimler sözlüğümüz ve arslan gibi bir listemiz var :)).
Katılmak isteyip de, ne yapılacağı hakkında fikir sahibi olmak isteyenler için hemen devam edeyim:
Aslında yapmanız gereken şey çok basit. Bu adreste Wesnoth’un Türkçe senaryoları bulunuyor (yeşil kısımlar çevirisi biten, kırmızılar ise eksik kalan yerleri gösteriyor). İlk 11 po dosyasından sonraki kısımlar, * resmi olmayan senaryolar – ki üstteki resmi senaryoları bitirdikten sonra, hedeflerimizden biri de resmi olmayan senaryoları Türkçe’leştirmek.
Sizin yapmanız gereken, herhangi bir po düzenleyicisi (GTranslator ya da KBabel gibi) yardımıyla size ayrılan aralıktaki cümleleri çevirmek. Resmi senaryoları bitirdikten sonra, kendinizin seçeceği gayrı resmi senaryoları çevirebilirsiniz.
Hatta bu işin ne kadar kolay olduğuna dair bir ekran görüntüsü koyayım:
Eğer aramıza katılmak istiyorsanız, bu adrese, günde kaç cümle çevirebileceğinizi de içeren bir e-posta atmanız yeterli.
Vakti olan tüm Wesnoth severleri bekliyoruz ;)
! Konu ile alakası olmayan ama $ok önemli not: blogumun gezegen’de görünen kısmını artık bu feed’de yayınlıyorum. Onun dışında daha önemsiz * * ama yine özgür yazılım, ruby, debian vs.. içerikli girdiler yine aynı feed’den yayınlanacak.
November 6, 2006
It’s all about Ruby baby!
Ruby 1.9 ile gelecek yeniliklere hep beraber göz atalım:
String
hello".bytes.to_a # => [104, 101, 108, 108, 111]
Introspection
NilClass.instance_methods(false) # => [:to_a, :inspect, :yield, :to_f, :|, :to_s, :&, :to_i, :^, :nil?]
Syntax
def m(a, b=nil, *c, d)
[a,b,c,d]
end
m(1,2) # => [1, nil, [], 2]
... Tamamı için Changes in Ruby 1.9.
Not #1: Ruby sonunda mainstream diller arasına girdi. Meşhur TIOBE istatistiklerine göre 13. sıradan A listesine girmeyi başararak en popüler 13. programlama dili oldu. İlgili link: TIOBE İstatistikleri, İlgisiz link: Jobtrends: Ruby Programmer
Not #2: Uzun süredir modernlikten uzak tasarımıyla eleştirdiğimiz Ruby'nin web sitesi yeni bir görünüme kavuştu. Tek kelimeyle harika olmuş! * *
Not #3: Yazın hazırladığım Ruby belgelerini doğru dürüst bir dizgiye sokup yayınlamam gerek. Buraya da yazayım da geri dönüşüm olmasın. Ruby & GTK, Ruby & SNMP ve bir de (mysql desteği eklenecek, sadece Postgresql versiyonu var şimdilik) Jabber Sunucusu NASIL. Eğer tembellik yapmayıp bir kaç saatimi verirsem yakında sizlerle olacaklar efeem. :)
Not #4: Blogger adam gibi tag&rss desteği verene kadar böyle ayda bir haber postası modunda gider gibi görünüyor girdiler.. * *
October 13, 2006
Counting Years : 21
Bugün 1 yaşıma daha girmenin armağanı (!) olarak kendime PINguAR.org‘u hediye ettim :)
September 15, 2006
Quake HOWTO
Quake sever misiniz? (hoş, sevmeyen var mıdır ki
:)
Peki Linux altında Quake’i nasıl çalıştırabileceğinizi, hatta alternatif Quake makinalarını (GLQuake, Darkplaces, QuakeForge, TyrQuake…) ya da Quake’in Quake C adında kendine özel bir programlama diline sahip olduğunu biliyor musunuz? Ya da suyun berraklığını nasıl ayarlayabileceğinize dair bir komut? *
Ya da Quake makinalarında görüntü, ses ya da fareyle ilgili sorunlar mı yaşıyorsunuz? O halde sizi böyle alalım 
Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Günleri’nin Ardından
Bir kaç gündür, Özgür Yazılım ve Açık Kaynak Günleri kapsamında, Bilgi Üniversitesi’nde bir seminer vermek için İstanbul’daydım. Seminerin umduğum gibi geçmesi ve katılımın yoğun olması beni epey memnun etti. Notları (.sxi) buradan, pdf halini de buradan alabilirsiniz. Notları kısa süre içinde, burada da bulabileceksiniz.
February 26, 2006
Komplo Teorileri
William Henry Gates III geldi, ve beni bir kez daha ticari zekasına ağzım açık bırakarak gitti… Hırs bu kadar gözle görülür hale en son ne zaman geldi, bir insan beyin kıvrımlarından geçen en ufak ihtimalleri böylesine kuvvetle nasıl yok etmeye çalışır, acaba gerçekten vizyon dediği şeye inanıyor mu, yoksa vizyon dediği şey = para mıydı… Herneyse…
Microsoft’un şimdiye kadar, gözlediğimiz en çiğ yayılma stratejisi, ürün anahtarının elden ele dolaşmasına ve lisanslı yazılımının ücretsiz dağıtılmasına bir şekilde göz yummasına; sonra da kullanıcı sayısı belli bir niteliğe ulaşınca zorla çatır çatır kullanıcıları ya da şirketleri lisans ödemeye zorlamasıydı. Microsoft’un e$$iz mühendisleri için, üzerinde bir süre çalışıldığında korsana karşı daha sağlam bir sistem yaratmaları işten bile değildi, ama o yine kullanıcıların üzerinde aşinalık ya da alışkanlık yaratma stratejisini izledi, ve pazarda 1 numara haline geldi.
Sonra ne oldu?
Etrafında olan bitenlerin farkında olan insanların yönettiği ülkeler, peşisıra Linux’a geçmeye başladı. Böylece, Bill amca’nın gözleri haritaya baktığında Ortadoğu’yu yeşil bir alanda istiflenmiş $’ler şeklinde görmeye başladı.
Peki, sonra ne oldu?
Milli eğitim, yüzbinlerce öğretmene ve okula (ve bu okulların milyonlarca öğrencisini varın siz düşünün) bilgisayar dağıtma projesine girişti.
Varan 1: Bill Gates para kokusunu aldı, ve anında Türkiye’ye damladı. Amacı, daha çok kullanıcıyı sistemine bağımlı hale getirmek olan birinden bu davranışı beklememek fazla iyimserlik olurdu herhalde. Üstelik, yüzbinlerce öğretmenin, okulun ve öğrencilerinin topyekün ne kadar büyük bir kitle oluşturduğunu düşünürsek milyonlara tekabül eden bir rakam bu. Eh, sonuçta bilgisayarlar gözgöre göre içinde Microsoft ürünleri ile gitti…
Peki, şimdi ne oldu?
Pardus çıktı, insanlar dağıtımı kopyalayarak birbirine dağıtmaya başladı, insanlar kendi ülkelerinin geliştirdiği bir işletim sistemini çoşkuyla karşıladı, merak etti.
Varan 2: Bill Gates, Pardus’un sandığından daha büyük bir tehdit olduğunu kavradı, ve soluğu yine anında Türkiye’de aldı. Gene vizyonermütevaziadam rollerinde “İlk Bilgisayarım” diye dandik bir proje sürdü ortaya. Belli ki, bu sefer de daha bilgisayara yeni adım atacak kullanıcıları hedefliyordu — (ki bu Linux hakkındaki önyargıları da kulaktan dolma duymuş güruhtan kullanıcılar ise eğer; daha önce görmedikleri bir işletim sistemi ile *boğuşmak* yerine, Kırpık İşletim Sistemi Windows Starter Kit zımbırtısına -diğer lisanslı Windows sürümlerine göre hatırı sayılır bir ucuzlukla- almak daha kolaylarına gelecekti.
Şimdi top, son kullanıcılarda. Ve Bill Gates’in şu an uyguladığı strateji belli; zorlanmadan satın alınabilecek bir İşletim Sistemi (!) ile gene yüzbinlerce yeni kullanıcıyı avlayacak, kendi yazılımlarına bağımlı hale gelen birer köle haline getirecek, sonra da (hiçbir son kullanıcı 3 uygulama, 7 pencere çalıştıran süper bir bilgisayara 1 seneden fazla dayanamaz çünkü) gene diğer üst dağıtımlara geçmeye zorlanacaklar (upgrading için de bir güzellik bekliyoruz tabii). Tabii kendi üzerimize düşen, olabildiğince potansiyel ‘av’ı bu çarklardan uzaklaştırabilmek ..
January 31, 2006
nethack, falcon’s eye, lost labyrinth
Dün nette dolaşırken karşılaştığımda, sanki eski bir arkadaşımı görmüş gibi sevindiğim bir oyundan bahsetmek istiyorum: Nethack. Nethack, çok severek oynamış olduğum, şu *rougelike* dedikleri türden bir oyundu. Beni Nethack’le tanıştıran şey ise —Knoppix’e göz atmış herkes hemen hatırlayacaktır— onun grafik versiyonu Nethack: Falcon’s Eye‘dı. İlk başlarda biraz Nox, biraz da Ultima havasına sahip bir RPG oyunu olarak çekici geliyor insana. Bu arada, Nethack’e önyargılı olanlar için hemen söyleyeyim; oyun 85′ten beri * geliştiriliyor ve ilk sürümü 87′de çıkmış. Nethack’in ekran görüntüsü için buraya, Falcon’s Eye için buraya tık.
January 13, 2006
Ruby semineri
Bugün, 20 senelik hayatımın ilk seminerini verdim :)
Konu: Ruby Programlama Dili‘ydi; önce genel birkaç özellik ve temel felsefesinden; sonra birkaç dille kıyaslamasından, basit kod örneklerinden ve ekstra birkaç özellikten daha bahsedip bitirdim.
İlgilenenler; seminerin html halini buradan görebilir.
December 20, 2005
Yeni Belgeler
Sevindirici bir durum oldu bir kaç gün önce. Yazın stajda çevirdiğim; ve bizzat Matz’la konuşmama rağmen orjinal japonca versiyonuna bile lisans ibaresi koyulmadığı için belgeler.org’da yayınlayamadığım Ruby Kullanıcı Kılavuzu‘na lisans ibaresi koyulduğunu gördüm. Tabii hemen iyileştirme çalışmalarına başladık ve belgeyi son haline getirdik *. Sanırım bir sonraki sürümde yayınlanacak :)
Ayrıca ÇOMÜ Belgelendirme Çalışma Grubu‘nun yarattığı sinerjiyle iki minik NASIL belgesi çevirdim. Birisi, “Linux Taraftarlığı -NASIL”, diğeri de “Linux Okuma Listesi -NASIL”.
December 1, 2005
$anlı Debian tarihi

Debian sözcüğünün; Ian Murdock ve eşi Debra’dan geldiğini bilmeyen yoktur herhalde :)
Peki, Debian sürüm isimlerinin, Toy Story filminden alındığını biliyor musunuz? * *
Ya da, Debian’ın 1.0 sürümünün asla çıkmadığını?
Debian tarihi hakkında daha fazla şey öğrenmek istiyorsanız, çevirisini bir süre önce bitirdiğim Debian Tarihçesi belgesine bir göz atabilirsiniz.
November 27, 2005
gmail skinning
Gmail Skinning şimdilik sadece Mozilla Firefox tarafından desteklenen bir metot kullanarak, gmail hesabınıza yeni bir görünüm vermeye yarıyor. Plan oldukça basit:
- Bu adresteki firefox eklentisini indirin,
- Bu adresten zevkinize uygun bir skin seçin,
- İndirdiğiniz bu css dosyasını, kullandığınız firefox profilinizin altındaki chrome dizinine kopyalayın,
- Ve, Firefox’u yeniden başlatın!
İşte sonuç:
Bu da Linux alfabesiymiş :) Şurada buldum;
A is for awk, which runs like a snail, and
B is for biff, which reads all your mail.
C is for cc, as hackers recall, while
D is for dd, the command that does all.
E is for emacs, which rebinds your keys, and
F is for fsck, which rebuils your trees.
G is for grep, a clever detective, while
H is for halt, which may seem defective.
I is for indent, which rarely amuses, and
J is for join, which nobody uses.
K is for kill, which makes you the boss, while
L is for lex, which is missing from DOS.
M is for more, from which less was begot, and
N is for nice, which it really is not.
O is for od, which prints out things nice, while
P is for passwd, which reads in strings twice.
Q is for quota, a Berkley-type fable, and
R is for ranlib, for sorting our table.
S is for spell, which attempts to belittle, while
T is for truem which does very little.
U is for uniq, which is used after sort, and
V is for vi, which is hard to abort.
W is for whoami, which tells you your name, while
X, is well, X, of dubious fame.
Y is for yes, which makes an impression, and
Z is for zcat, which handles compression.
November 1, 2005
etkinlik-nasıl

Linux dünyasındaki insanların nasıl daha etkin sunum verebilecekleriyle ilgili ipuçları içeren minik NASIL belgesi, Event-HOWTO‘nun çevirisi şurada.
.
October 25, 2005
ne var ne yok?
Gezegen‘e merhaba ve iyi dilekleri için herkese teşekkür.
Tam zamanlı bir iş sayılmasa da, ilk işime, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı‘nda birkaç gün önce başladım, şimdilik “ufaklık” adını verdiğimiz 16 MB RAM + 800 MB hard diske sahip 95 model bir dizüstüye Debian kurmaya çalışıyoruz. Pencere yöneticisi olarak hafif birşeyler bakıyoruz tabii ki. Belki flwm ya da xfce olabilir.
Bu arada, dün daha önce farkına varmadığım bir siteye rastladım; RubyQuiz. “Perl Quiz of the Week”‘den esinlenerek her hafta ruby-listesine bir soru gönderiliyor, belli bir süre geçtikten sonra cevaplarınızı gönderiyorsunuz, böylece hem eğlenmiş, hem de kendinizi geliştirmiş oluyorsunuz (soruların pek de kolay olmadığı aşikar :).
October 19, 2005
Kadınları Linux Kullanmaya NASIL Teşvik Edersiniz?
Bilgisayar bilimleriyle ilgilenen çoğu kadının okurken aynı düşünceleri paylaşacağına inandığım; Val Henson‘un yazdığı HOWTO Encourage Women in Linux belgesinin çevirisi bitti.
October 17, 2005
battle for wesnoth
Battle for Wesnoth‘un 1.0 sürümü çıktı. BFW RPG öğeli turn-based bir strateji oyunu. Aslında turn-based tabanlı strateji oyunlarını pek sevdiğim söylenemez :) Turn-based olunca bir süre sonra ister istemez oyundan sıkılmaya başlıyorsunuz. Mesela H.O.M.M (Heroes Of Might and Magic) RPG temalı süper bir turn-based strateji oyunuydu ama ancak bir hafta dayanabiliyorsunuz (real-time strateji oyunlari rockz!)
Wesnoth’u Debian depolarından indirebilirsiniz:

apt-get install wesnoth
October 9, 2005
the jargon file
Tom Knight and the Lisp Machine
A novice was trying to fix a broken Lisp machine by turning the power off and on.
Knight, seeing what the student was doing, spoke sternly: “You cannot fix a machine by just power-cycling it with no understanding of what is going wrong.”
Knight turned the machine off and on.
The machine worked.
Şu Jargon File dedikleri harika birşey, keşke Türkçe’ye çevirebilecek boş vakti olan biri olsa.
October 5, 2005
cowsay
#apt-get install cowsay
Cowsay, kullanıcıdan standart girdi olarak aldığı dizgileri, bir
inekle konuşuyormuşsunuz gibi ASCII resmine döndüren bir program.
moon@moon:~$ cowsay "Hey, canın mı sıkıldı?"
________________________
------------------------
\ ^__^
\ (oo)\_______
(__)\ )\/ ||----w |
|| ||
moon@moon:~$ cowsay -g "Biraz ot karşığında anlaşabiliriz ;)"
______________________________________
--------------------------------------
\ ^__^
\ ($$)\_______
(__)\ )\/ ||----w |
|| ||
-b : Borg Modu
-d : Ölü Mod
-g : Paragöz Mod :)
-p : Paranoyak Mod
-s : Taş Modu
-t : Yorgun Mod
-y : Enerjik Mod
-f dragon: Ejderha Modu
-f bunny: Tavşan Modu
October 1, 2005
ruby-programlama
Bugün, yazın bir kısmını çevirmeyi planlamış olduğum ve bir kısmının çevirisini bitirdiğim Programming Ruby kitabının türkçe sayfalarını yayınladım. Kod örneklerini, ana başlıkları değiştirmedim, onları sonradan elden geçirmeyi planlıyorum.

Bu arada, unutmadan geçen hafta Ruby‘nin 1.8.3 sürümü çıktı.
Kaynak kodları burada.
Bugün okulun laboratuarındaki bilgisayarlara Debian kurmaya başladık. Güvenlik için, ssh, ppp, exim4′ü kaldırıyoruz, KDE, Openoffice.org, türkçe dil paketleri ve Mozilla-Firefox kuruyoruz.
Sevgili Necdet Hoca’yla yaptığım o duygu sömürülü konuşma sonucunda birkaç bilgisayara da KDE yerine GNOME kurmama izin verdi :)
September 30, 2005
mono ve .net
Bu sene üçüncü sınıfını okuduğum bölümümde Görsel Programlama adı altında C# dilini göreceğiz.
Bilindiği üzere .net teknolojisiyle alakalı bir dil bu. O yüzden açıkçası dersin başlarında biraz korktum; acaba uygun bir editör var mı? Acaba Linux’la ilgili bir sorun çıkar mı?
Eve gelir gelmez, hemen bilgisayarımın başına geçtim ve Debian deposunda minik bir araştırmadan sonra o sihirli kelimeleri yazdım :)
apt-get install monodevelop
Mono projesi geçen sene ülkemize de gelen, Gnome’cuların da çok yakından tanıyacağı Miguel de İcaza tarafından liderlenilen bir proje. Amaçları, GNU/Linux, UNIX, Mac OS X ve Windows tabanlı makinelerde çalışabilen .net uyumlu araçlar yaratabilmek olan Miguel ve ximian ekibi 2001 yılında duyurdukları bu projeyi şimdilerde hemen hemen microsoft’un .net teknolojisiyle geliştirilen (asp.net de dahil) tüm uygulamalarını çalıştırabilecek düzeye gelmiş.

Not1: Mono & C# hakkında daha ayrıntılı Türkçe bilgi bu adreste mevcut.
Not2: Geliştirme kısmı, MonoDevelop‘la hallolabildiği gibi, emektar Anjuta‘da da hemen hemen yapılabiliyor ;)






